Küçük Ayasofya Camii Tarihçesi ve Genel Bilgiler
Küçük Ayasofya Camii, İstanbul'un Fatih ilçesindeki Küçük Ayasofya Mahallesi'nde yer alan tarihi bir ibadethanedir. İstanbul'un en eski Bizans Dönemi yapısı olarak bilinen bu eşsiz eser, Bizans (Doğu Roma) İmparatoru I. Justinianus ve karısı Theodora tarafından 527-536 yılları arasında Aya Sergios ve Bakhos Kilisesi (Yunanca: Eκκλησία τῶν Άγίων Σεργίου kaí Βάκχου ὲν toῖς Ὸρμίσδου) adıyla yaptırılmıştır. Yüzyıllarca kilise olarak hizmet veren bu tarihi yapı, 1497 yılında II. Beyazıt dönemi Darüssaade ağası Hüseyin Ağa tarafından camiye çevrilmiştir. Ayrıca yapı, 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne İstanbul'un Tarihî Alanları'nın bir parçası olarak dahil edilmiştir.
Mimari Yapısı ve Teknik Özellikleri
Bizans mimarisinin seçkin bir örneği olan bu tarihi yapı, Yunan haçı planı ile inşa edilmiştir. Küçük Ayasofya Camii'nin inşasında son derece sağlam temeller kullanılmış olup, temelinde 3 metreye 1,8 metrelik büyük blok taşlar yer almaktadır. Yapının üst kısmında ise mimari açıdan dikkat çeken 8 köşeli bir ana kubbe bulunmaktadır. Tarih boyunca çeşitli dönemlerde zarar gören yapı, 1836 ve 1956 yıllarında iki büyük onarım geçirmiştir. Bu onarımlar kapsamında caminin muhtelif kurşun ve sıvaları yenilenmiş, tek minaresi ise önemli ölçüde onarılarak günümüze kazandırılmıştır.
Hüseyin Ağa Medresesi ve Çevre Yapıları
Caminin bahçesinin güney kısmında, 24 odalı geniş bir bahçesi ve ortasında şadırvanı bulunan Hüseyin Ağa Medresesi yer almaktadır. Bu tarihi medrese, Yesevi Vakfı tarafından restore edilmiş ve günümüzde geleneksel Türk el sanatlarının hizmetine sunulmuştur. Caminin hemen yakınında ise yapıyı kiliseden camiye dönüştüren Hüseyin Ağa'nın ebedi istirahatgahı olan Kesikbaş Hüseyin Ağa Türbesi bulunmaktadır.
İmparator I. Justinianus ve Kuruluş Söylencesi
Söylencelere göre kilisenin inşası, Doğu Roma İmparatoru I. Anastasius döneminde gerçekleşen tarihi bir olaya dayanmaktadır. I. Anastasius'a karşı düzenlenen bir isyana I. Justinianus'un da adı karışır ve imparator tarafından idam cezasına çarptırılır. Hükmün yerine getirileceği günden önceki gece, Aziz Sergius ve Aziz Bacchus, İmparator I. Anastasius'un rüyasına girerek I. Justinianus lehinde tanıklık ederler. Bu rüya imparatoru derinden etkiler ve verilen kararın hakkaniyetini tekrar düşünmesine sebep olur. İmparator I. Anastasius kararından vazgeçerek I. Justinianus'u bağışlar. I. Justinianus tahta çıktıktan sonra, hayatının bağışlanmasına vesile olan bu azizlere şükran borcunu ödemek amacıyla bir adak kilisesi olarak Aziz Sergius ve Aziz Bacchus adına bu yapıyı inşa ettirmiştir.