Tunceli ilinin Çemişgezek ilçesine bağlı bir köy olan Ulukale, köklü geçmişi ve bünyesinde barındırdığı tarihi eserlerle Doğu Anadolu Bölgesi'nin önemli kültür miraslarından biridir. Deniz seviyesinden 1072 metre yükseklikte konumlanan yerleşimdeki ilk yaşam izlerinin, köyün eteklerine kurulduğu tepenin üstünde yer alan ve Demir Çağı'na tarihlenen kalenin inşasıyla başladığı düşünülmektedir. Stratejik öneme sahip olan yerleşim, Çemişgezek-Hozat yolu üzerindeki konumu nedeniyle tarih boyunca kritik bir role sahip olmuştur.
Osmanlı Dönemi İdari ve Demografik Yapısı
Ulukale, 1515 tarihinde Osmanlı hakimiyetine girmiş ve 1518 yılı kayıtlarında Çemişgezek sancağının nahiyelerinden biri olarak geçmiştir. Osmanlı kaynaklarında ilk dönemlerde Ulu Kal‘a (Kale) adıyla yer alan yerleşim, ilerleyen yıllarda bugünkü adını almıştır. Osmanlı yönetimine girip nahiye statüsüne yükseltildiğinde merkez köyden, Ribat kelimesinden türeyen Rabat adıyla bahsedilmiştir. 1835 yılı kayıtlarında ise yerleşimin nahiye statüsünü kaybederek Çemişgezek kazasının merkez köyü haline geldiği görülmektedir.
Köyün nüfus yapısı yüzyıllar boyunca dinamik bir değişim göstermiştir. 1518 kayıtlarında tamamı Ermeni olan 31 hane bulunurken, 1523 yılında da sadece Ermenilerin yaşadığı kaydedilmiştir. 1541 yılına gelindiğinde dışarıdan gerçekleşen göçlerle birlikte köyde 20 hane Müslüman ve 69 hane Ermeni olmak üzere nüfusun çeşitlendiği görülür. 1835 yılında ise köyde 62'si Müslüman ve 4'ü Ermeni olmak üzere 66 hane bulunurken; 1894 yılında kadın ve erkek bir arada olmak üzere toplam 445 kişinin köyde yaşamını sürdürdüğü kayıtlara geçmiştir.
Görülmeye Değer Tarihi Eserler ve Kültürel Miras
Günümüzde "eski köy" olarak bilinen mevkide, Osmanlı dönemine tarihlenen çeşitli yapılara ait kalıntılar görülebilmektedir. Bu tarihi yapıların başında, köyün biraz dışında yer alan Ferruhşad Bey Türbesi gelmektedir. Bu türbe, Çemişgezek Sancakbeyi Pir Hüseyin Bey'in oğlu olan Mazgirt Sancakbeyi Ferruhşad Bey için 1550/51 yılında inşa edilmiştir. Köyde bulunan bir diğer önemli yapı olan tarihi Meydan Çeşmesi'nin ise 16. yüzyılın sonları veya 17. yüzyılın başlarında yapıldığı tahmin edilmektedir.
Tarihi kalenin güneydoğusunda konumlanan ve Ermeni kaynaklarında Surp Minas Kilisesi olarak adlandırılan harap haldeki Ulukale Kilisesi günümüze ulaşmayı başaran eserler arasındadır. Köyde inşa tarihi tam olarak bilinmeyen ancak 1691 yılında hizmet verdiği bilinen, Hacı Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Ulukale Camii ise 1797 yılında yeniden inşa edilmiş, fakat 1994 yılındaki saldırıda köy ile birlikte yanmıştır.
Yakın Tarih ve Yeniden Yerleşim Süreci
Ulukale Köyü yakın tarihte büyük bir trajediye de sahne olmuştur. 9 Eylül 1994 tarihinde PKK-DHKPC tarafından köye düzenlenen baskında 7 sivil kurşuna dizilerek öldürülmüştür. Bu terör saldırılarının ardından boşaltılan köy, uzun süre ıssız kalmış ancak 15 Aralık 1999'da başlatılan "Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi" kapsamında 2000 yılından itibaren yeniden yerleşime ve canlılığına kavuşmuştur.