Türkiye'de modern dağcılığın kurumsallaşmasında ve geniş kitlelere tanıtılmasında öncü rol üstlenen genel cerrahi uzmanı Prof. Dr. Abdülmecit Doğru, 1929 yılında Ardahan'ın Ölçek köyünde dünyaya gözlerini açtı. Hem tıp dünyasında akademik çalışmalarıyla hem de zirvelerde dalgalandırdığı Türk bayrağıyla tanınan akademisyen, ömrünü yüksek irtifalardaki fizyolojik değişimleri araştırmaya ve genç sporcular yetiştirmeye adamıştır. 2 Kasım 1991 tarihinde vefat eden Doğru, ardında tıp literatürüne geçmiş kıymetli eserler ile dağcılık sporuna adanmış örnek bir yaşam öyküsü bıraktı. Gençlere bu sporu sevdirmeyi başardı.
Tıptan Dağlara Uzanan Akademik Yolculuk
İlk ve orta öğrenimini memleketi Ardahan'da tamamlayan Abdülmecit Doğru, lise eğitimini ise Kars Lisesi'nde başarıyla bitirdi. Hekimlik hayalini gerçekleştirmek amacıyla girdiği İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, akademik kariyerine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde asistan olarak adım attı. Genel cerrahi alanında uzmanlaşarak aynı üniversitede profesörlük unvanını kazanan Doğru, 1980'li yıllarda Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanlığı görevini de yürüttü. Uluslararası dergilerde çok sayıda makalesi yayımlanan Doğru, genel cerrahi alanında da kitaplar kaleme aldı. Bilimsel araştırmalarını uluslararası boyuta taşımak isteyen başarılı cerrah, Fransa ve Almanya'da tıp alanında çeşitli çalışmalar gerçekleştirdi. 1973 ile 1974 yılları arasında ise Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek Colorado Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde araştırmacı sđfatıyla görev aldı. ABD'nin Denver kentindeki bu süreç, onun hem mesleki hem de sportif yaşamında önemli bir dönüm noktası oldu.
Zirvelerde Bilim ve Dağcılık Tutkusu
Denver'da görev yaptığı dönemde Rocky Dağları ile tanışan Abdülmecit Doğru, gençlik yıllarından beri gönül verdiği dağcılık sporunu bu bölgede profesyonel bir seviyeye taşıdı. Amerika'da kendisi gibi tırmanış tutkunu olan pek çok tıp profesörüyle bir araya gelerek yüksek irtifa tırmanışları gerçekleştirdi. Bu zirveler onun deneyimini artırdı. Doğru, dağları sadece bir spor alanı olarak görmeyip, tırmanışları esnasında sırtında taşıdığı tıbbi laboratuvar ekipmanlarıyla yüksek irtifalarda insan vücudunda meydana gelen fizyolojik değişimleri inceleyen öncü tıbbi araştırmalara imza attı. Türkiye Dağcılık Federasyonu başkanlığı görevini de üstlenen ünlü akademisyen, Türkiye'de bu sporun kurumsallaşması ve genç nesillere aktarılması için büyük emek harcadı. Yeğenleri Özgür Akçam ve Coşkun Oğuz Namlı'yı bizzat yetiştirdi. 1980 yılında, dönemin kısıtlı teknolojik ve iletişim koşullarına rağmen SSCB'deki bazı büyük zirvelere tırmandı. Buralarda Türk bayrağını gururla dalgalandırdı. Bu başarılı tırmanışları gerçekleştirdiği zirveler şunlardır:
- 5642 metre yükseklikteki Elbruz Dağı
- 7134 metrelik Lenin Zirvesi
- 7495 metre yüksekliğindeki Somoni Zirvesi
Pamir Dağları'na yaptığı bu tarihi yolculuğu daha sonra Pamir'deki İlk Türk Dağcıları başlıklı kitabında okurlarla paylaştı.
Kültürel Miras ve Kars'a Adanan Mücadele
Başarılı hekim üç yabancı dile hakimdi. İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerini çok iyi seviyede konuşabilen bilim insanı, tıp dışındaki alanlarda da önemli çalışmalar üretti. Türk dilleri, tarihi ve edebiyatı üzerine derinlemesine araştırmalar yürüttü. Denver'da tanıştığı Azerbaycanlı profesör Cihangir Babayev'in kendisine ulaştırdığı Mirza Sabir'in ünlü eseri Hop-hopname'yi Türkçeye kazandırarak ülkesinde yayımlattı. Ayrıca TRT ekranlarında izleyicilerle buluşan ve çekimleri Moğolistan'da gerçekleştirilen Orhun Yazıtları belgeselinin hazırlanmasına öncülük etti. Doğup büyüdüğü topraklara olan vefasını Kars'ta kurulacak yeni üniversite için yürüttüğü lobi faaliyetleriyle gösterdi. Gazetelerde kaleme aldığı çok sayıda makaleyle bu eğitim kurumuna Kafkas Üniversitesi adının verilmesini önerdi. Değerli akademisyenin bu mücadelesi, vefatından sonra karşılık buldu. Üniversitenin ismi 1992 yılında TBMM tarafından resmi olarak onaylandı.