Tur Abdin, Türkiye'nin güneydoğusunda yer alan, Midyat ve çevresini içine alan tarihi ve tepelik bir coğrafi bölgedir. Süryanicede "kulların dağı" anlamına gelen bu köklü isim, kelime anlamıyla "İbadet Dağı" ifadesini karşılamakta ve bölgenin kilise ile manastırlarıyla bilinen son derece uzun Hristiyanlık geleneğine atıfta bulunmaktadır. Süryani Ortodokslar için son derece büyük bir öneme sahip olan Tur Abdin, antik çağlardan beri bu bölgede varlığını sürdüren Arami topluluğunun derin dini, kültürel ve manastır tarihini günümüze kadar yansıtmaktadır.
Antik Çağlardan Roma Dönemine Tarihsel Geçmiş
Bölgenin tarihi geçmişi oldukça eskiye dayanmaktadır. Tur Abdin, MÖ 9. yüzyılda Yeni Asur İmparatorluğu kralı II. Aşurnasirpal tarafından Diyarbakır'da dikilen Kurkh stelinde "Kaşiyari Dağları" ismiyle anılmaktadır. Tarihi steldeki kayıtlara göre bu dağdaki geçit, Nairi ülkesine düzenlenen askeri harekâtta kullanılmıştır. Antik Roma kaynaklarında ise bölge, Mons Mashius (veya Mons Masius) olarak adlandırılmıştır. Bazı geleneklere göre bu ismin, Aramilerin atası olan Aram'ın en küçük oğlu Mash'tan geldiği kabul edilmektedir.
Yeryüzünün En Eski İnanç ve Manastır Merkezleri
Tur Abdin, köklü manastır geleneğiyle dünya inanç turizminde benzersiz bir yere sahiptir. Yeryüzünde ayakta kalmayı başarmış en eski Süryani Ortodoks Manastırı olan Mor Gabriel Manastırı (Deyrulumur) da bu kutsal ve tepelik bölgede ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Bölge, tarih boyunca kesintisiz sürdürülen manastır yaşamı, ibadet ve eğitim gelenekleriyle inanç tarihinin en canlı tanıklarından biri olmuştur.
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Kültürel Miras
Tur Abdin'in eşsiz tarihi ve mimari dokusu, uluslararası alanda da tescillenmiştir. Bölgede yer alan Mor Sobo Kilisesi, Meryem Ana Kilisesi, Deyrüzzaferân Manastırı, Mor Gabriel Manastırı, Mor Abai Manastırı, Mor Loozor Manastırı, Mor Yakup Manastırı, Mor Kuryakos Kilisesi ve Mor İzozoel Kilisesi, 2021 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi'ne dahil edilmiştir. Geç Antik ve Orta Çağ dönemine ait bu mimari eserler, bölgenin kültürel peyzajının en nadide örneklerini oluşturmaktadır.