Cumhuriyet dönemi Türk siyasetinin değerli isimlerinden Ali Alkan, diş hekimliği uzmanlığını parlak bir parlamento kariyeriyle taçlandırmış saygın bir şahsiyettir. Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde 29 Temmuz 1925 tarihinde dünyaya gelen Alkan, vatanına hizmet etmeyi ilke edinmiştir. Hem sağlık alanındaki özverili diş hekimliği çalışmalarıyla hem de Cumhuriyet Senatosu'ndaki etkin yasama faaliyetleriyle halkın takdirini kazanmış mümtaz bir vatanseverdir. Eğitime ve hekimliğe büyük önem verirdi. Lüleburgaz'da başlayan hayat yolculuğu, 7 Ocak 1986'da İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede son bulmuştur.
Kabataş Erkek Lisesi'nden Diş Hekimliğine Uzanan Eğitim Yılları
Başarılı siyasetçinin eğitim hayatı, ülkenin en saygın ve köklü okullarından birinde şekillenmiştir. Ortaöğrenimini İstanbul'da bulunan tarihi Kabataş Erkek Lisesi'nde sürdüren Alkan, buradan 1943 senesinde başarıyla mezun olmuştur. Liseden sonra yükseköğrenim için sağlık bilimleri alanını tercih etmiş ve İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Okulu bünyesinde akademik hayatına devam etmiştir. Buradaki zorlu ve disiplinli yükseköğrenim sürecini ise 1949 yılında diplomasını alarak tamamlamıştır. Eğitimini bitirdikten sonra hızla mesleki hayatına atılmıştır. Trakya bölgesinin kalkınmasında son derece önemli bir yere sahip olan ve memleketi Kırklareli sınırlarında yer alan Alpullu Şeker Fabrikası bünyesinde hekim olarak çalışmaya başlamıştır. Aynı zamanda bölgenin önemli merkezlerinden Türkgeldi Çiftliği bünyesinde de hekimlik faaliyetlerine devam etmiştir. Kamusal ve kurumsal alanındaki bu değerli hekimlik tecrübelerinin yanı sıra bireysel çalışmayı da tercih eden Alkan, uzun yıllar boyunca kendi muayenehanesinde serbest diş hekimi sıfatıyla vatandaşlara şifa dağıtmıştır.
Adalet Partisi ile Siyasete Giriş ve Cumhuriyet Senatosu Dönemi
Ali Alkan, hekimlikteki başarısını toplumsal fayda sağlama arzusuyla birleştirerek aktif siyasete atılmıştır. Bu ulvi gayeyle hareket eden Alkan, 1965 yılında Lüleburgaz'da Adalet Partisi'nin kurucu ilçe başkanı unvanıyla teşkilatın ilk tohumlarını atarak bölgesel siyasi çalışmalara bizzat yön vermiştir. Lüleburgaz ilçesindeki bu başarılı ve özverili teşkilatçılık çalışmaları, kendisini kısa bir süre içerisinde ulusal düzeyde politikanın en önemli karar mekanizmalarına ulaştırmıştır. Seçimlerin ardından 2 Haziran 1968 tarihinde Kırklareli bölgesini temsil etmek üzere Cumhuriyet Senatosu üyeliğine seçilmiştir. Bu onurlu parlamenter görevini 5 Haziran 1977 tarihine kadar tam dokuz sene boyunca kesintisiz yürütmüştür. Senatörlüğü esnasında meclis çatısı altındaki komisyon çalışmalarına her zaman çok büyük katkılar sunmuştur. Devlet işlerinin sağlıklı ve verimli bir biçimde yürütülmesinde son derece aktif roller üstlenen deneyimli siyasetçi, parlamento çatısı altındaki eğitimden ulaştırmaya, bayındırlıktan sosyal işlere kadar uzanan pek çok kritik ihtisas komisyonunda üye sıfatıyla mesai harcamıştır.
- Cumhuriyet Senatosu Milli Eğitim Komisyonu
- Bayındırlık Komisyonu
- Ulaştırma Komisyonu
- İmar ve İskân Komisyonu
- Sosyal İşler Komisyonu
- Dilekçe Karma Komisyonu (Burada hem üye hem de kâtip üye sıfatıyla vatandaşlar ile devlet bürokrasisi arasında köprü vazifesi kurmuştur.)
Hekimliğe Dönüş, Vefatı ve Örnek Aile Yaşamı
Senatodaki görevinin sona ermesiyle aktif siyaseti bırakmıştır. Siyasetin ardından asıl mesleği olan diş hekimliğine geri dönmüştür. Meclis sonrasında hekimlik mesleğini devam ettirme kararı alan Alkan, ilk olarak başkent Ankara'da, daha sonraki süreçte ise İstanbul'da serbest diş tabipliği yaparak hastalarına hizmet sunmuştur. Yaşamının son demlerinde çeşitli sağlık problemleriyle mücadele eden emektar siyasetçi, İstanbul'da yer alan Şişli Etfal Hastanesi bünyesinde yoğun bir tıbbi tedavi sürecine girmiştir. Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan emektar siyasetçi, 7 Ocak 1986 tarihinde hayata veda etmiştir. Vefatı, tıp ve siyaset camiasında büyük üzüntü yaratmıştır. Yoğun ve başarılı çalışma hayatının gerisinde her zaman huzurlu ve destekleyici bir aile ortamı barındıran Ali Alkan, eşi Sevim Hanım ile ömür boyu süren sevgi dolu bir evlilik birliği kurmuştu. Bu değerli evlilikten Güher, Şefika, Günseli ve Lütfü adını taşıyan dört hayırlı evlat dünyaya gelmiştir.