Tiladir Tepe Höyüğü, Şanlıurfa il merkezinin güneybatısında, Birecik İlçesi'nin güneyinde ve Ziyaret Köyü'nün yaklaşık 700 metre kuzey-kuzeydoğusunda yer alan arkeolojik bir höyüktür. Türkiye-Suriye sınırına oldukça yakın bir konumda, Karkamış'ın 3,5–4 km kuzey-kuzeydoğusundadır. Fırat Nehri'nin doğu yakasında, nehrin hemen kıyısındaki bir kaya üzerinde yer alan höyük, 600 x 200 metre boyutlarında olup yaklaşık 12,2 hektarlık bir alanı kaplamaktadır ve büyüklüğü bakımından bölgenin önemli höyüklerinden biridir.
Kazı ve Araştırma Tarihçesi
Tiladir Tepe, arkeolog L. Woolley tarafından saptanmış ve Tell Ziguret olarak tanımlanmıştır. Daha sonra, 1989 yılında Guillermo Algaze başkanlığında yürütülen Dicle-Fırat Arkeolojik Keşif Araştırması Projesi kapsamında höyükte sistemli yüzey toplaması gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu yüzey araştırmalarından elde edilen bulgular, yerleşimin çok tabakalı bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Höyükte muhtemelen Kalkolitik Çağ, Erken Tunç Çağı III, Orta Tunç Çağı I ve Orta Çağ dönemlerine ait yerleşimler bulunmaktadır.
Buluntular ve Tarihsel Önemi
Höyüğün batı kesiminde yapılan araştırmalarda Geç Kalkolitik Çağ'a ait dışa dönük dudaklı çömlekler, içe dönük çekiç dudaklı kase parçaları ve Uruk Dönemi'ne ait devrik ağızlı kaseler ele geçirilmiştir. Bu arkeolojik buluntuların benzerlerine Hacınebi Höyüğü'nde de rastlanmaktadır. Tiladir Tepe, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki Şadi Tepe, Karkamış, Samsat, Komeçli Höyük ve Kum Ocağı gibi Uruk ticaret ağında yönetsel merkez işlevi gören koloni tipi yerleşimlerden biridir. Samsat'tan sonra bilinen en büyük Uruk koloni yerleşmesi olmasıyla da büyük bir öneme sahiptir.
Ticaret Hatlarının Kontrolü ve Toplumsal Yapı
Şaraga Höyük'ün çok yakın çevresinde konumlanan bu Geç Uruk koloni yerleşimleri; Kuzey Suriye'de Fırat kıyısında yer alan Habuba Kabira, Cebel Aruda ve Tell Kannas gibi Geç Uruk merkezleri ile karşılaştırılmaktadır. Bu yerleşimler, Fırat Vadisi üzerinden geçen Uruk ticaret hattını kontrol eden Uruklu grupların yaşadığı merkezler olarak görülmektedir. Tiladir Tepe'de ele geçen devrik ağızlı kaseler, yerleşmede merkezi kurumlar ya da yöneticiler emrinde sadece yemek karşılığında çalışan bir alt sınıfın bulunduğuna işaret etmektedir. Diğer yandan, höyükte tespit edilen buluntuların Şadi Tepe, Komeçli ve Kum Ocağı yerleşimlerinden daha eskiye tarihlenmesi gerektiği bildirilmektedir.