Sulukule'nin Coğrafi Yapısı ve İsim Kökeni
İstanbul'un tarihi yarımadasında, Fatih ilçesi sınırları içinde yer alan Sulukule, çoğunlukla Roman (Çingene) vatandaşların yaşam sürdüğü köklü bir semttir. Semt, ismini İstanbul surlarının en alçak olduğu bölgede bulunmasından ve Bayrampaşa Deresi'nin bu havzada yer almasından ötürü almıştır.
Bizans ve Osmanlı Dönemlerindeki Tarihi Gelişimi
Sulukule'nin batı tarafına düşen ünlü kara surları, Bizans İmparatoru II. Theodosius tarafından MS 6. yüzyılın başlarında inşa edilmiştir. Bölgedeki yerleşim izleri ise 10. yüzyıla kadar dayanır. Bizans döneminde, Hindistan'dan göç edip geldikleri iddia edilen Roman toplulukları, Ortodoks Kilisesi tarafından büyücülük ve falcılık gibi çeşitli iddialarla suçlanmış ve bu sebeple kara surlarının dışındaki alanlarda yaşamaya zorlanmıştır. 1453 yılında Osmanlı Devleti'nin İstanbul'u fethetmesinin ardından, şehri yeniden canlandırmak amacıyla uygulanan farklı coğrafyalardaki nüfusu İstanbul'a çekme politikası çerçevesinde Romanlar da davet edilmiştir. Bu davet üzerine Romanların bir kısmı Ayvansaray'daki Lonca mahallesine, bir diğer kısmı ise Sulukule bölgesine yerleşmiştir.
Cumhuriyet Dönemi, Eğlence Evleri ve Kültürel Altın Çağ
Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde Sulukule semtinde henüz eğlence evlerine dair herhangi bir ize rastlanmamaktaydı. Bölgedeki eğlence evlerinin varlığına dair ilk yazılı kayıtlar, 1946 yılında Turan Aziz Beler tarafından kaleme alınan “Beyoğlu Piliçleri” adlı eserde yer bulmuştur. Kitapta; son derece sade ve temiz dekore edilmiş odalar içinde saz çalan, şarkı söyleyen ve dans eden genç kadınlardan bahsedilmektedir. Sulukule'nin en görkemli ve parlak dönemi ise 1950 ile 1960'lı yıllar arasında yaşanmıştır. Bu dönemde semtte faaliyet gösteren üç büyük Eğlence Evi'ne sadece özel randevuyla girilebildiği bilinmektedir. Zeki Müren ve Müzeyyen Senar gibi Türkiye'nin en seçkin ses sanatçıları eğlenmek amacıyla buraya gelirken; günümüzün popüler isimlerinden Hüsnü Şenlendirici, Adnan Şenses ve Kibariye gibi sanatçılar da ilk profesyonel gelişimlerini bu Eğlence Evleri'nde çalışarak kazanmışlardır. Adnan Menderes döneminde Vatan Caddesi'nin yapımı sırasında Edirnekapı'daki surların bir kısmı ile Sulukule'deki 29 ev yıkılmış; semt sur boyuna doğru kayarak Haticesultan ve Neslişahsultan mahalleleri ile kaynaşmıştır.
Sosyal Değişimler ve Kentsel Yenileme Süreci
1985 yılına gelindiğinde Sulukule sakinleri, Turizm Bakanlığı'na “Gösteri Evleri Projesi” ile başvurmuş ve projeye olumlu geri dönüş almışlardır. Yerel belediye tarafından resmi olarak onaylanıp yasallaşmasa da yarı yasal şekilde çalışan “Eğlence Evleri” faaliyete geçmiştir. Bu süreçte önceden 3 olan eğlence evi sayısı 34'e yükselmiş, işletmelerde yaklaşık 3500 kişi istihdam edilmiş ve semt ekonomik açıdan kalkınarak yeni apartmanların yapımına sahne olmuştur. Ancak 1990 yılında Sadettin Tantan'ın Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu İstanbul Bölge Başkanlığına seçilmesiyle birlikte Eğlence Evleri'ne yönelik geniş çaplı baskınlar başlamış ve 1992 yılına gelindiğinde bu evlerin büyük çoğunluğu kapanmıştır. Sadettin Tantan'ın 1994 yılında Fatih Belediye Başkanı seçilmesinin ardından geriye kalan son birkaç Eğlence Evi de boşaltılmış ve bölge yeniden ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. 2005 yılında ise Bakanlar Kurulu tarafından "Sulukule Kentsel Yenileme Projesi" kabul edilmiş ve 19 Ekim 2006 tarihinde acele kamulaştırma kararı çıkarılmıştır. Çeşitli sivil toplum kuruluşları ile aktivistlerin kurduğu Sulukule Platformu bünyesinde, mahalledeki evlerin yıkılmasına, konut dokusunun bozulmasına ve sakinlerin yerinden edilmesine karşı dört yıl boyunca hukuki ve sosyal bir mücadele yürütülmüş olsa da bu çabalar sonuçsuz kalmış; proje İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fatih Belediyesi ve TOKİ iş birliğiyle tamamlanmıştır.