Marmara Adası (Yunanca: Proikonesos, Latince: Proconnesus), Marmara Denizi'nin güneybatısında yer alan Marmara Adaları'nın en büyüğü ve Balıkesir'e bağlı olan bir adadır. Gökçeada'dan sonra Türkiye'nin ikinci büyük adası olma özelliğini taşıyan ada, yaz sezonunda artan nüfusuyla birlikte çok sayıda otel, hotel ve pansiyona ev sahipliği yapmaktadır. Adanın merkezinden başka, köyleri de turizm amaçlı hizmet vermektedir. 2014 yılında Balıkesir'in büyükşehir olması ile birlikte Marmara Adası'na bağlanan diğer ada ve köyler; Avşa Adası, Ekinlik Adası ve Yiğitler Köyü'dür.

Doğal Özellikleri ve Coğrafi Yapısı
Marmara Adası, çeşitli doğal ve kültürel özellikleriyle tanınmaktadır. İstanbul'un yakınında bulunan ada; temiz suları, çakıl ve kumlu plajları ve ideal trekking yollarıyla dikkat çeker. Ada, iki farklı iklim rejimi yaşamaktadır: güneyde Akdeniz iklimi ve kuzeyde Karadeniz iklimi. Marmara Denizi'ndeki en yüksek dağ zirvesine sahip olması ve kara büyüklüğüne göre Türkiye'nin en zengin florasına ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür. Ada ayrıca antik mermer ocaklarıyla ve vahşi at popülasyonlarına verdiği destekle benzersizdir. Esrarengiz antik şair Aristeas'ın doğum yeri olarak bilinen ada, Türkiye'nin en lezzetli adaçayı ile tanınır. Yüksek dağlar, tarım için uygun alçak araziler, akarsular, şelaleler, zeytin yetiştiriciliği, turizm ve madencilik kombinasyonunu sunan tek adadır. Kabaca bir elipsi andıran adanın yüzölçümü 117,18 kilometrekaredir. Adanın orta kesimleri dağlık, kuzeyi ve güneyi ise genellikle tepeliktir. Adanın en yüksek noktası, orta batı kesiminde 699 metreye kadar uzanan Büyükçayır Doruğu'dur. Diğer önemli yükseltiler arasında Keltepe (516 m), Viranköy Tepesi (598 m), Karabanlar Tepesi (346 m) ve Yavuzaki sırtı (359 m) yer alır.

Tarih Boyunca Marmara Adası
Adadaki ilk yerleşme Antik Çağda Miletoslularca kurulmuştur. Bir deniz ticaret kolonisi olarak kurulan Prokonnesos (Προκόννησος) kenti adaya da adını vermiştir. Birçok kez yağmalanan Prokonnesos, Roma Döneminde Hristiyanların sürgün yeriydi. Bizans Döneminde keşişlerin yerleştiği adaya, Osmanlı topraklarına katıldıktan sonra 15. yüzyıldan başlayarak Türkler de yerleştirildi. Ada halkının çoğunluğunu oluşturan Rumlar yüzyıllarca Türklerle yan yana yaşadı. Günümüzde Roma, Bizans ve Osmanlı Dönemi tarihî eserleri adada kısmen mevcuttur. Adanın ilk adı Yunanca "Geyik Adası" demek olan Elafonesos'tur. MÖ 6. yüzyıl sonuna doğru ada Prokonnesos adını alır. Bizanslılar daha sonra buraya Proikos/Deyiz kökünden türeyen Proikonnisos adını vermişlerdir. 13. yüzyıl başlarında ada Marmara olarak anılmaya başlanmıştır. 15. yüzyıl içinde ada yönetimini ellerine geçiren Türkler Marmara adını kullanmışlardır. Osmanlı yönetimi esnasında Marmara Adası uzun süre çevrenin en önemli ilçesi durumundaydı. 1843 senesinin ilk yarısında yapılan idari değişiklikle Kapıdağ, Erdek ve Bandırma Marmara'ya bağlanmışken, aynı senenin sonlarında idare merkezi Erdek'e taşınmış ve Marmara bir bucak olarak buraya bağlanmıştır. Marmara Adası'nı ziyaret eden tek ve son Osmanlı Sultanı ise Sultan Aziz'dir.

Bizans Dönemi ve Soyluların İzleri
4. yüzyılda Büyük Konstantinos'un hükümdarlığı sırasında, Konstantinopolis'ten önemli aristokratlar adaya ilk kez yerleşti. 569 yılı itibarıyla, birçok Bizans aristokratı adada ev olarak kabul ettikleri saraylar inşa etmişti. Bu dönemin en büyük sarayı, İmparator I. Justinianus tarafından inşa edilmiştir. İmparator ile birlikte geniş bir soylu, saray muhafızları, esnaflar ve hizmetçiler topluluğu adaya gelmiştir. Justinianus ayrıca, tarih kayıtlarında bilinen en eski büyük manastırını Marmara Adası'na inşa etmiştir. Bizans kraliyet varlığı adada, Konstantinopolis Patrikhanesi ile güçlü bağlarla hissedilmiştir. Tarihinin çoğu boyunca ada "Proikonnesos" (kraliyet armağanı adası) ve "Prinkipo" (aristokrasi adası) olarak adlandırılmıştır.

Mübadele Dönemi ve Yakın Tarihteki Göçler
Lozan Antlaşması'nın mübadele maddesi hükümleri uyarınca Rumlar Yunanistan'a gitmek zorunda kalınca, adaya özellikle Karadeniz Bölgesi'nden gelenler yerleştirildi. Rum nüfus Yunanistan'a göçerek Halkidiki yarımadasında Neos Marmaras (Yeni Marmara) yerleşimini kurdu. Adadaki Rumlardan kalan evlere ve diğer mülklere Girit göçmenleri ve Karadeniz Bölgesinden gelen aileler yerleştirilmiştir. Adanın doğusunda yer alan Topağaç Ovası o tarihlerde bir sıtma yuvası olduğundan, buradan arazi alanlar geçici bir süre daha kuzeyde bulunan Asmalı Köyüne yerleştirilmiştir. Topağaç Köyüne devamlı yerleşme 1928 yılında Yunanistan'dan gelen göçmenlerle başlamış, ayrıca 1930'da Karabiga'dan gelen işçi ailelerine de bu köyde yer verilmiştir. Rize ve Çayeli'nden gelen aileler 1927 yılında adanın batısındaki Çınarlı Köyü'ne yerleştirilmiştir. Bunları daha sonraki yıllarda Ordu, Trabzon ve Giresun'dan gelenler izlemiştir. 4 Ocak 1935'teki Erdek Depremi adada büyük bir yıkıma yol açtı. Günümüzde ada sakinlerinin büyük çoğunluğunu Romeika konuşan Of ve Trabzon göçmenleri oluşturmaktadır.
Tarihi Prokonnesos Mermer Ocakları
Ünlü Prokonnesos mermeri, MÖ 4. yüzyılda Ephesos'un ünlü Artemis Tapınağı'nda, Hlikarnessosos Satrapı'nda, Ayasofya'da, Sultanahmet Camii'nde ve Mausolos'un sarayında kullanılmıştır. Ayrıca Roma İmparatorunun mermer ihtiyacını karşılamada Prokonnesos önemli bir rol oynamıştır. Roma Ulusal Müzesi'nde sergilenen ve Proconnesian mermerinden oyulmuş olan Palazzo Altemps'teki Büyük Ludovisi Sarkofagı da bu mermerden yapılmıştır. İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen birçok mermer eser de Roma ve Bizans Dönemlerinde adanın mermerleri ile yapılmıştır.

Ulaşım Bilgileri
Marmara Adası'na yaz sezonunda İstanbul'dan her gün 2 ya da 3 İDO'ya ait deniz otobüsü ve roro gemileri tarifeli sefer yapmaktadır, hafta sonları ek seferler de konulmaktadır.