İstanbul'un Fatih ilçesine bağlı Kocamustafapaşa (Samatya) mahallesi Marmara Caddesi üzerinde konumlanan Surp Kevork Kilisesi, halk arasındaki bilinen adıyla Sulu Manastır, zengin tarihi geçmişiyle öne çıkan önemli bir Ermeni Apostolik kilisesidir. Marmara Denizi kıyısından kısa bir mesafede yer alan kilise binası, yüksek bir duvarla korunmakta olup çevresi diğer büyük binalarla çevrili korunaklı bir kompleks içerisinde yer almaktadır.
Bizans Dönemi ve Sulu Manastır'ın Kökenleri
Kilisenin bulunduğu alandaki dini yerleşimlerin geçmişi Bizans Dönemi'ne kadar uzanmaktadır. Milattan sonra 5. yüzyılda bu alanda Helenianai Sarayı ve Aziz Dalmatios Manastırı yakınlarında yer alan Hagios Stephanos en tais Aurelianai Kilisesi bulunmaktaydı. Günümüzdeki yapı ise 1866-1887 yılları arasında, 11. yüzyıldan kalma eski bir Bizans kilisesi ve manastırının kalıntıları üzerinde inşa edilmiştir. Bu eski yapı, Konstantinopolis'in en önemli Yunan Ortodoks kiliselerinden biri olan Azize Meryem Peribleptos Kilisesi'dir. Kompleksin Türkçe ismi olan 'Sulu Manastır' ifadesi ise kilisenin yakınında bulunan ve Doğu Hristiyanlığı için kutsal sayılan, bugün de varlığını sürdüren antik su kaynağından (ayazma) gelmektedir.
Osmanlı Dönemi ve Ermeni Patrikhanesi Geçmişi
1453 yılında Osmanlıların Konstantinopolis'i fethetmesinden sonra tarihi yapı İstanbul'un Ermeni nüfusuna devredilmiş ve hatta belirli bir süreliğine İstanbul Ermeni Patrikhanesi olarak da hizmet vermiştir. Kilisenin yönetimini sürdüren Samatya Surp Kevork Ermeni Kilisesi, Mektebi ve Mezarlığı Vakfı ise 1832 yılında Osmanlı Padişahı 2. Murad Han fermanıyla kurulmuştur. Ayrıca kompleksin hemen yanında, anaokulundan liseye kadar eğitim veren özel bir eğitim kurumu olan Özel Sahakyan Nunyan Ermeni Okulu yer almaktadır.
Modern Kilise Binasının İnşası
Bugün görülebilen modern kilise yapısının inşası 19. yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilmiştir. Mimar Bedros Nemtze tarafından tasarlanan ve inşaatına 1866 yılında başlanan görkemli kilise yapısı, 1887 yılında tamamlanarak ibadete açılmıştır. Günümüzde hâlen etkin bir ibadethane olarak faaliyet gösteren Surp Kevork Kilisesi, hem taşıdığı Bizans dönemi izleri hem de modern mimari unsurlarıyla İstanbul'un inanç turizmi ve tarihi mirası açısından mutlaka görülmesi gereken yapılar arasında yer almaktadır.