Veled-i Yaniç Camii'nin Tarihçesi ve Önemi
Veled-i Yaniç Camii (veya diğer adıyla Yaniçoğlu Camii), Bursa'nın Osmangazi ilçesine bağlı Hisar semtinde yer alan, erken dönem Osmanlı mimarisinin günümüze ulaşan özgün örneklerinden biridir. Giriş kapısının üzerinde bulunan mermer kitabelerde yer alan nesih harfli Arapça ifadelere göre cami, Sultan Murad'ın hükümdarlığı döneminde, Hicri 844 yılının Safer ayında (Miladi Temmuz 1440) Yaniçoğlu Hacı Hayrûddin oğlu Mahmud Çelebi tarafından inşa ettirilmiştir. Mimarı bilinmeyen bu tarihi mescidin inşasından günümüze ulaşan özgün kitabe ve vakfiyeleri mevcuttur.
Veled-i Yaniç'in Yaşamı ve Mezarının Gizemi
Caminin bahçesindeki mezarda yattığı tahmin edilen Veled-i Yaniç'in asıl adının Mahmut olduğu, Kıpçak kökenli ve sufi bir kumandan olarak I. Murad Hüdâvendigâr ve Yıldırım Bayezid dönemlerinde Bursa'da devlet hizmetinde görev yaptığı bilinmektedir. Ankara Muharebesi'ne katılan ve Mısır Memlûk Sultanı Nasır Muhammed bin Kalavun emrinde siyasal olaylara karıştıktan sonra Osmanlı hizmetine giren bu kumandan, Gelibolu'da kıyı güvenliğini sağlamakla görevlendirilmiştir. Caminin bahçesindeki mezar taşında yer alan Hicri 736 (Miladi 1335) tarihi ise araştırmacılar tarafından kabul görmemektedir. Zira bir insanın ölümünden 105 yıl sonra mescit inşa etmesi mümkün olmadığından, mezar taşındaki bu tarihin hatalı olduğu değerlendirilmektedir.
Benzersiz Plan Şeması ve Mimari Detaylar
Veled-i Yaniç Camii'ni diğer Osmanlı yapılarından ayıran en belirgin özelliği, 3,46 metre derinliğindeki tek kemerli ve kubbe örtülü son cemaat yeridir. Bu bölümde normal şartlarda iç alana açılması gereken kemerlerin aksine, son cemaat yeri ile sahın arasında bir duvar veya kapı bulunmamaktadır. Mimar Ekrem Hakkı Ayverdi, kuzey cephedeki bu 3,5 metrelik açıklıkta kış aylarında ibadet edilebilmesi için geçmişte mutlaka parmaklıklar bulunması gerektiğini vurgulamıştır. Beden duvarlarında dört altlık ve sekizgen kasnak üzerinde üç olmak üzere toplam 7 pencereyle aydınlatılan 6,48 X 6,76 metre boyutlarındaki ana ibadet alanının üzeri, kurşun kaplı büyük bir kubbe ile örtülüdür. Yapının iç süslemeleri ise geçirdiği tadilatlar sonucunda düz badana ile kapatılmıştır.
Bursa'nın İkinci Taş Vakfiyesi ve Karşısındaki Çeşme
Caminin doğu duvarında ve kubbe altında bulunan Hicri 906 (Miladi Şubat 1501) tarihli vakfiye, Hacı Musa kızı Hacı Ayşe'ye ait olup Bursa'nın ikinci taş vakfiyesi olma özelliğini taşır. Caminin hemen karşısında ise Hacı Erkân Paşa'nın oğlu Hakkı Bey tarafından yaptırılan ve Miladi 1913 yılında onarılan üç kurnalı çeşme bulunmaktadır.