Ege'nin Köklü Tarih Sahnesi: Kütahya
Ege Bölgesi'nde yer alan ve kuzey ile batıdaki yüksek dağ sırtlarında doruğa ulaşan tarım arazileriyle geniş bir yamaç alanına yayılan Kütahya, binlerce yıllık zengin geçmişiyle Türkiye'nin en köklü şehirlerinden biridir. Antik çağlarda Kotiaeion (Cotiaeum) veya Koti adlarıyla anılan bu tarihi kent, geçmişten günümüze taşıdığı kültürel miras ve görkemli yapılarıyla ziyaretçilerine adeta bir tarih yolculuğu sunmaktadır.
MÖ 3000'den Günümüze Uzanan Eşsiz Bir Tarihçe
Kuruluş tarihi kesin olarak tespit edilememekle birlikte tarihi MÖ 3000 yıllarına kadar uzanan Kütahya topraklarına yerleşen en eski halk Friglerdir. MÖ 1200'lerde Anadolu'ya gelerek Hitit İmparatorluğu topraklarında örgütlenen Friglerden sonra kent sırasıyla Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Büyük İskender'in komutanlarından Antigonos ve Roma İmparatorluğu'nun egemenliğine girmiştir. Piskoposluk merkezi de olan kent, Malazgirt Savaşı'ndan sonra Anadolu Selçuklu Devleti kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından Selçuklu topraklarına katılmış, Haçlı saldırıları ve taht kavgalarının ardından nihai olarak I. Alâeddin Keykubad döneminde (1233) Selçuklu idaresine girmiştir.
Germiyanoğulları'ndan Osmanlı'ya Uzanan Köprü
1381 yılında Germiyanoğlu Süleyman Şah'ın kızı Devlet Hatun'un, Osmanlı Sultanı I. Murat'ın oğlu Yıldırım Bayezid ile evlenmesi üzerine Kütahya ve çevresi çeyiz olarak Osmanlılara verilmiştir. Ankara Savaşı sonrasında kısa bir süre Timur tarafından Germiyanoğulları'na iade edilse de, 1428'de II. Yakub Bey'in vasiyetiyle tamamen Osmanlı topraklarına katılmıştır. Fatih Sultan Mehmed döneminden itibaren 1826 yılına kadar Anadolu Beylerbeyliği'nin merkezi olan Kütahya; Saruhan, Aydın, Kastamonu, Ankara ve Bursa gibi 14 sancağın bağlı olduğu büyük bir idari merkez konumuna yükselmiştir.
Celâli İsyanları ve Can Mirza Paşa Muhasarası
Osmanlı dönemi boyunca önemli tarihi olaylara sahne olan kentte, 1511 yılında Şahkulu ayaklanması bastırılmış, 1601 yılında ise Celâli ayaklanmaları sırasında Vezir Hafız Ahmed Paşa Kütahya Kalesi'ne sığınarak Deli Hasan'ın kuşatmasına karşı koymuştur. 1657'de ise devlete isyan eden Abaza Hasan Paşa'ya katılan Anadolu Eyaleti Valisi Can Mirza Paşa'ya karşı kahramanca direnen Kütahya halkı, paşanın askerlerini etkisiz hale getirerek şehri savunmuştur. 19. yüzyılda Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın oğlu tarafından işgal edilen şehir, Kütahya Antlaşması ile kurtulmuştur. Ayrıca 1849-1851 yılları arasında Lajos Kossuth önderliğindeki Macar sığınmacılara ev sahipliği yapmıştır. Milli Mücadele yıllarında Yunan işgaline uğrayan kent, 30 Ağustos 1922'de kurtarılmış ve 8 Ekim 1923'te vilayet statüsü kazanmıştır.
Kütahya'da Görülmesi Gereken Kültürel Değerler
Tarihin izlerini günümüze taşıyan kentin en önemli simgesi, Cumhuriyet Caddesi'nde (Sevgi Yolu) yer alan ve çiniden yapılmış olan ünlü Vazo'dur. Kentin panoramik manzarasını sunan görkemli Kütahya Kalesi, geleneksel mimari dokusunu koruyan Tarihi Germiyan Sokağı, Osmanlı döneminin en seçkin eserlerinden olan ve 1381-1410 yılları arasında inşa edilen Kütahya Ulu Camii, Saat Kulesi, Zafertepe Anıtı, günümüzde Adliye binası olarak hizmet veren Tarihi Hükûmet Konağı ve büyüleyici doğal güzellikleriyle Frig Vadileri Kütahya'da mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında gelmektedir.