Suruç'un Coğrafi Konumu ve Genel Özellikleri
Suruç, Şanlıurfa ilinin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde (Orta Fırat Bölümü) yer alan tarihi bir ilçesidir. Şanlıurfa il merkezinin 46 km güneybatısında konumlanan ilçe, Suriye ile sınır teşkil eden demir yolu üzerindeki Mürşitpınar Sınır Kapısına 10 km, Gaziantep-Şanlıurfa kara yoluna ise 6 km uzaklıktadır. İlçenin yüzölçümü 744 km² olup, deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 498 metredir.
Etimolojik Kökeni ve Seruç İsmi
Tarihsel kaynaklarda Seruğ olarak geçen bu şehrin İbrahim Peygamber ile çok yakın bir ilişkisi vardır. İbrahim Peygamber'in babası Azer, dedesi Nahor'un babası Seruğ'dur. Tarihte adı Seruğ olan bu ilçe ile İbrahim Peygamberin atası Seruğ aynı adı taşımaktadır. Seruç, bu ilçenin asıl adıdır. Bu yöre, eskiden beri cins at yetiştiriciliği ile meşhurdur. Atların eğeri ile uğraşan ve imal eden kişilere saraç denilmektedir. Suruç isminin bu kelimenin çoğulu olduğu tahmin edilmekte ve saraçlar anlamında Suruç olarak söylenegelmektedir.
Suruç'un Tarihçesi ve Ev Sahipliği Yaptığı Medeniyetler
Suruç, ilkçağın Osrohne ülkesinin şehirlerinden, Anthemuzia veya Batnea'nın yerine geçtiği Matf Sununh yani İpek Şehri'dir. Bir zamanlar buradaki ileri ziraatın eseri olarak ipekçilik çok gelişmiş ve sanayi kurulmuştur. MÖ Asya’dan göç eden Sümerler Mezopotamya’da medeniyet kurduklarında, Sümerler ve Akadlar Saruğ Ovası'ndaki bu ilçeyi Batna ismi ile anmışlardır. Daha sonra Asurlular, Sümerler ve Akadlar'ı ortadan kaldırarak Suruç'u Tepartip adıyla Birecik İlçesi'ne bağlamışlardır. Sümerler Mezopotamya'da hakimiyetlerini sürdürürken, Mısır'a akın eden Kiksos geçici bir zaman için buraya yerleşmiştir. Roma İmparatoru Büyük Konstantin MS 35 yılında öteki ilçelerle birlikte Suruç'u da Şanlıurfa İline bağlamıştır.
Aradan geçen zamanın ardından Suruç, Kudüs Krallığı'na bağlanmıştır. Romalılardan İyat Bin Ganem barış yoluyla şehri alarak MS 639 yılında Abbasilere bağlamıştır. Şehrin yakınlarında, Rıslantaş Köyü'nde (Suruç'a 15 km uzaklıkta, günümüzde Suriye sınırlarında) siyah taş üzerine yapılmış 1 metre eninde, 2 metre uzunluğunda 2 adet aslan heykeli bulunmaktadır. Ziyaret Köyü'nde meftun bulunan Şeyh Mesleme Bin Name Hicri 466 yılında Suruç'u haçlılardan kurtarmıştır. MS 1095'te Artuk Beyliğinden Sokman'ın eline geçen şehir, 6 yıl sonra Urfa Kontu I.Bolvadin'in egemenliği altına girmiştir. MS 1090'da Urfa Haçlı Kontu'na (Kudüs Krallığı'na) bağlanmıştır. 1127 yılında I. İmadeddin Zengi ilçeyi haçlılardan geri almıştır. Timur'un istilasına da uğrayan ve Moğollarca yakılıp yıkılan Suruç, 1517 yılında Yavuz Sultan Selim'in Kudüs Seferi sırasında Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Halep Vilayetinin Urfa Sancağı'na bağlı bir kasaba olan Suruç, 1918'de İngilizlerin, 1919'da ise Fransızların istilasına uğramıştır. Suruç halkının gösterdiği büyük millî mücadele örneğiyle 11 Nisan 1923'te düşman işgalinden kurtarılmıştır. Suruç, Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte, 1923 yılında ilçe olmuş ve Şanlıurfa iline bağlanmıştır.
Ekonomik Yapı ve Tarımsal Ürünler
İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Suruç'taki yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında buğday, arpa, pamuk, mısır, mercimek ve üzüm gelmektedir. Bunların yanı sıra az miktarda Antep fıstığı, zeytin, susam, nohut ve erik yetiştiriciliği de yapılır. Hayvancılık alanında çoğunlukla küçükbaş hayvan yetiştirilmektedir. Büyükbaş hayvancılık ise sadece aile ihtiyaçlarına yönelik olarak sürdürülmektedir. İlçe genelinde ayrıca önemli bir faaliyet olarak yarış atı yetiştiriciliği de yapılmaktadır.