Türk basın tarihinin en üretken kalemlerinden biri olarak tanınan gazeteci, siyasetçi ve spor yöneticisi Zeynelabidin Daver Daver, 1886 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Hayatı boyunca kalemiyle ve yöneticilik yetenekleriyle topluma yön veren Daver, 8 Şubat 1954'te yine doğduğu şehirde vefat etti. İstanbul'un tarihi atmosferinde filizlenen bu değerli yaşam, Şehremaneti mümeyyizlerinden Ali Vahi Bey ile Prenses Zeynep Kâmil'in manevi evladı olan Fatma Revan Hanım'ın çocuğu olarak dünyaya gelmesiyle başladı. Bebekliğinden itibaren annesi tarafınından babasından ayrı büyütülen genç, erken yaşta yazın dünyasına adım attı.
Galatasaray Spor Kulübü ve Eğitim Hayatı
Eğitim hayatına Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi'nde adım atan genç Abidin, ardından Mekteb-i Sultani'ye girdi ve burayı 1917 senesinde başarıyla bitirdi. Yükseköğrenimini ise Sanayi-i Nefise Mektebi bünyesinde tamamlayarak entelektüel birikimini en üst seviyeye taşıdı. Okul sıralarındayken çeşitli mecmualarda karalamalar yapmaya başlayan hevesli genç, yazmayı adeta bir yaşam biçimi haline getirmişti. Galatasaray Spor Kulübü'ne henüz 1908 yılında kaydolarak kulübün sekiz numaralı kurucu üyesi olma şerefine erişti. Bu büyük bağlılık, yıllar sonra onu kulübün zirvesine taşıyacaktı. Nitekim Daver, 1929 ile 1930 yılları arasında kulübün başkanlık koltuğuna oturarak spor yöneticiliğinde unutulmaz bir iz bıraktı.
Gazetecilikte Ekol Yaratan Bir Kalem: "Hem Nalına Hem Mıhına"
Daver, 1908 senesinden itibaren gazetecilik alanını kendine profesyonel bir meslek olarak seçti. Meslek hayatında sırasıyla Tasvir-i Efkar, Yeni Gün, Tercüman-ı Hakikat, İkdam ve nihayetinde Cumhuriyet gazetelerinde kesintisiz yazılar kaleme aldı. Köşesinde yayınladığı "Hem Nalına Hem Mıhına" başlığı altındaki fıkraları, onun geniş halk kitlelerince çok sevilmesini ve takdir edilmesini sağladı. O, toplumsal olaylara getirdiği özgün bakış açısıyla basın dünyasında adeta bir ekol yarattı.
Milletvekilliğinden Denizlerin "Sivil Amiral"liğine
Sadece basın ve spor dünyasında değil, aynı zamanda ülke yönetiminde de aktif görevler üstlendi. TBMM bünyesinde VI. Dönem İstanbul Milletvekili olarak 1939-1943 yılları arasında halkın sesi oldu. Onun en büyük tutkularından biri ise denizcilik alanındaydı. Mavi sulara ve denizciliğe dair yazdığı derinlikli yazılar, ona halk arasında "sivil amiral" unvanını kazandırdı. Türk denizciliğinin gelişmesi adına gazete sütunlarında adeta bir amiral gibi mücadele eden yazarın hatırasını yaşatmak için ölümünden sonra Denizcilik Bankası'na ait bir şilebe onun adı verilmiştir. Bu kıymetli jest, onun anısını dalgalarda yaşatacaktı. Üretken yazarlık kariyeri boyunca edebiyat dünyasına çok kıymetli eserler de miras bıraktı. Farklı temalarda kaleme aldığı toplam altı eseri bulunmaktadır:
- "Kanatların Zaferi"
- "Mülazımın Romanı"
- "Deniz"
- "Gemi"
- "Dünkü-Bugünkü-Yarınki İstanbul"
- "Radyo Konferansları"
