Orta Anadolu'nun Şiirsel Sesi ve İlk Adımlar
Tam adı Nail Abbas Sayar olan değerli edebiyatçı, 21 Mart 1923 tarihinde Yozgat topraklarında dünyaya gözlerini açtı. Koç burcu olan yazar, henüz gençlik yıllarındayken annesini kaybetmenin derin acısıyla yüzleşti. Eğitim hayatına Yozgat'ta devam eden Sayar, 1941 senesinde liseden mezun oldu. Ancak ailenin karşılaştığı maddi imkansızlıklar, onun yükseköğrenim hayallerini bir süre ertelemesine yol açtı. Geçimini sağlamak adına Denizyolları bünyesinde memur olarak işe girdi fakat bu görev yalnızca iki ay sürdü. Memuriyetin ardından vatani görevini yedek subay rütbesiyle Amasya'da tamamladı. Askerlik sonrası hayatını 1945 yılında İstanbul'da birleştiren yazar, bu evlilikten 6 Kasım 1946 doğumlu Ahmet Güner Sayar adında bir erkek çocuk sahibi oldu. Üniversite eğitimine olan tutkusu onu İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne taşıdı. Burada dört dönem boyunca Türkoloji eğitimi almasına rağmen, eğitimini yarıda bırakarak 1958 yılında memleketi Yozgat'a dönme kararı aldı. Akademik eğitimi tamamlayamasa da kaleme aldığı duygu dolu şiirlerle edebiyat dünyasına adım atmayı başardı.
Toprakla Başlayan Gazetecilik ve Siyaset Yılları
Yozgat'a dönüşünün ardından bir süre çiftçilik ile uğraşan Abbas Sayar, toprağın ritmini yakından gözlemleme fırsatı buldu. Daha sonra yolları tekrar İstanbul ile kesişti ve burada kendi matbaa tesisini kurarak yayıncılığa yöneldi. 1953 senesinde İstanbul'daki matbaasında basımını gerçekleştirdiği ve on beş günde bir yayımlanan Bozlak adlı gazeteyi Yozgat'a ulaştırdı. Bu yayın organı, zaman içinde Bozok adını alarak Yozgat'ın ilk yerel gazetesi unvanına sahip oldu. Gazetecilik heyecanını İleri gazetesinde kaleme aldığı makalelerle sürdüren Sayar, meslek hayatı boyunca kesintisiz olarak kırk dört yıl boyunca gazetecilik faaliyetlerine devam etti. Bu süre zarfında binlerce etkili başyazıya imza atarak Anadolu insanının sesi oldu. Medya alanındaki faaliyetlerinin yanı sıra aktif siyasete de adım atan yazar, Yozgat Demokrat Parti müteşebbis heyetinin kurucu üyeleri arasında yer aldı. Ancak siyaset dünyasının karmaşası ilgisini çekmediği için 1957 yılında politikadan tamamen elini eteğini çekti. Kendini tümüyle edebiyata ve sanata adayarak yeni eserler üretmeye odaklandı.
Yılkı Atı'ndan Can Şenliği'ne Uzanan Edebi Başarılar
Şiir yazma tutkusunu asla bırakmayan yazar, Sekili bölgesinde çiftçilik yaptığı yıllardaki birikimlerini roman türünde değerlendirmeye başladı. Kendine has şiirsel bir dille kaleme aldığı ilk romanı Yılkı Atı, 1970 yılında yayımlandığında edebiyat dünyasında büyük ses getirdi. Eserde, gözden düşerek yılkıya bırakılan emektar kısrak Doru Kısrak'ın Orta Anadolu'nun dondurucu kış şartlarında verdiği amansız hayatta kalma mücadelesi anlatılır. Halk dilinin tüm zenginliğini, deyimlerini ve sözcüklerini barındıran bu ölümsüz yapıt, aynı yıl düzenlenen TRT Sanat Ödülleri Yarışması'nda derece elde etti. Sayar, kazandığı bu ivmeyle üretkenliğini artırdı. 1972 yılında okurla buluşan Çelo isimli romanı, yazara 1973 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazandırdı. Ardından 1974 yılında yayımlanan ve geniş kitlelere ulaşan Can Şenliği romanı da 1975 Madaralı Roman Ödülü'ne layık görüldü. Yazar ayrıca 1977 yılında Yorganımı Sıkı Sar adını taşıyan öykü kitabını yayımladı. Aynı yıl Dik Bayır ve Tarlabaşı Salkım Saçak gibi dikkat çeken romanlarını da edebiyat dünyamıza kazandırdı.
Ayvalık'ta Resimlerle Dolu Son Yıllar ve Kültürel Miras
Yaşamının dönüm noktalarından birini 11 Temmuz 1989 tarihinde gerçekleştiren Abbas Sayar, Ayvalık Lisesi Edebiyat Öğretmeni Hanife Ender ile ikinci evliliğini yaparak Balıkesir'in huzurlu ilçesi Ayvalık'a yerleşti. Burada geçirdiği yıllarda sadece edebiyata değil, aynı zamanda görsel sanatlara da yöneldi. Ömrünün son demlerinde Ayvalık'ta resim yaparak, şiir ve roman yazarak çok yönlü bir sanat yaşamı sürdürdü. Fırçasından çıkan renkli tuvallerle Ankara, Antalya, İzmir ve Ayvalık şehirlerinde kişisel resim sergileri açtı. Bu dönemde deneme türündeki Noktalar isimli aforizma kitabını 1991 yılında yayımladı. Ayrıca memleketiyle olan bağını yansıtan Yozgat Var, Yozgatlı Yok adlı şehir kitabını ve anı türündeki eserlerini kaleme aldı. Sanatla dolu bu hareketli ömrün son durağı ise Ege oldu. Değerli edebiyatçı, 12 Ağustos 1999 tarihinde İzmir'de 76 yaşında vefat ederek aramızdan ayrıldı. Vefatının ardından cenazesi memleketi Yozgat'a götürülerek buradaki ebedi istirahatgahına defnedildi. Geride derlenmeyi bekleyen pek çok şiir ve yazı bırakan Sayar'ın toplu şiirleri, ölümünden sonra 2002 yılında Şiirler başlığı altında kitaplaştırılarak okurlara sunuldu.
Abbas Sayar'ın Eserleri
Kariyeri boyunca farklı edebi türlerde eserler veren yazarın öne çıkan kitapları şunlardır:
- Romanlar: Yılkı Atı (1970), Çelo (1972), Can Şenliği (1974), Dik Bayır (1977), Tarlabaşı Salkım Saçak, Anılarda Yumak Yumak, El Eli Yur, El de Yüzü
- Öykü: Yorganımı Sıkı Sar (1977)
- Şiir: Şiirler (2002 - Vefatından sonra)
- Deneme: Noktalar (1991 - Aforizmalar)
- Şehir Kitapları: Yozgat Var, Yozgatlı Yok
Sahip Olduğu Ödüller ve Nişanlar
Edebiyat ve sanat dünyasındaki 50 yılı aşan emeği pek çok prestijli ödülle taçlandırılmıştır:
- 1971: TRT Roman Başarı Ödülü (Yılkı Atı)
- 1973: Türk Dil Kurumu (TDK) Roman Ödülü (Çelo)
- 1975: Madaralı Roman Ödülü (Can Şenliği)
- 1987: Yozgatlılar Dayanışma ve Kültür Derneği Şükran Plaketi
- 1992: Yibitaş Holding - Erdoğan M. Akdağ - 50. Sanat Yılı Plaketi
- 1992: Kültür Bakanlığı 50. Sanat Yılı Plaketi (Bakan D. Fikri Sağlar tarafından)
- 1992: Yozgatlılar Kültür ve Dayanışma Derneği 50. Sanat Yılı Plaketi
- 1992: Gazeteciler Cemiyeti - Yozgat'ın İlk Gazetecisi Plaketi (Başkan Osman Hakan Kiracı tarafından)
- 1995: Edebiyatçılar Derneği Onur Plaketi ve Altın Madalya Ödülü
- 1998: Türkiye Yazarlar Sendikası - İzmir Kitap Fuarı 98 Yazarlık Emeğine Saygı Plaketi
