Osmanlı Tiyatro Tarihinin Dönüm Noktası: Gedikpaşa Tiyatrosu
İstanbul'un tarihi Fatih ilçesine bağlı Gedikpaşa semtinde 1859 yılında inşa edildiği düşünülen ve 1884 yılında yıktırılan Gedikpaşa Tiyatrosu, Osmanlı İmparatorluğu'nda modern tiyatronun doğuşu ve gelişiminde son derece önemli bir yere sahiptir. İlk defa Türk asıllı Müslüman oyuncuların sahneye çıktığı, Batı dillerinden Türkçeye tercüme edilmiş ilk oyunların sahnelendiği ve dönemin ünlü edebiyatçılarının yazdığı Türkçe eserlerin oynandığı bu tarihi mekan, Türk tiyatro tarihi açısından büyük bir değer taşımaktadır.
Sirk Cambazhanesinden Tiyatro Sahnesine
Yapımına Muzika-yı Hümayun şeflerinden Yaver Bey ile Sultan Abdülmecid’in kâtibi Ömer Bey’in kendi mali kaynakları ile başladıkları ancak zarara uğradıkları gerekçesiyle Abraham Paşa’ya sattıkları ahşap tiyatro binası, kimi kaynaklara göre 1859 yılında Louis Soullier’in sirki için tamamlanmıştır. Fransız bir cambaz olan Soullier'in at cambazlığına dayanan aile sirkiyle gösteriler sergilemesinin ardından, 1864'te binanın tamamen boşaltılmasıyla Karabet Papasyan bu ahşap yapıyı kiralamış ve Gedikpaşa Tiyatrosu adı altında topluluğuyla birlikte her çarşamba ve perşembe pandomim gösterileri düzenlemeye başlamıştır. 1867'de binanın yıkılıp yeniden inşa edilmesinin ardından İtalyan Mösyö Razi tarafından Osmanlı Tiyatrosu adıyla bir kış sezonu işletilen mekan, asıl altın çağını 1868 yılı itibarıyla burayı çalışmalarının merkezi haline getiren Güllü Agop ve kumpanyası Tiyatro-i Osmani yönetiminde yaşamıştır. Üç katlı locaları, kubbe şeklinde avizesi ve padişaha ayrılmış kapalı büyük locasıyla dikkat çeken bu salonda, 16 Nisan 1868'de sahnelenen Sezar Borcia ile ilk Türkçe oyun, 1869'da ise ilk Türkçe telif oyun olan Leyla ve Mecnun sahneye taşınmıştır. 1870 yılında hükûmet, Sadrazam Ali Paşa’nın desteğiyle İstanbul’da Türkçe tiyatro yapma tekeli hakkını 10 yıllığına Güllü Agop'a vermiştir.
Mınakyan Yönetimi ve Klasikleşen Temsiller
Güllü Agop'un 10 yıllık imtiyaz süresinin 1880'de sona ermesinin ardından tiyatronun yönetimini üstlenen Mardiros Mınakyan, Osmanlı Tiyatrosu ve Osmanlı Dram Kumpanyası adlarıyla temsiller sahnelemeye devam etmiştir. 30 Ekim 1883 tarihinde Ahmet Mithat Efendi’nin yazıp Haydar Bey’in bestelediği Çengi adlı opera-komik bu dönemde sahnelenmiş ve temsili Mazhar Paşa, Suphi Paşa, Prens Halim ile Mahmud Paşa gibi dönemin önemli şahsiyetleri izlemiştir. Gedikpaşa Tiyatrosu; Moliere'den uyarlanan Tabib-i Aşk ve Zor Nikâh gibi eserlerin yanı sıra Shakespeare'in Romeo ve Jülyet'i, Victor Hugo'nun Hernani'si, Namık Kemal'in Zavallı Çocuk ve Vatan Yahut Silistre oyunları ile Şemsettin Sami'nin Besa'sı gibi hem yerli hem de çeviri pek çok seçkin yapıta ev sahipliği yapmıştır.
Tiyatronun Hüzünlü Sonu ve Günümüzdeki Mirası
Tiyatro binası, 1884 yılında belediye zabıtaları tarafından bir gece içerisinde yıktırılmıştır. Dönemin yerleşmiş kanısına göre tiyatro, Ahmet Mithat Efendi’nin kaleme aldığı Çerkez Özdenleri oyununda Çerkeslerin hürriyet ve bağımsızlıklarının savunulmasının saraya ihbar edilmesi sebebiyle yıktırılmıştır. Hatta 1885 yılında bu tarz oyunların engellenememesi gerekçe gösterilerek tiyatrolar müfettişliğinin lağvedilmesi gündeme gelmiştir. Yıkımın ardından binanın enkazı mülk sahibi Abraham Paşa'ya, dekorları ise kiracı Fasulyeciyan'a teslim edilmiştir. 1888'de tiyatro arazisine bir medrese yapılması planlanmış ve 1908 yılına gelindiğinde bu alanın medrese olarak kullanıldığı ifade edilmiştir. Günümüzde tiyatronun bulunduğu yerde daha sonraları Azak Sineması yer almış ve sokağın adı geçmişin anısını yaşatacak şekilde Tiyatro Sokak olarak değiştirilmiştir.