Ege Bölgesi'nin İç Batı Anadolu Bölümü'nde yer alan Hisarcık, Kütahya iline bağlı dağlık ve engebeli arazi yapısına sahip bir ilçedir. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 751 metre olan ilçe, Kütahya il merkezine 108 kilometre, Uşak iline ise 106 kilometre uzaklıkta konumlanmıştır. Doğu ve kuzey sınırlarında Emet ilçesi, güneyinde Gediz ve Simav ilçeleri, batısında ise yine Simav ilçesi bulunmaktadır. İlçe arazisinin %36,8'i tarım arazisi, %3,3'ü çayır-mera, %59,2'si orman ve %0,7'si diğer alanlardan oluşmakta olup, iklimi Kütahya il merkezine kıyasla biraz daha ılımandır.
Hisarcık'ın Köklü Tarihçesi
Arkeolojik kalıntılar ışığında tarihi Roma dönemine kadar uzanan Hisarcık, Malazgirt Zaferi'nin ardından Kütahya ile birlikte Büyük Selçuklu Devleti sınırlarına katılmıştır. 1096 yılında başlayan Haçlı Seferi neticesinde yeniden Bizans hâkimiyetine giren bölge, 1176'daki Miryekefalon Savaşı'nın ardından 1180 yılında Anadolu Selçuklu Devleti topraklarına dâhil olmuştur. 13. yüzyılda Germiyanoğulları egemenliğine geçen yerleşim, bu dönemde Kütahya'nın Eğrigöz Kazasına bağlanmıştır. Germiyanoğlu Süleyman Şah'ın kızı Devlet Hatun'un Şehzade Bayezid ile evlenmesi sonucunda Simav, Eğrigöz, Tavşanlı ve Kütahya'nın Osmanlılara çeyiz olarak verilmesiyle Hisarcık, 1378 yılında Osmanlı egemenliğine katılmıştır. Ankara Savaşı'nın ardından Timur'un Germiyanoğulları Beyliği'ni tekrar kurmasıyla beylik topraklarına dönse de, Germiyanoğlu II. Yakup Bey'in erkek çocuğu olmaması nedeniyle 1429 yılında tüm Germiyan Beyliği'ni II. Murad'a vasiyet etmesiyle yeniden Osmanlı hâkimiyetine girmiştir.
İdari Gelişim ve Cumhuriyet Dönemi
19. yüzyıl başlarına kadar Eğrigöz Kazası'na bağlı kalan Hisarcık karyesi, 1817 yılında Eğrigöz, Simav ve Gediz yörelerinde voyvodalık yapan Nasuhoğulları İsyanı'ndan sonra Simav Kadılığı'na bağlanmıştır. 1845 yılında nüfusu 1000 kişiye ulaşan Hisarcık, 1870 tarihli Hüdâvendigar Vilayeti Salnamesi'nde Eğrigöz Kazasına bağlı görünmektedir. Cumhuriyet döneminde Kütahya ilinin Emet ilçesine bağlı kalan yerleşim, 1958 yılında bölgeye gelen bir Alman heyetinin incelemeleri sonucu ortaya çıkan bor madeninin işletmeye açılmasıyla yerleşim hızla kalkınmıştır. Hızlı gelişim süreciyle birlikte 1967 yılında kasaba olan yerleşim, 1987 yılında kabul edilen 3392 sayılı kanunla ilçe statüsünü kazanmıştır.
Ekonomik Faaliyetler ve Termal Turizm
Hisarcık ilçesinde yaşayanların başlıca geçim kaynağını tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır. Hayvancılık faaliyeti olarak sığır, koyun, keçi ve tavuk yetiştiriciliği yapılırken, tarımsal üretimi desteklemek amacıyla ilçede Kurtdere Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulmuştur. Tarımsal üretim olarak hububat, meyve, sebze, sanayi ve yem bitkileri yetiştirilmektedir. İlçe topraklarında bor maden kaynakları başta olmak üzere bol yer altı kaynakları yer almakta; ayrıca traverten, kaolen ve mermer ocakları ile Eti Maden İşletmeleri tesisleri bulunmaktadır. İlçe merkezine 10 kilometre uzaklıkta bulunan, jeotermal kaynak sularıyla bilinen Esire kaplıcaları ve ilçedeki termal turizm tesisleri bölge ekonomisine ve turizmine önemli katkı sağlamaktadır.