Muradiye Külliyesi, Sultan II. Murad'ın Bursa'da 1425-1426 yıllarında yaptırdığı ve bulunduğu semte de adını veren tarihi bir külliyedir. Şehrin etrafa doğru yayılmasını ve açılımını sağlamak amacıyla yaptırılan bu tarihi külliye; Muradiye Camii, hamam, medrese, imaret ve sonraki yıllarda yaptırılmış olan 12 türbeden oluşmaktadır. Zamanla çok sayıda hanedan mensubunun gömülmesiyle saraya ait bir kabristan görünümü kazanmış ve İstanbul'dan sonra en çok saraylıyı barındıran ikinci hazire haline gelmiştir. Külliye, 2014 yılında "Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğuşu" Dünya Miras Alanı'nın bileşenlerinden biri olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmiştir.
Külliye Yapıları ve Özellikleri
Külliyenin ana binası olan Muradiye Camii, zaviyeli camiler formunda olup iki minarelidir. Caminin giriş tavanında yer alan yirmi dört kollu yıldızlardan gelişen geometrik süslemeli ahşap göbek, 1855 yılından sonra yapılan onarım esnasında monte edilmiştir. Ahşap müezzin mahfili, Rokoko üslubundaki alçıdan mihrabı ve batıdaki minaresi de 1855 depreminden sonra yapılmıştır. Caminin batısında yer alan 16 hücreli medrese, erken dönem Osmanlı medrese mimarisinin tipik bir örneğidir. 1951'de restore edilen yapı, uzun süre Verem Savaş Dispanseri olarak kullanılmış olup günümüzde Kur'an ve El Yazmaları Eserleri Müzesi olarak hizmet vermektedir.
İmaret ve Hamam Yapıları
Caminin yaklaşık 20 metre kuzeydoğusunda konumlanan imaret, moloz taştan inşa edilmiş ve oluklu kiremitle kaplanmıştır; günümüzde lokanta olarak kullanılmaktadır. Külliyenin hamam yapısı ise oldukça basit ve sade bir plana sahip olup soğukluk, ılıklık, iki halvet ve külhan bölümlerinden meydana gelmektedir. 1523, 1634 ve 1742 yıllarında onarılan hamam, uzun yıllar depo olarak kullanıldıktan sonra günümüzde Engelli Merkezi olarak hizmet sunmaktadır.
Tarihi Türbe Topluluğu
Külliyede, Sultan II. Murad'ın tek başına yattığı türbe dışında şehzadelere ait 4, sultan eşlerine ait 4, şehzade eşlerine ait bir türbe ile hanedan üyesi olmayan saray mensuplarının defnedildiği iki açık türbe daha bulunmaktadır. Külliyedeki en büyük türbe olan II. Murad Türbesi, 1451'de Edirne'de vefat eden sultan için oğlu II. Mehmet (Fatih) tarafından 1453'te yaptırılmıştır. Sultan II. Murad'ın vasiyeti üzerine mezarı üzerine yağmur yağması amacıyla türbenin üstü açık bırakılmış ve naaşı doğrudan toprağa gömülmüştür. Külliyenin süsleme bakımından en zengini olan Cem Sultan Türbesi'nin duvarları firuze ve lacivert altıgen çinilerle kaplıdır. Ayrıca külliyede II. Mehmet'in annesi Hüma Hatun'un yattığı Hatuniye Türbesi ve II. Mehmet'in ebesi için yapıldığı düşünülen Ebe (Gülbahar) Hatun Türbesi yer almaktadır.
Deprem Hasarları ve Restorasyon Süreci
Külliye, 1855 Bursa depreminde cami minaresinin yarılması, türbe kubbesinin ayrılması ve medresenin zarar görmesi nedeniyle büyük bir onarım geçirmiştir. 2012 yılında başlatılan üç aşamalı kapsamlı restorasyon projesi kapsamında türbelerin dış kubbelerinin kurşun kaplamaları yenilenmiş, rölöve ve restorasyon çalışmaları yapılmıştır. Ayrıca fresklerin üzerindeki alçılar kazınarak altlarında kalan özgün freskler ve hattat yazıları özgün haliyle ortaya çıkarılmıştır. Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla külliye 2015 yılında yeniden ziyarete açılmıştır.