Türkiye'nin En Büyük Krater Gölü: Nemrut Gölü
Türkiye'nin en büyük krater gölü olan Nemrut Gölü, adını MÖ 2100 yılında yaşamış olan Babil Hükümdarı Nemrut'tan almıştır. Coğrafi olarak Van Gölü havzasının batısında konumlanan bu doğa harikası, Bitlis ilinin Tatvan, Ahlat ve Güroymak ilçeleri arasında yer almaktadır. Nemrut Kalderası Millî Parkı içinde bulunan göl, 17 Nisan 2013 tarihinde Ramsar Sulak Alanı olarak tescil edilmiştir. Deniz seviyesinden 2.247 metre yükseklikteki krater alanı içerisinde ikisi büyük olmak üzere toplam beş adet göl yer almaktadır.
Eşsiz Mikroklimatik Yapı ve Zengin Biyoçeşitlilik
Kar ve kaynak sularıyla beslenen Nemrut Gölü'nün suları son derece soğuk ve tatlıdır. Yapılan su analizi çalışmaları göl suyunun berrak, renksiz, kokusuz ve normal içme suyu lezzetinde olduğunu göstermiştir. Radyoaktivite açısından normal sınırlarda olan gölün pH asitlik derecesi 7.4 ile hafif alkalidir. Nitoplankton yönünden zengin olan göle 1986 yılında bırakılan az sayıdaki aynalı sazan balığı kısa sürede çoğalarak balıkçılık yapılabilecek seviyeye gelmiştir. Farklı coğrafi bölgelere ait bitkilerin bir arada yaşaması, göl seviyelerinin neredeyse sabit kalması, yağış ve buharlaşma dengesinin kurulmuş olması buranın özel bir mikroklimaya sahip olduğunu kanıtlamaktadır. Ayrıca göl çevresindeki sıcak sular ve kaplıcalar volkanik faaliyetlerin günümüzdeki son izleridir.
Nemrut Kalderası'nın Jeolojik Oluşumu
Nemrut kraterinin oluşum sürecinin Pliyosen jeolojik döneminde Doğu Anadolu'daki tektonik sıkışmaya bağlı gelişen bir genişleme çatlağıyla başladığı sanılmaktadır. Doğu Anadolu Bölgesi'nin jeolojik geçmişinde Van Gölü havzası ile Muş havzası birleşik bir yapıdayken, yanardağın akıntılarıyla oluşan 1.760 metre rakımlı Rahva düzü bu havzaları birbirinden ayırmış ve Van Gölü'nün bugünkü haline gelmesini sağlamıştır. Nemrut Dağı'nın volkanizması sonucu oluşan bu süreçte yanardağın çevresine yaklaşık 210 km³ volkanik madde püskürttüğü hesaplanmaktadır. İlk patlamayla çıkan 110 km³ civarındaki madde yakın çevreye çökelirken, yaklaşık 30 km³ lav bacanın kenarlarında birikerek koninin yüksekliğini 4.000 metrenin üzerine çıkarmıştır. Zamanla sıkışan gaz ve erimiş magma tabakasının büyük bir basınçla patlaması ve bacanın üst kısmının çökmesiyle bugünkü kaldera meydana gelmiştir.
Karakteristik Yeryüzü Şekilleri ve Volkanik Kayaçlar
Yaklaşık 40 km² yüzölçüme sahip olan Nemrut Kalderası, Türkiye'nin volkanizma faaliyetleri açısından en karakteristik ve en orijinal yeryüzü şekillerinden biridir. Kaldera tabanının batı yarısı göl ile kaplı olup, yarım ay şeklindeki en büyük gölün ortalama derinliği 100 metre civarında olup kuzeybatı kenarında derinlik 155 metreye ulaşmaktadır. Kaldera oluşumuyla ilgili piroklastitler, geri düşme ve ignimbirit akıntıları yaklaşık 4.189 km²'lik bir alanı örtmektedir. Ahlat taşı olarak da bilinen trakitik bileşimdeki koyu kahveden siyaha kadar değişen renklerdeki ignimbiritler, güneyde Bitlis vadisi içinden bazaltların üzerinden akmıştır. Bu püskürmelerin olasılıkla 90.000 ile 30.000 yıl öncesi bir zaman aralığında meydana geldiği düşünülmektedir. Bölgedeki kayaç yapısı incelendiğinde; bazalt, andezit ve trakit gibi akışkan türleri ile kül, tüf, ponza ve ignimbirit gibi volkanik yağışla oluşan kayaçların varlığı gözlemlenmektedir.