Amasya'nın tarihi ve stratejik açıdan en zengin yerleşimlerinden biri olan Merzifon, Karadeniz sahiline ve Orta Anadolu'ya giden yolların kesişim noktasında yer alır. Deniz seviyesinden ortalama 741 metre yükseklikte olan ve 888 km²lik geniş bir ovaya yayılan bu bölge, ünlü coğrafyacı ve tarihçi Strabon tarafından "Bin köy" bölgesi olarak tanımlanmıştır. Yapılan arkeolojik araştırmalar ve höyüklerdeki buluntular, bölgedeki yaşam izlerinin yaklaşık 7 bin yıl öncesine, yani MÖ 5500'lere kadar uzandığını göstermektedir.
Antik Çağlardan Roma İmparatorluğu'na Merzifon Tarihi
Bölge tarih boyunca Hititler, Frigler, Kimmerler ve İskitler gibi pek çok kadim uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. MÖ 8. yüzyılda Frigler bölgeye yerleşerek Merzifon Kalesi'ni ve çevre yerleşimleri onarıp kullanmışlardır. Amasya'yı başkent yapan Pontus Devleti döneminde önemli bir askeri savunma ve ticaret merkezi haline gelen kent, MÖ 47'de Roma İmparatorluğu'nun sınırlarına katılmıştır. Roma döneminde ekonomik hayat canlanmış, şehir surları tamir edilmiş ve İmparator Hadrianus'un emriyle eski tapınaklar onarılarak yenileri inşa edilmiştir. Bu dönemde Karşıyaka (Neopolis) köyünde Zeus Stratios adına bir tapınak kurulmuş, Aktarla (Nureni) köyünde ise MS 3. yüzyıla ait akroterli ve bezemeli meşhur bir lahit ortaya çıkarılmıştır.
Bizans Dönemi, İslam Hakimiyeti ve Beylikler Devri
Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasının ardından Bizans sınırlarında kalan Merzifon, bölgedeki kültürel rolünü devam ettirmiştir. 8. yüzyıl başlarında Emeviler'in Arap akınlarına maruz kalarak kısa süreliğine el değiştiren şehir, 11. yüzyılda Danişmentlilerin hakimiyetine girerek İslam kültürüyle tanışmıştır. Danişmentlilerin ardından Selçuklu ve Moğol kökenli valilerce yönetilen İlhanlı dönemlerini yaşayan Merzifon, daha sonra Eratna Beyliği ve Taşanoğulları gibi Türkmen beyliklerinin egemenliğinde kalmıştır. Bu dönemlerde inşa edilen kaleler ve yapılar, ovaya hakim stratejik noktaları korumak adına büyük önem taşımıştır.
Osmanlı İmparatorluğu Dönemi ve Tarihsel Miras
Taşanoğulları beyliğinin ardından 1393 yılında Yıldırım Bayezid döneminde Osmanlı İmparatorluğu topraklarına dahil edilen Merzifon, Sivas eyaletine bağlı Amasya sancağının önemli bir kazası ve kültür merkezi olmuştur. Osmanlı birliğini yeniden sağlayan I. Mehmed döneminde eski güvenli ve canlı günlerine geri dönen kentin en önemli tarihi figürlerinden biri de 1634 yılında Merzifon'un Marinca köyünde doğan meşhur Osmanlı sadrazamı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'dır. Zengin tarihi geçmişini günümüze taşıyan Merzifon, tarih boyunca barındırdığı medeniyetlerin izlerini gururla sergilemektedir.