Haliç Kıyısında Yükselen Eşsiz Bir Yapı: Sveti Stefan Kilisesi
Bilinen adıyla Demir Kilise, İstanbul'un Fatih ilçesinde, Balat ve Fener semtleri arasında Haliç kıyısında yer alan tarihi bir Bulgar Ortodoks ibadethanesidir. Bulgar Eksarhlığı'na bağlı olan bu yapı, ilk olarak 25 Ekim 1859 tarihinde İstefanaki Bey adına inşa edilmeye başlanmıştır. Günümüzdeki görkemli binası ise yedi yıl süren kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından 2018 yılında yeniden kapılarını açarak hizmete girmiştir.
Demir Kilise'nin Tarihsel Arka Planı ve Önemi
Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşayan Bulgarlar, başlangıçta imparatorluğun Ortodoks Hristiyan topluluğu olan Rum Millet'in bir parçası kabul edildikleri için Fener Ortodoks Patrikhanesi'nin kiliselerinde ibadet ediyorlardı. Ancak 19. yüzyılda gelişen Bulgar milliyetçi hareketi, bağımsız bir Bulgar devletinin yanı sıra Fener Patrikhanesi'nden ayrı bir dini organizasyon kurulmasını savunmuştur. Bu çabaların neticesinde Osmanlı Sultanı Abdülaziz tarafından 1870 yılında yayınlanan bir fermanla Bulgar Eksarhlığı resmi olarak tanınmıştır. Kilisenin bugünkü konumunda ilk olarak devlet adamı Stefan Bogoridi tarafından bağışlanan bir evin ahşap bir kiliseye dönüştürülmesiyle elde edilen ilk yapı bulunuyordu. 9 Ekim 1849'da açılan ve Bulgar Ulusal Uyanışının simgelerinden biri haline gelen bu ahşap kilisede, Bulgar Eksarhlığı'nı kuran 28 Şubat 1870 tarihli ferman ilk kez okunmuştur.
Prefabrik Dökme Demirin İhtişamı ve Mimari Tasarım
İlk ahşap yapının bir yangında zarar görmesinin ardından, yerine zayıf zemin koşulları göz önünde bulundurularak betonarme donatı yerine demir çerçeveli yeni bir bina yapılması kararlaştırılmıştır. İmar planları İstanbul merkezli Osmanlı Ermeni mimarı Hovsep Aznavur tarafından hazırlanan kilise, Neo-Gotik ve Neo-Barok mimari etkilerini bir arada barındırmaktadır. Kilisenin 500 ton ağırlığındaki prefabrik dökme demir ve çelik parçalarını üretmek amacıyla uluslararası bir yarışma düzenlenmiş ve bu yarışmayı Avusturyalı R. Ph. Waagner firması kazanmıştır. Viyana'da 1893-1896 yılları arasında üretilen prefabrik parçalar, Tuna Nehri ve Karadeniz üzerinden gemilerle İstanbul'a taşınmıştır. Tüm parçaların somun, cıvata, perçin veya kaynakla birleştirildiği bu montaj süreci yaklaşık bir buçuk yıl sürmüş ve kilise 14 Temmuz 1896'da tamamlanarak 8 Eylül 1898'de Eksarh Joseph tarafından açılmıştır. Üç kubbeli ve haç biçimli bir bazilika olan yapının mihrabı Haliç'e bakmakta olup, narteksinin üzerinde Yaroslavl kentinde dökülmüş altı çana ev sahipliği yapan 40 metre yüksekliğinde bir çan kulesi yükselmektedir. Sveti Stefan Kilisesi, günümüzde dünyada varlığını sürdüren son birkaç prefabrik dökme demir kiliseden biri olma özelliğini taşımaktadır.
Bulgar-Türk İş Birliği ve Yakın Dönem Restorasyonu
Uzun yıllar boyunca zamana meydan okuyan kilisede, 2011 yılında Bulgar-Türk iş birliğiyle kapsamlı bir tadilat projesi başlatılmıştır. 15 milyon Türk Lirası'ndan fazla bir maliyetle gerçekleştirilen bu yenileme çalışmaları kapsamında, Filibe Bulgarları tarafından bağışlanan altın fonlarla kilisenin kubbesi kaplanmış ve yapı baştan sona restore edilmiştir. Çalışmaların tamamlanmasının ardından, kilisenin 120. kuruluş yıl dönümüne denk gelen 8 Ocak 2018 tarihinde, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov'un da katılımıyla görkemli bir açılış töreni düzenlenmiştir. Günümüzde de aktif olarak hizmet veren bu eşsiz ibadethane, İstanbul'un kültürel zenginliğinin en önemli sembollerinden biri olmaya devam etmektedir. Ayrıca İstanbul'da bu yapının yanı sıra Feriköy'de bulunan Aziz Demetrius Kilisesi adında bir başka Bulgar Ortodoks kilisesi daha yer almaktadır.