Ali Demirsoy, 1945 yılında Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Yuva köyünde (eski ismiyle Gerüşla) dünyaya gelen, entomoloji ve evrimsel biyoloji dallarında uzmanlaşmış dünyaca tanınan bir Türk biyolog ve profesör akademisyendir. Bilim dünyasındaki araştırmaları ve taksonomi alanında tanımladığı türlerle uluslararası alanda saygın bir yer edinen akademisyen, özellikle zoolojiyi geniş kitlelere sevdiren çalışmalarıyla biliniyor. Bilimsel makalelerden zooloji ders kitaplarına kadar geniş bir yelpazede eserler üreten Demirsoy, Türkiye'nin doğa çeşitliliğinin haritalandırılmasına ve evrim teorisinin bilimsel olarak anlatılmasına öncülük etmiştir.
Eğitim Hayatı ve Akademik Kariyerinin Başlangıcı
Eğitim serüvenine doğduğu köy olan Yuva'da başlayan Demirsoy, ilkokul eğitimini 1956 senesinde burada tamamladı. Ardından Kemaliye'deki ortaokula devam ederek 1959 yılında mezuniyetini aldı. Lise eğitimini tamamlamak üzere başkente giden genç araştırmacı, 1962 yılında Ankara Gazi Lisesi'nden mezun oldu. Yükseköğrenim için Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Tabii İlimler Bölümü'nü tercih etti ve buradaki eğitimini 1966 yılında başarıyla bitirdi. Eğitim hayatında ayrıca petrol arama çalışmalarında staj yaptı.
Mezun olduğu yıl Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde asistan olarak göreve başlayarak akademik dünyaya adım attı. Akademik çalışmalarını hızla sürdüren Demirsoy, Erzurum ve çevresindeki vilayetlerin Orthoptera faunasını incelediği doktora tezini sunarak 1971 yılında doktor unvanını elde etti. Aynı sene DAAD tarafından sağlanan burs ile Almanya'ya giderek dil okulunda lisan eğitimine katıldı. Bu yurt dışı deneyimi onun uluslararası bilimsel çevrelerle bağ kurmasında önemli bir dönüm noktası oldu.
Uluslararası Araştırmalar ve Bilimsel Keşifler
Doktorasının ardından kazandığı prestijli Alexander von Humboldt bursu ile bilimsel çalışmalarını üst seviyeye taşıdı. Hamburg Üniversitesi'nin yanı sıra Paris ve Londra'daki seçkin araştırma enstitülerinde de bilimsel çalışmalar yürüttü. Türkiye'nin Caelifera faunasının taksonomik yönden incelenmesini içeren habilitasyon tezini hazırlayarak 1974 yılında doçentlik derecesini elde etti.
Almanya günlerinde farklı bilimsel çalışmalara da katıldı. Birleşmiş Milletler tarafından finanse edilen kapsamlı bir derin deniz araştırma seferine katılarak Kuzey Kutbu, İzlanda ve Grönland dolaylarında çalışmalarda bulundu. Bu zorlu okyanus seferinde deniz akıntıları, oseonografik dinamikler ve yavru balık popülasyonları üzerine gerçekleştirilen aktif saha araştırmalarında görev aldı. Kazandığı uluslararası birikimi Türkiye'ye taşımak isteyen başarılı biyolog, 1978 yılında Hacettepe Üniversitesi kadrosuna dâhil oldu.
Üniversitede idari sorumluluklar da üstlenen bilim insanı, 1980-1981 yılları arasında Zooloji Bölüm Başkanlığı görevini yürüttü. Aynı zamanda 1981-1982 döneminde Fen Fakültesi Dekanı olarak idari liderlik gösterdi. 1984 yılına gelindiğinde Alexander von Humboldt bursunu ikinci kez almaya hak kazanarak Hamburg Üniversitesi Zooloji Enstitüsü'nde çalışmalarına devam etti. Burada Türkiye faunası üzerine derinlemesine araştırmalar yürüten akademisyen, 1982 yılından bu yana Hacettepe bünyesinde öğretim üyesi olarak görevini sürdürmektedir.
Taksonomi Çalışmaları, Eserleri ve Evrime Katkısı
Prof. Dr. Ali Demirsoy'un temel uzmanlık alanı, canlıların sınıflandırılmasını ve isimlendirilmesini konu alan taksonomidir. Türkiye'nin zengin biyoçeşitliliğini kayıt altına almak için yıllarca çalışan akademisyen, özellikle şu canlı gruplarının faunaları üzerine taksonomik araştırmalar yapmıştır:
- Mantodea faunası
- Caelifera faunası
- Odonata faunası
- Blattodea faunası
- Dermeptera faunası
- Scorpionidae faunası
- Hirundina faunası
Bu titiz ve kapsamlı saha taramaları sonucunda bugüne dek bilim dünyasına tam 20 yeni takson kazandırmıştır. Ayrıca zooloji bilimine sunduğu üstün katkılar sebebiyle 12 taksona da kendi ismi verilerek onurlandırılmıştır. Çalışmaları sadece taksonomiyle sınırlı kalmamış; doğanın korunması, ekolojik dengenin sürdürülmesi, çevre bilinci, genetik araştırmalar, zoocoğrafya ve evrim gibi farklı dallara da uzanmıştır.
Özellikle evrim teorisi denildiğinde Türkiye'de akla ilk gelen popüler ve üretken isimlerden biri olmuştur. Evrim üzerine kaleme aldığı popüler bilim yayınları, kuramsal yaklaşımları nedeniyle bu teoriye muhalif olan kesimler tarafından sıklıkla tartışılmış ve eleştirilmiştir. Bütün bu tartışmaların odağında üretmeye devam eden bilim insanı; ders kitapları, akademik araştırmalar, denemeler ve hatta bilimsel roman formatında çok sayıda özgün esere imza atmıştır. Geniş okuyucu kitlelerine hitap eden ve zoolojiyi adeta bir yaşam disiplini olarak sevdiren 'Yaşamın Temel Kuralları' isimli ünlü ders kitabı dizisi, Türk bilim literatürünün en kıymetli başucu eserleri arasında kabul edilmektedir.
