Mimar Sinan'ın Erzurum'daki İlk Şaheseri
Erzurum'un merkez ilçesi Yakutiye'de, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yükselen Lala Mustafa Paşa Camii, Osmanlı İmparatorluğu'nun bu kadim kentte inşa ettiği ilk cami olma özelliğini taşır. Sadrazamlık makamına kadar yükselmiş, şehzadeliğinde II. Selim'e hocalık yaptığı için "Lala" unvanını almış ve 1570 yılında Kıbrıs'ın fethindeki muazzam başarısıyla "Kıbrıs Fatihi" olarak anılmış olan Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. Erzurum Beylerbeyi olarak görev yaptığı dönemde, seferlerden elde ettiği şahsi servetiyle 1562 yılında temelleri atılan bu abidevi eser, imparatorluk coğrafyasındaki en kıymetli hayır yapılarından biridir. Dönemin mimarbaşısı olan efsanevi başmimar Mimar Sinan’ın tasarladığı tescilli eserler listesinde yer alan bu yapı, aslen bir külliye olarak inşa edilmiştir. Saray ve sıbyan mektebi gibi bölümleri zaman içinde yok olsa da, cami ve hamam kısımları günümüze ulaşmayı başarmıştır.

Tarih Boyunca Yaşanan İstilalar ve Evliya Çelebi'nin Gözünden Cami
Lala Mustafa Paşa Camii, Erzurum'un maruz kaldığı sayısız istila ve savaş döneminde büyük tahribata uğramıştır. Şehri işgal eden Ruslar ve Ermeniler, caminin eşsiz güzellikteki iç çinilerini ve mermerden yontulmuş muhteşem minberini kırmış, parçalamış ve taşınabilir değerli sanat eserlerini yağmalayarak çalıp götürmüşlerdir. Bu ağır yıkıma rağmen abide, tüm heybetiyle zamana meydan okumaya devam etmektedir. Ünlü seyyah Evliya Çelebi, meşhur Seyahatname’sinde camiden övgüyle bahseder. Cümle kapısının önünden geçen anayolun kenarında konumlanan bu yapıyı "İstanbul tarzlı, yüce kubbeli ve tamamen saf kurşun kaplı" bir ibadethane olarak betimler. Eni ve boyu seksener ayak ölçüsünde olan caminin mihrabını, minberini ve müezzin mahfilini "şah güzelidir" sözleriyle nitelendirirken, geniş taşra sofasına karşın hareminin dar olduğunu belirtir.
Cumhuriyet Caddesi'ndeki Eşsiz Konumu
Cami, Erzurum şehir merkezinin can damarı olan Cumhuriyet Caddesi üzerinde, kentin odak noktasını oluşturacak bir konumda yer almaktadır. Batı yönünde yer alan ve tarihiyle şehre damga vuran Yakutiye Medresesi ile aynı ortak meydan ve alan içerisinde komşuluk eder. Bu merkezi yerleşim, camiyi hem yerel halkın hem de şehri ziyaret eden gezginlerin en kolay ulaşabildiği tarihi merkez haline getirmektedir.


İstanbul Tarzı Klasik Mimari ve Mukarnaslı Portaller
Lala Mustafa Paşa Camii, plan şeması bakımından Mimar Sinan'ın erken dönem şaheserlerinden olan İstanbul Şehzade Camii'ndeki merkezi şemaya sadık kalınarak tasarlanmıştır. Dört büyük paye üzerine oturtulan merkezi kubbe, dört yönden yarım çapraz tonozlar ile desteklenmekte, köşelerde yer alan küçük kubbeler ise yapıya estetik bir bütünlük kazandırmaktadır. Caminin doğu, batı ve kuzey yönlerinde açılan dört adet kapısı vardır. Harime giriş, kuzey cephede yer alan mukarnas kavsaralı, anıtsal nitelikteki taç kapı vasıtasıyla sağlanır. Cami içindeki mihrabın tasarımı da bu taç kapının zarafeti ve formuyla büyük bir uyum gösterir. Kuzeybatı köşesinde yükselen minare, kesme beyaz taştan inşa edilmiş olup kırmızı taş bileziklerle bezenmiş kısa ve tek şerefeli yapısıyla bölgesel tektonik özellikleri yansıtır. Sivri kemerli pencere alınlıklarında yazı ve nebati süslemeli çiniler yer alır. İç kısımdaki çiniler tahribata rağmen kısmen günümüze ulaşmış olsa da, dış kısımdakiler maalesef tamamen yok olmuştur.



Halkı Vergiden Muaf Tutan Tarihi Padişah Fermanı
Caminin beş gözlü son cemaat yerinde, girişin sağ tarafındaki mihrabiye üzerinde son derece önemli bir tarihi vesika yer almaktadır. 1671 yılında dönemin Osmanlı Padişahı IV. Mehmet'e, Erzurum halkının içinde bulunduğu çok ağır geçim sıkıntıları ve adaletsiz vergiler detaylıca arz edilmiştir. Halkın halinden derinden etkilenen Padişah, derhal Erzurum eyaletinden alınan ağır vergilerin kaldırılmasını buyurmuş ve meşhur "Tiz, Erz-ı Rûm’dan vergi alınmaya" emrini içeren bir ferman yayımlamıştır. Devrin ünlü hattatı Mustafa İzzet tarafından mermer üzerine 14 satırlık nesih yazısıyla kazınan bu Ferman, yirmi üç farklı vergi türünü (buğday, bulgur, odun, kışlık vergisi, otlak vergisi, saman, yağ, köle bedeli vb.) yasaklamış ve bu yasakları ihlal eden valiler ile yetkililere ağır lanetler okumuştur. Bu eşsiz mermer ferman, yazıldığı günkü mevcut konumunu koruyarak günümüze kadar sapasağlam ulaşmıştır.

Tarihi Yapının Onarım Süreçleri
Lala Mustafa Paşa Camii, asırlar boyunca çeşitli dönemlerde bakım ve restorasyondan geçmiştir. 1870 yılında caminin anıtsal taç kapı çevresi kapsamlı bir şekilde onarılarak yenilenmiştir. Yapının çevresiyle bütünleşmesini sağlayan ve estetik çehresini tamamen değiştiren en dikkat çekici modern müdahale ise 2010 yılında başlatılan kapsamlı çevre düzenleme çalışmaları olmuştur.