Şaraga Höyük, Şanlıurfa ilinin Birecik ilçesi yakınlarında, Fırat Nehri'nin batı kıyısında yer alan tescilli ve son derece önemli bir arkeolojik yerleşimdir. Tarih boyunca stratejik bir öneme sahip olan antik Karkamış kentinin yaklaşık 10 kilometre kuzeyinde konumlanan höyük, 200 x 150 metre boyutlarında bir alana yayılmakta ve 25 metre yüksekliğe ulaşmaktadır. Tarihi zenginlikleri ile öne çıkan bölge, 26 Ekim 1995 tarihinde 2259 tescil numarası ile 1. derece tescilli sit alanı statüsü kazanmıştır.
Şaraga Höyük Kazıları ve Kurtarma Çalışmaları
Höyük, ilk olarak Birecik ve Karkamış Barajı göl aynası altında kalacak kültür varlıklarını tespit etmek amacıyla bölgede araştırmalar yürüten Guillermo Algaze ve ekibi tarafından 1989 yılında keşfedilmiştir. Ardından, Ortadoğu Teknik Üniversitesi bünyesindeki Tarihsel Çevre Değerlerini Araştırma Merkezi (TAÇDAM) koordinasyonunda kapsamlı yüzey araştırmaları gerçekleştirilmiştir. Baraj suları altında kalma tehlikesi nedeniyle höyükte 1999 ve 2000 yılları arasında Gaziantep Müzesi'nden Kemal Sertok ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nden (DTCF) Fikri Kulakoğlu başkanlığında kurtarma kazıları yapılmıştır. 2003 yılında Gaziantep Valiliği ve DTCF sponsorluğunda sürdürülen çalışmalar, baraj gölü sularının hızla yükselmesi ve ilk yerleşim tabakalarına henüz ulaşılamadan alanın sular altında kalması nedeniyle mecburi olarak durdurulmuştur.
Höyüğün Tarihsel Katmanları ve Buluntuları
Şaraga Höyük'te gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalarda en eskiden en yeniye doğru Geç Uruk Dönemi (Geç Kalkolitik Çağ sonları), Erken Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı, Geç Tunç Çağı, Demir Çağı ve Orta Çağ olmak üzere köklü bir tabakalanma saptanmıştır. Araştırmalarda Orta Tunç Çağı ile Geç Tunç Çağı arasındaki geçişi gösteren bir bulguya rastlanmamıştır. Demir Çağı yerleşiminin ise Ahameniş Dönemi izleri taşıdığı ve yangın geçiren tek kültür katı olduğu anlaşılmıştır. Kazılarda bulunan kalın cidarlı, çark yapımı iri depo kapları, Aşağı Mezopotamya'dan Zagros Dağları'na kadar geniş bir coğrafyada görülen ve Geç Uruk ile Erken Tunç çağlarını tarihlendiren önemli buluntular arasındadır.
Anıtsal Mimari ve İlk Tunç Çağı Mezarlığı
Kazı çalışmalarındaki en görkemli mimari keşif, Geç Tunç Çağı boyunca defalarca yenilenerek kullanılan anıtsal bir dinsel yapı kompleksi ve bu yapının doğusunda kuzey-güney doğrultusunda uzanan antik bir yoldur. Savunma duvarı ile çevrili olduğu belirlenen bu kompleksin Orta Tunç Çağı'ndan itibaren depolama amacıyla kullanıldığına işaret eden çok sayıda depo kabı bulunmuştur. Höyük yakınlarındaki mezarlık alanında ise yüzeyin 25-30 cm altında geniş taş bloklarla inşa edilmiş iki anıtsal Erken Tunç Çağı mezarı açığa çıkarılmıştır. İçerisinde ayaklı meyveliklerin ve çanak çömleklerin yer aldığı bu mezarlarda iskelet kalıntısına rastlanmamıştır. Tarihsel veriler, Şaraga Höyük'ün MÖ 2. binyılın son çeyreği ile MÖ 1. binyılın ilk çeyreği arasında yoğun bir iskan gördüğünü doğrulamaktadır.