Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi, İstanbul'un tarihi semti Çemberlitaş'taki neo-klasik tarzda inşa edilmiş dört katlı binasında hizmet veren prestijli bir müzedir. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren bu kurum, Türkiye’nin ilk, dünyanın ise dördüncü basın müzesi olma özelliğini taşımaktadır. 1988 yılında hizmete giren müze, basın teknolojisinin geçmişten günümüze geçirdiği tüm büyük değişimleri ve tarihsel gelişim süreçlerini gözler önüne sermektedir.
Müzenin Zengin Bölümleri ve Sergilenen Teknolojiler
Müzede basın teknolojisinin tarihsel evrimini sergilemek amacıyla geniş bir koleksiyon yer almaktadır. Ziyaretçiler; taşbaskı örnekleri, düz baskı makinesi, rotatif tipo entertip, prova tezgâhları, giyotin, eski daktilolar, teleksler ve telefotoları yakından görebilirler. Müzenin "Dizgi ve baskı makineleri" bölümünde ise 19. yüzyıldan kalma ve kullanılabilir durumda olan bir cilt presi ile bir kabartma makinesi sergilenmektedir. Ayrıca bu bölümde radiofoto ve telefoto cihazlarının ilk örnekleri, teleks cihazları, 1970'li yıllarda kullanılmaya başlayan dizgi makinesi örneği, tipo baskı için kullanılan aletler ve klişe yapmakta kullanılan araç gereçler yer almaktadır.
Türk Basın Tarihinden Belgeler ve Anı Eşyaları
Müzenin en dikkat çekici alanlarından biri olan "Basın tarihinden örnekler" bölümünde, İbrahim Müteferrika’nın kurduğu Osmanlı Devleti’ndeki ilk matbaanın birebir maketi ile bu matbaada basılmış bazı örnek eserler yer alır. Bununla birlikte, 1828 tarihli “Vekayi-i Mısriye” gazetesi ve Türk gazetecilik tarihinin gelişimini anlatan zengin belge ve gazeteler de bu bölümde sergilenmektedir. Müzenin anı eşyaları bölümünde Türk basın hayatında derin izler bırakmış kimi gazetecilerin kişisel anı eşyaları sergilenirken; müze bünyesinde güncel sergi salonları, kütüphane ve dokümantasyon merkezi ile el sanatları sergi salonu da bulunmaktadır.
Maarif Nezareti'nden Basın Müzesi'ne Tarihi Binanın Hikayesi
Müzenin hizmet verdiği görkemli bina, Maarif Nazırı Safvet Paşa tarafından 1865 yılında inşa ettirilmiş neo-klasik tarzda dört katlı bir binadır. Geçmişte Maarif-i Umumiye Nezareti ve Darülfünun (üniversite) hizmetinde kullanılan bu bina, son derece önemli tarihi olaylara ev sahipliği yapmıştır. Türk resim sanatının ikinci sergisi, Şeker Ahmet Paşa’nın öncülüğünde düzenlenen bir karma sergiyle 1 Temmuz 1875'te, o sırada Darülfünun olarak hizmet vermekte olan bu binada açılmıştır (birincisi ise 27 Nisan 1873'te Sultanahmet'teki Sanayi Mektebi'nde açılmıştı). Ressamın kendi eserlerinin yanı sıra diğer Türk ve yabancı ressamların eserlerinin de yer aldığı bu karma sergiden sonra bina, II. Abdülhamit döneminde "Sansür Heyeti"ne tahsis edilmiştir. Bu devirde gazetelere girecek bütün yazıların provaları akşam gazetelerin yazı işleri müdürleri tarafından heyete sunulmakta; sansür memurları tarafından kimi yazı, paragraf ve bölümler çıkarıldıktan sonra gazeteye gönderilmekteydi. Sinsür binası, 1908 yılında Şehremaneti'ne (İstanbul Belediyesi) devredilmiş ve 1983 yılına kadar belediyenin çeşitli bölümleri bu binada hizmet vermiştir. Yapı, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne kiralandıktan sonra 1984-1988 yılları arasında restore edilmiş ve nihayet 9 Mayıs 1988 tarihinde Basın Müzesi olarak hizmete açılmıştır.