Edebiyat dünyasının en çok satan İngiliz roman yazarı Agatha Christie, 15 Eylül 1890 tarihinde Torquay, Devon'da dünyaya geldi. Polisiye edebiyatın kraliçesi olarak anılan yazar, evinde aldığı eğitimin ardından annesinin yönlendirmesiyle erken yaşta yazmaya yöneldi. Yüzden fazla esere imza atan usta kalem, Belçikalı dedektif Hercule Poirot ve Miss Jane Marple karakterlerini yaratarak büyük ün kazandı. Eserleri 113 dile çevrilen ve dünya genelinde milyonlarca satan Christie, 12 Ocak 1976'da Wallingford, İngiltere'de hayatını kaybetti. Yazarın Frederick Alvah Miller ve Clarissa Miller çiftinin kızları olarak başlayan yaşam öyküsü, edebiyat tarihine altın harflerle yazıldı. O, sadece gizemli cinayet romanlarıyla değil, tiyatro oyunları, romantizm serileri ve çocuk kitaplarıyla da geniş kitlelerin kalbini fethetti.
Eğitim Yılları ve Edebi Yolculuğun Başlangıcı
Gençlik yıllarında müzikle de ilgilenen yazar, on altı yaşına geldiğinde şan ve piyano eğitimi almak üzere Paris'e gönderildi. Fransa'daki eğitiminin ardından ülkesine dönen sanatçı, 1914 yılında Flying Royal Corps bünyesinde çalışan Archibald Christie ile evlendi. Kızları Rosalind 1919 yılında dünyaya geldi. Agatha Christie, ilk polisiye romanı olan The Mysterious Affair at Styles (Styles'daki Esrarengiz Olay) adlı eserini bu süreçte tamamladı. Eser birçok yayınevi tarafından reddedildi. Nihayet 1920 yılında Bodley Head Yayınevi tarafından basımı kabul edildi. Bu kitap, okuyucuyu ilerleyen yıllarda kırktan fazla romanda yer alacak ünlü dedektif Hercule Poirot ile tanıştırdı. Poirot, önüdeki esrarengiz olayları çözerken üstün mantık gücü ve meşhur küçük gri hücrelerini kullanmayı prensip edinirken; Miss Jane Marple ise tamamen kadınlık içgüdülerine ve empati kurma becerisine güveniyordu. Miss Marple karakteri, ilk olarak 1930 basımı Murder At The Vicarage (Ölüm Çığlığı) kitabında okurların karşısına çıktı. Sevimli dedektif, son olarak 1977 yılında yayımlanan Sleeping Murder (Uyuyan Ölüm) dahil olmak üzere toplam on yedi eserde boy gösterdi. Zamanla bu iki dev karakterin maceraları, sinema perdelerine ve televizyon ekranlarına da başarıyla taşındı.
Kayıp Günler, Arkeoloji ve İkinci Evlilik
Yazarın hayatı, 1926 yılında hem annesinin ölümü hem de eşinin Nancy Neele adında bir kadına aşık olduğunu açıklamasıyla sarsıldı. Bu acı gelişmelerin ardından çiftin evliliği sarsıldı. Christie ise gizemli bir şekilde ortadan kayboldu. O dönem Harrogate Oteli'nde Mrs. Neele adıyla gizlenen yazarın bu hikayesi, sinema dünyasına da ilham verdi. Yönetmenliğini Michael Apted'in üstlendiği 1978 yapımı 'Agatha' filminde ünlü yazarı Vanessa Redgrave canlandırdı. Boşanma davası 1928 yılında kesin olarak sonuçlandı. Bu olaydan iki yıl sonra yazar, arkeolog Max Mallowan ile yaşamını birleştirdi. Ortadoğu seyahatleri esnasında 1927 yılında tanıştığı arkeolog Max Mallowan ile evlenen Christie, eşine Suriye ve Irak'taki kazı alanlarında eşlik ederken bu gezilerden edindiği izlenimlerle Murder in Mesopotamia (Mezopotamya Cinayeti) ve Death on the Nile (Nil'de Ölüm) romanlarını yazdı. Christie, arkeoloji dünyasındaki bu maceralarını 1946 yılında yayımlanan 'Come, Tell Me How You Live' adlı kitabında samimi bir dille anlattı. Meslek hayatının en verimli dönemi olan 1920'lerin sonu ve 1930'lu yıllarda üretkenliğini artıran yazar; bu süreçte on dört Poirot macerası, dört gizem romanı, dört Jane Marple ile Müfettiş Battle hikayesi ve ikişer adet farklı derleme ile tiyatro oyunu yayımladı. Yazın hayatı oldukça hareketliydi.
Savaş Dönemi ve Dünya Çapındaki Başarıları
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Londra'da bulunan University College Hospital dispanserinde görev alarak toplumsal sorumluluk üstlendi. Savaş sonrasında edebi çalışmalarına hız kesmeden devam eden yazar, tiyatro ve sinema alanlarında da büyük başarılara ulaştı. Yazarın Witness for the Prosecution (Beklenmeyen Şahit) adlı sahne oyunu, 1954-1955 sezonunda New York Drama Critics Circle tarafından en iyi yabancı oyun seçilerek taçlandırıldı. Ayrıca Mary Westmacott takma adıyla kaleme aldığı altı adet psikolojik romantizm içerikli romanı 1936 yılından itibaren okurla buluştu. Christie, 1937'deki Luxor ziyareti sırasında tanıştığı Howard Carter'ın ardından tarihi bir oyun olan 'Akhanaton'u yazdı. Uzun süre gün yüzüne çıkmayan bu eser, 1973 yılına kadar basılmadan kaldı ve nihayetinde 1979'da New York'ta sahnelendi. Eser, ertesi yıl Londra sahnesinde yerini aldı. Usta yazar, 1967 senesinde saygın bir kuruluş olan İngiliz Araştırma Kulübü'nün başkanlık görevine getirildi. Yazar, 1971 yılında Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı nişanıyla ödüllendirildi. Bu nişan, kariyerinin en büyük onurlarından biriydi. Yazar, 1977 senesinde kapsamlı otobiyografisini kaleme aldı. Yarım asrı aşan kariyerinde 66 dedektif romanı üretti. Bu eserler arasından öne çıkan en bilinen klasiklerinden bazıları şunlardır:
- The Murder of Roger Ackroyd (Roger Ackroyd Cinayeti, 1934)
- Murder On The Orient Express (Şark Ekspresinde Cinayet, 1934)
- Death On The Nile (Nil'de Ölüm, 1937)
- Ten Little Niggers (On Küçük Zenci, 1939)
Yazdığı efsanevi oyun Fare Kapanı (The Mousetrap), Londra tiyatrolarında otuz yılı aşan süre boyunca aralıksız olarak sergilendi. Polisiye edebiyatın kraliçesi, 12 Ocak 1976 tarihinde Wallingford'daki evinde seksen altı yaşında hayata gözlerini yumdu. Arkasında bıraktığı devasa edebi miras, bugün de dünyanın dört bir yanındaki okurların yollarını aydınlatmaya devam etmektedir.
