Türk sanat müziğinin yirminci yüzyıldaki en değerli temsilcilerinden biri olan ses sanatçısı ve bestekâr Alaeddin Şensoy, 1932 yılında İzmir'de dünyaya gelmiştir. Çocukluk yıllarını ailesiyle birlikte göç ettiği Bergama'da geçiren sanatçı, aldığı nitelikli eğitimler ve eşsiz yeteneği sayesinde müzik dünyasında kalıcı izler bırakmıştır. Klasik Türk musikisinin geleneksel formlarını modern bir vizyonla buluşturan Şensoy, hem yorumcu hem de yaratıcı kimliğiyle ulusal ve uluslararası sahnelerde ülkemizi gururla temsil etmiştir.
Bergama'dan İzmir Radyosu'na İlk Adımlar
Sanatçı, henüz beş yaşındayken ailesiyle birlikte Bergama ilçesine yerleşmiş ve çocukluğunu bu tarihi ilçede geçirmiştir. İlk ve ortaöğrenimini Bergama'da tamamlayan genç yetenek, lise eğitimini ise yarıda bırakarak müziğe yönelmiştir. 1949 yılında İzmir Radyosu tarafından düzenlenen giriş sınavını üstün bir başarıyla kazanmıştır. Bu kurumda çalışmaya başlaması, onun profesyonel müzik yolculuğunun en önemli dönüm noktası olmuştur. Radyo çatısı altında dönemin efsanevi hocalarıyla bir araya gelme fırsatı yakalamıştır.
İzmir Radyosu bünyesinde görev yaptığı yıllarda Mehmet Kasabalı, Necdet Varol ve Cüneyt Orhon gibi çok kıymetli ustalardan teorik eğitimler almıştır. Bu isimlerden nota, solfej, makam ve usul dersleri alarak musiki bilgisini en üst seviyeye taşımıştır. Şensoy, yalnızca pratik müzik icrasıyla sınırlı kalmamıştır. Divan edebiyatını derinlemesine incelemiş ve Türk Klasik Müziğinin geleneksel formları üzerine yazılı analiz çalışmaları gerçekleştirmiştir. Bu derin araştırmaları, ileriki yıllarda ortaya koyacağı özgün bestelerin sağlam temelini oluşturmuştur.
İstanbul'a Geçiş ve Plak Dünyasında Fırtına
Askerlik hizmetini yerine getirmek üzere İstanbul'a giden Şensoy, sesini bu büyük metropolde duyurmayı başarmıştır. Sanatçının büyüleyici ses rengi, müziğin ve ticaretin kalbi olan İstanbul'da kısa sürede fark edilmiştir. Bu durum, onun sanat çevrelerinde hızla tanınmasını sağladı. Askerlik sonrası, 1960 yılında aldığı son derece önemli bir plak teklifi üzerine İstanbul'a tamamen yerleşme kararı almıştır. Aynı yıl TRT İstanbul Radyosu'nun açtığı memur sanatçı sınavını da kazanarak kurumun resmi kadrosuna katılmıştır.
İstanbul'a yerleştikten sonra yerli ve yabancı yapım firmaları için plak kayıtları yapmaya başlamıştır. Sanatçının doldurduğu 45'lik plakların sayısı kısa sürede 100'ü aşmış ve bu plakların büyük kısmı dönemin en çok satanlar listesinde zirveye yerleşmiştir. Ayrıca müzik kariyerine 5 adet uzun çalar (LP) ve 4 adet kaset albümü sığdırmıştır. İstanbul Radyosu'nda önce batı müziği ardından da Türk musikisi diskotek şefliği gibi önemli idari görevleri üstlenmiştir. 1967 yılında memuriyet görevinden istifa ederek serbest çalışma hayatına atılsa da radyodaki solistlik ve koristlik faaliyetlerini sürdürmüştür. Profesyonel gazino sahnelerine 1966 yılında adım atmış, olağanüstü yorumuyla gazino dünyasının en popüler ve en çok aranan erkek ses sanatçısı haline gelmiştir.
Bestekârlık Serüveni ve Kazanılan Saygın Ödüller
Müzik hayatına yorumcu olarak damga vuran Şensoy, bestekârlık alanındaki ilk denemelerini henüz İzmir Radyosu yıllarında kaleme almıştır. Üretken bir besteci olarak asıl büyük çıkışını ise 1980'li yılların başlarında gerçekleştirmiştir. Şensoy, yalnızca bestelediği ezgilerle değil, aynı zamanda bu eserlerin güftelerini de kendisi yazarak çok yönlü bir sanatçı olduğunu kanıtlamıştır. Onun kaleme aldığı şiirler, başka usta besteciler tarafından da büyük bir beğeniyle ezgilendirilmiştir. Klasik Türk müziğinin 20. yüzyıldaki bu büyük ustasının geniş repertuvarı, müzikseverler için hazırlanan özel arşiv albümleriyle ölümsüzleştirilmiştir.
Ünlü sanatçı, müzik dünyasındaki başarılarını aldığı prestijli ödüllerle taçlandırmıştır. Sözleri Salih Korkmaz'a ait olan ünlü 'Kadere Bak' eseriyle Hürriyet Gazetesi'nin düzenlediği Altın Kelebek Ödülü'ne layık görülmüştür. Aynı dönemde Milliyet Gazetesi'nin Yılın En Sevilen Şarkısı Yarışması'nda da büyük başarılar elde etmiştir. Kendi yazdığı 'Büyüleyen Gözlerinle' ve 'Biliyorsun Bir Zamanlar' güftelerinin yanı sıra Salih Korkmaz'ın yazdığı 'Ağlamışım Gülmüşüm' ve Bolu Emniyet Müdürü Uğur Gür'ün kaleme aldığı 'Anılara Yolculuk' eserleriyle zirveye tırmanarak prestijli ödüller kazanmıştır.
Dünya Sahneleri, Aile Hayatı ve Veda
Sanatçı, 1990'lı yılların başından itibaren TRT bünyesinde müzik denetim kurulu üyeliği ve şeflik görevlerine atanmıştır. Bu dönemde televizyon ve radyo kanalları için nitelikli Türk müziği programları hazırlayıp yöneten usta müzisyen, 1996 yılında yaş haddinden dolayı TRT'den emekliye ayrılmıştır. Kariyeri boyunca Amerika, Asya, Avrupa ve Avustralya kıtalarını kapsayan geniş kapsamlı turnelerde yer almıştır. Avustralya turnesi sırasında, dünyanın en prestijli kültür merkezlerinden biri kabul edilen Sydney Opera House'da sahne alan ilk Türk müziği sanatçısı unvanını elde ederek tarihe geçmiştir.
Özel yaşamında düzenli bir aile hayatını tercih eden Şensoy, 1962 yılında Bergama'da tanıştığı Ayhan Şensoy ile dünya evine girmiştir. Bu mutlu evlilikten 1963 yılında Süleyman ve 1968 yılında Hakan isminde iki oğlu dünyaya gelmiştir. Sanatçı, evliliğinde huzuru bulmuştur. Hayatının son dönemine kadar müzikle iç içe yaşayan sanatçı, en son Yapı Kredi Bankası (YKB) Kültür Yayınları bünyesinde özel bir albüm çalışmasına imza atmıştır. 17 Şubat 1997 tarihinde doğduğu şehir olan İzmir'de aniden rahatsızlanarak Yeşilyurt Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırılan efsanevi sanatçı, 65 yaşında hayata gözlerini yummuştur.
Alaeddin Şensoy'un En Sevilen Eserleri
Türk sanat müziği repertuvarına sayısız ölümsüz eser kazandıran sanatçının en bilinen bestelerinden bazıları şunlardır:
- Kadere Bak
- Büyüleyen Gözlerinle
- Biliyorsun Bir Zamanlar
- Ağlamışım Gülmüşüm Kırılıp Dökülmüşüm
- Anılara Yolculuk
- Yıllardan Sonra Seni Görmek İstedim
- Her Akşam Karanlıktan Uykusuz Geçmedim mi
- Kim Derdi ki Sevgilim Bu Aşk Yarım Kalacak
- Bir Damla Sevgiyi Mumla Ararken
