Türkiye'de ağız armonikasının en büyük virtüözü olarak kabul edilen Ahmet Faik Şener, namıdiğer Balarısı Ahmet, 1925 yılında Bursa'nın Gemlik ilçesinde dünyaya geldi. Yaşamını 28 Haziran 2022 tarihinde İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde yitiren sanatçı, klasik eserlerden halk ezgilerine uzanan çok geniş bir repertuvarı armonikasıyla yorumlayarak Türk müzik tarihinde kendine has bir yer edinmeyi başardı. İlkokul çağlarında tanıştığı küçük armonikasıyla başladığı bu yolculukta, ilerleyen yıllarda kurduğu gruplarla ve çok sesli senfonik projelerle adını geniş kitlelere duyurdu.
Balarıları Topluluğunun Doğuşu ve Gazino Yılları
Sanatçının müzikal serüveninde yükseköğrenim yıllarının kritik bir önemi bulunmaktadır. Hukuk eğitimi aldığı dönemde müzikten kopmayan Şener, üniversite yıllarında ilk müzik topluluğunu faaliyete geçirdi. Piyanoda Şerif Yüzbaşıoğlu, flütte ise Şefik Uyguner gibi isimlerle bir araya gelerek Balarıları isimli grubu kurdu. Toplulukta hem vokal yapan hem de akordeon ile çeşitli ritim aletlerini çalan Şener, grubun kısa sürede döneminin en popüler müzik oluşumlarından biri haline gelmesini sağladı. Sahne tozunu ilk kez üniversite öğrencisiyken adım attığı gazinolarda yutan virtüöz, radyoda santur eşliğinde klasik Türk müziği saz eserlerini seslendirerek yeteneğini sergiledi. Balarıları'nın ardından müzik yaşantısını Engin Bozok ile sürdüren sanatçı, birlikte 'müzikal fantezi' türünde özgün işler ortaya koydu. 1956 ile 1966 yılları arasında ise sahne çalışmalarını Ahmet Özdemir eşliğinde devam ettirdi.
Çok Sesli Dönem ve Klasik Orkestralarla Buluşma
Uzun yıllar boyunca armonikasını yanından hiç ayırmayan sanatçı, radyo stüdyolarından konser salonlarına, gazino sahnelerinden televizyon ekranlarına kadar çok geniş bir alanda sanatını icra etti. Dinleyiciler onu sadece enstrüman çalmasıyla değil, gösterilerine eklediği esprili müzikal şarkılarla da sevdi. Sahne çalışmalarını 1970 yılında tamamen noktaladı. Ardından müzikte yeni bir döneme yelken açtı. Besteci Raşit Abed'den solfej ve armoni dersleri aldı. Böylece çok sesli müziğe yönelmeyi tercih etti. Bu süreçte yerli ve yabancı bestecilerin önemli eserlerini armonikaya uyarlayarak yeniden düzenledi. Armonikasıyla solist olarak katıldığı ilk büyük konserini, 17 Nisan 1974'te İstanbul Radyosu stüdyolarında Radyo Senfoni Orkestrası eşliğinde gerçekleştirdi. Bir yıl sonra, TRT televizyonunda yayınlanan özel bir programda Televizyon Senfoni Orkestrası eşliğinde Malcolm Arnold'un armonika konçertosunu icra etti.
Uluslararası Başarılar ve Seçkin Repertuvarı
Sanatçının başarısı ülke sınırlarını aşarak uluslararası alanda da yankı buldu. Amerika Birleşik Devletleri'nde Twin Records Production tarafından yayınlanan bir plakta, Chopin'in ünlü 'Re Bemol Majör Dakika Valsi'ni ve elektro piyano, bateri ve gitar eşliğindeki 'Sultanîyegâh Sirto'yu seslendirdi. Ayrıca besteci Harusyan Hanetyan'ın Balarısı Ahmet için özel olarak kaleme aldığı konser fantezisi, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde kaydedilerek Avusturya'da plak formatında müzikseverlerle buluştu. 1980'li yıllarda ülkenin önde gelen senfonik orkestralarıyla konserler veren Şener, 15 Temmuz 1984 tarihindeki Onikinci İstanbul Festivali'nde piyanist Arın Karamürsel ile birlikte sahne aldı. Resitalde klasik dehaların yapıtlarını ve kendi düzenlemelerini çaldı. Sanatçı, klasik Türk müziğini çok sesli formda icra edebilmek amacıyla besteci Erol Sayan ile de ortak çalışmalar gerçekleştirdi.
Müzik dünyasında armonikayı klasik müzikle harmanlaması sayesinde eşsiz bir tarz geliştiren usta müzisyen, sahne çalışmalarında dinleyicilerini her zaman büyülemeyi bildi. Sadece Türkiye'de değil, Avusturya ve Amerika gibi ülkelerde de basılan plaklarıyla dünya genelindeki dinleyicilere ulaşma şansı buldu. Ağız armonikasını adeta senfonik bir başrole dönüştüren Şener, geride bıraktığı zengin plak arşivi ve unutulmaz sahne performanslarıyla Türk müzik tarihinde silinmez izler bırakmıştır.
Ahmet Faik Şener, armonikayı klasik müziğin en seçkin örnekleriyle buluşturarak şu önemli besteleri yorumlamıştır:
- Malcolm Arnold ve Marcello imzasını taşıyan obua konçertoları
- Johann Sebastian Bach, Antonio Vivaldi, Jules Massenet ve Camille Saint-Seans'a ait yapıtlar
- Isaac Albéniz'in Asturias eseri ve George Enescu'nun Romen Rapsodisi düzenlemesi
- Frédéric Chopin'in ünlü Dakika Valsi
