Erzurum'da 1868 yılında dünyaya gözlerini açan Ahmet İhsan Tokgöz, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan köprüde Türk yayıncılığını ve matbaacılığını modernleştiren en önemli şahsiyetlerden biridir. Genç yaşlardan itibaren edebiyata ve yabancı dillere duyduğu derin ilgiyle şekillenen yaşamı, onu ülkemizde bilimkurgu edebiyatının öncüsü Jules Verne'i tanıtan ilk isim yapmış ve bu vesileyle 'Jules Verne mütercimi' unvanıyla hafızalara kazımıştır. 28 Aralık 1942'de Değirmendere'de hayata veda eden bu aydın fikir adamı, kurucusu olduğu Servet-i Fünûn dergisiyle Türk basın tarihine yön verirken, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde Ordu milletvekili olarak da milletine hizmet etmiştir.
Çocukluk Yılları ve Edebi Uyanış
Aslen Kastamonu'nun Taşköprü ilçesine mensup bir ailenin evladı olan Ahmet İhsan'ın babası, Osmanlı İmparatorluğu'nda muhasebecilik ve defterdarlık yapan Ahmet Halit Bey'dir. Çocukluk günleri adeta yollarda geçti. Babasının mesleki görevleri nedeniyle Erzurum, Priştine, İşkodra, Kastamonu, İstanbul, Şam, Ankara ve Bursa gibi pek çok farklı şehirde büyüdü. Şam Askerî Rüştiyesi'nde eğitim görürken Arapça ve Fransızca dilleriyle tanıştı. Ankara'da bulunduğu dönemde ise babasının yakın dostu olan sürgündeki Agâh Efendi'den Fransızca dersleri aldı. Bu kıymetli dersler hayatının dönüm noktası olurken, Agâh Efendi'nin kütüphanesinde Jules Verne'in büyüleyici dünyasıyla ilk kez karşılaştı.
Ortaöğrenimini Şam ve Üsküdar'da tamamladıktan sonra, 1881 yılında Mülkiye Mektebi'ne kaydoldu. Bu prestijli okulda, edebiyat öğretmeni Recaizade Mahmut Ekrem'in yenilikçi ve Batı yanlısı fikirlerinden derinden etkilendi. Henüz öğrenciyken tercüme faaliyetlerine başladı. İlk çeviri denemesi olan 'Bir Serseri' adlı romanı 1884 yılında Kirkor Faik Kayseryan aracılığıyla yayımlandı. Okul koridorlarında 'Mütercim İhsan' olarak anılan genç yetenek, ilk Jules Verne çevirisi olan Seksen Günde Devriâlem'i 1888 yılında okuyucularla buluşturdu. Bu başarılı çeviriyi Esrarlı Ada takip ederken, eserlerin gördüğü olağanüstü ilgi üzerine vakit kaybetmeden Paris'teki Hetzel Yayınevi ile temas kurdu. Paris'ten gönderilen orijinal şimşir kalıp galvanolar sayesinde, Denizler Altında Seyahat romanını Türkiye'de resimli olarak bastı. Arakel Kitabhânesi'nin talebi doğrultusunda Kaptan Grant'ın Çocukları'nı çeviren yazar, toplamda 12 adet Jules Verne yapıtını dilimize kazandırmayı başardı. Bununla da yetinmeyerek Georges Ohnet, Alphonse Daudet ve Emile Richbourg gibi devrin çok okunan diğer yabancı yazarlarının eserlerini de büyük bir titizlikle Türkçeye kazandırarak zengin bir çeviri külliyatı oluşturdu.
Ahmet İhsan Tokgöz, Jules Verne dışında şu önemli yazarların eserlerini de Türkçeye kazandırmıştır:
- Georges Ohnet
- Alphonse Daudet
- Emile Richbourg
- Eugène Sue
Yayıncılık Dünyasına İlk Adımlar ve Ümran Macerası
Mülkiye Mektebi'nden 1887 yılında mezun olan idealist genç, Hariciye Nezareti Tercüme Kalemi'nde Fransızca mütercimi olarak çalışma hayatına atıldı. Yaklaşık altı ay süren bu görevin ardından Tophane Müşirliği kadrosuna dahil oldu. Devlet memurluğu vazifesini sürdürürken, yayıncılık hayallerini gerçekleştirmek amacıyla Maarif Nezareti'nin kapısını çaldı. Gerekli izinleri alarak 3 Ekim 1887 tarihinde Ümran adlı dergiyi yayın hayatına kazandırdı. On beş günde bir çıkan bu dergi, onun yaratıcı fikirlerini sergilediği bir mecra haline geldi. Örneğin, Moskova'dan başlayıp Vladivostok'ta nihayete eren hayali bir seyahati 'Asya-yı Şarkiye Seyahâti' başlığı altında mektuplar halinde tefrika etti. Ancak bu parlak girişim uzun ömürlü olamadı. Tophane Meclis-i Harbiye Dairesi, memuriyet ile basın faaliyetlerinin bir arada yürütülemeyeceğine karar vererek kendisine bir tercih yapmasını dayattı. Ahmet İhsan tereddüt etmeden resmi görevinden istifa etti. Çok geçmeden dönemin iktidarı tüm dergi ruhsatlarını iptal edince Ümran dergisi 29. sayısıyla birlikte yayın hayatına veda etmek zorunda kaldı.
Karşılaştığı engellere rağmen yolundan dönmeyen Ahmet İhsan, kendi matbaasını kurma düşünden asla vazgeçmedi. Gerekli sermayeyi biriktirebilmek amacıyla çeviri işlerine hız veren Ahmet İhsan, Nikolaidis Efendi'nin çıkardığı Servet gazetesinde mütercim olarak çalıştı. 1891 yılına gelindiğinde, hayalini kurduğu matbaacılık dünyasına ilk büyük adımını atarak Âlem Matbaası'na ortak oldu.
Matbaacılıkta Modernleşme ve Meclis Yılları
Ortak olduğu bu basımevi, sonraki yıllarda çeşitli isim değişiklikleri geçirerek nihayetinde Ahmet İhsan Matbaası adını aldı. Matbaa pek çok kez isim değiştirdi. En nihayetinde Ahmed İhsan Matbaası adını aldı. Yayıncılık hayatı boyunca toplam 63 kıymetli eserin neşredilmesine öncülük eden Tokgöz, bu yapıtların 49 adedini doğrudan kendi tesislerinde bastı. Onun sektöre getirdiği en büyük yenilik, Avrupa'daki ileri matbaa teknolojilerini Osmanlı topraklarına ithal etmesiydi. Türk matbaacılığının çağdaşlaşmasında kritik bir rol üstlenirken, basın tarihimizde çığır açan Servet-i Fünûn dergisinin kuruculuğunu da gururla üstlendi. Bu dergi, Türk matbuatının en uzun soluklu yayınıdır. Edebiyat tarihimizde derin izler bırakmıştır.
Kültürel ve edebi faaliyetlerinin yanı sıra spor yöneticiliği alanında da sorumluluklar üstlenerek Türk sporunun kurumsallaşması yolunda önemli adımlar attı. Ülkesine hizmet aşkı onu ilerleyen yıllarda siyaset sahnesine taşıdı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde IV., V. ve VI. dönemlerde Ordu milletvekilliği görevini yürüterek halkın sesi oldu. Gazeteci, çevirmen, yayımcı, matbaacı, spor yöneticisi ve siyasetçi kimliklerini tek bir ömre sığdırmayı başaran Ahmet İhsan Tokgöz, geride silinmez izler bırakarak 28 Aralık 1942'de Değirmendere'de vefat etti.
