Türk sinema tarihinin en güçlü hafızası ve arşivcisi olarak kabul edilen araştırmacı yazar Agah Özgüç, ömrünü beyazperdenin tozlu yapraklarını aydınlatmaya adamış müstesna bir şahsiyetti. Usta kalem, 7 Ocak 1932 tarihinde İstanbul'un Kadıköy ilçesinde dünyaya geldi. 27 Nisan 2022'de yine bu şehirde 90 yaşında aramızdan ayrıldı. Kaleme aldığı binlerce makale, onlarca kaynak kitap ve devasa arşiviyle Türk sinemasına adeta yön verdi. Edebiyat dergilerinde filizlenen yazarlık tutkusu, zamanla onu Türkiye'nin en üretken sinema araştırmacılarından biri haline getirdi. Böylece Yeşilçam'ın gizemli dünyasını kitlelerle buluşturdu.
Unkapanı'ndan Edebiyat Sayfalarına Ulaşan Yaşam Öyküsü
Kökenleri anne tarafından Batum Gürcüleri'ne, baba tarafından ise Bulgaristan göçmenlerine uzanan Agâh Nedim Özgüç, Kadıköy'ün tarihi Yeldeğirmeni semtinde çocukluğunun ilk altı yılını geçirdi. Ailesinin Unkapanı'na taşınmasıyla eğitim hayatına burada devam eden Özgüç, 54. İlkokulu bitirdi. Haydarpaşa Lisesi'nin yatılı orta kısmında eğitim alırken okuldan ayrılma kararı alarak hayatın içine atıldı. Askerlik vazifesinden önce Cibali Tütün Fabrikası bünyesinde işçi olarak çalışan genç Özgüç, içindeki sanat aşkını hiçbir zaman söndürmedi.
1950'li senelerde dönemin efsane şairi Attila İlhan'ın esintisiyle edebiyata yönelen yazar; Yelken, Petek, Şairler Yaprağı, Türk Sanatı ve Salkım gibi dönemin prestijli dergilerinde şiirler ve denemeler yayımlayarak sanat dünyasına ilk adımlarını attı. Bu verimli dönem, onun ileride profesyonel bir gazeteciye dönüşmesinin en sağlam temellerini oluşturdu.
Yeşilçam'ın İzini Süren Profesyonel Gazetecilik ve Dev Arşiv
Özgüç'ün profesyonel gazetecilik serüveni, 1960 yılında Büyük Gazete çatısı altında yazmaya başlamasıyla resmiyet kazandı. O dönemden itibaren Türk basınının neredeyse tüm yayın organlarında imzasına rastlanan yazar; Artist, Ses, Sinema, Ekspres, Milliyet, Hafta Sonu, Yeni Gazete, Haber, TV'de 7 Gün ve Günaydın gibi popüler magazin ve sinema mecralarında kalem oynattı. Yazı hayatında sadece kendi adını kullanmadı. Bazı kitaplarında ve makalelerinde "Berna İlhan" takma adını tercih ederek okurların karşısına çıktı.
Sinemaya olan tutkusu onu setlerin tozunu yutmaya da itti. Tarık Dursun K.'nın yönettiği "Kelebekler Çift Uçar" filminde yönetmen yardımcılığı görevini üstlenerek mutfağa adım attı. Ayrıca 12 sayı boyunca yayın hayatını sürdüren "Sinema 65" dergisinin genel yayın yönetmenliğini yürüttü ve pek çok sinema belgeseline danışmanlık yaptı. Hayatını sadece yazarak kazanan Özgüç, meslekteki 40. yılını geride bıraktığında nihayet sarı basın kartının sahibi olabildi. Onun en büyük mirası ise yarım asrı aşkın sürede iğneyle kuyu kazar gibi biriktirdiği, Türk sinema tarihinin karanlık noktalarını aydınlatan binlerce belge, fotoğraf ve afişten oluşan devasa arşividir. Bu arşivin zenginliğiyle yurt içinde ve yurt dışında geniş yankı uyandıran Türk film afişleri sergileri düzenledi.
Türkan Şoray ile İlk Röportaj ve Yeşilçam'ın Gizemli Dünyası
Gazetecilik kariyerinde starlarla kurduğu yakın ilişkilerle de anılan Özgüç, ilk röportajını Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray ile gerçekleştirdi. Sinema sevgisi ve enerjisi o kadar yüksekti ki, fotoğrafçısıyla birlikte tek bir günde tam sekiz farklı film setini ziyaret ederek tarihe geçecek enstantaneler yakaladı. 2015 yılında yayımladığı "Türk Sineması'nda Yeşilçam Aşkları" isimli eseriyle Türk sinemasının efsanevi çiftlerinin ilişkilerine ayna tuttu. Bu eserinde Muhterem Nur ile Müslüm Gürses, Suzan Avcı ile Metin Erksan, Belgin Doruk ile Özdemir Birsel, Çolpan İlhan ile Sadri Alışık gibi pek çok ismin birlikteliğini kendine has akıcı üslubuyla okuyucuya aktardı.
Ömrünü sinema kültürüne adayan yazar, ilk evliliğinden Cem, Hakan ve Cansel adlarında üç çocuk babası oldu. Sinema dünyasına sunduğu katkılar, ona pek çok ödülü de beraberinde getirdi:
- 1992 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından verilen ve bu ödülü alan ilk sinema yazarı olmasını sağlayan Altın Artemis Ödülü,
- 1992-1993 yıllarında layık görüldüğı Ankara Sanat Kurumu Sinema Ödülü,
- 1999 yılında düzenlenen 2. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde takdim edilen Aziz Nesin Emek Ödülü,
- 2000 yılında Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) tarafından sunulan Emek Ödülü.
Usta yazar, geride Türk sinemasının kilometre taşlarını oluşturan onlarca ansiklopedik eser ve kitap bırakarak 2022'de aramızdan ayrıldı.