Müzik dünyasında geleneksel tınıları evrensel boyutlara taşıyan Adil Arslan, hem üretken bir besteci hem de usta bir bağlama sanatçısı olarak tanınmaktadır. 1979 yılından bu yana yaşamını Almanya'da sürdüren Arslan, buradaki kültürel iklimden beslenerek eserlerini şekillendirmiştir. Kendisi, hem icracı hem akademisyen kimliğini başarıyla yürütmektedir. Berlin'de sürdürdüğü akademik çalışmalarının yanı sıra, müzikal birikimini farklı kültürlerin senteziyle zenginleştiren yapıtlar ortaya koymuştur. Özellikle enstrümanına olan derin hâkimiyeti, onun müzik çevrelerinde saygın bir yer edinmesini sağlamıştır.
Batı-Doğu Divanı ve Senfonik Semahlar
Adil Arslan'ın sanat hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, Carlo Domeniconi ile gerçekleştirdiği ortak çalışmadır. İkili, Batı-Doğu Divanı adını taşıyan albüm projesinde bir araya gelerek tınısal sınırları aşan bir senteze imza atmışlardır. Bu özel çalışma kapsamında, geleneksel kültürün en değerli ögelerinden olan 9 farklı semahı senfonik bir anlayışla yeniden yorumlayarak dinleyiciye sunmuşlardır. Doğu ve Batı enstrümanlarını buluşturan bu albüm, müzikal anlamda iki farklı dünyayı bir araya getirmiştir. Bu senfonik yorumlar, geleneksel eserlerin evrensel niteliğini bir kez daha kanıtlamıştır.
Berlin'deki Akademik Yaşamı
Sanatsal çalışmalarının yanı sıra akademik alanda da uzun süredir faaliyet gösteren Adil Arslan, günümüzde Berlin'de akademisyenlik yapmaktadır. 1979 yılından bu yana Almanya'da yaşayan ve Berlin bünyesinde akademisyenlik yapan sanatçı, hem bağlama icracılığı hem de bestecilik yönüyle kültürel mirasın taşınmasında önemli bir görev üstlenmektedir. Sanatçı, Batı ve Doğu tınılarını sentezleyen çalışmalarıyla müzik dünyasına katkı sunmaktadır. Kendisi çalışmalarına halen orada devam etmektedir.