Köşkerbaba Höyük, Malatya il merkezinin 31 kilometre kuzeydoğusunda, Battalgazi ilçesine bağlı Fırat Köyü yakınlarında yer alan ve günümüzde Karakaya Baraj Gölü suları altında kalmış olan tarihi bir höyüktür. Baraj suları altında kalmadan önce Fırat Nehri kıyısından yaklaşık 100 metre içeride bulunan höyük, adını hemen yakınında yer alan bir yatırdan almaktadır. Höyüğün en üst tabakası, geçmiş yıllarda gerçekleştirilen köprü inşaatı çalışmaları sırasında büyük ölçüde tahribata uğramıştır.
Köşkerbaba Höyük Kazıları ve Tabakalanma
Höyükteki arkeolojik kurtarma kazıları, 1978-1985 yılları arasında İstanbul Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi Aşağı Fırat Projesi işbirliğiyle, Doç. Dr. Önder Bilgi başkanlığında sekiz yıl boyunca sürdürülmüştür. Yapılan kazı çalışmaları sonucunda höyükte yukarıdan aşağıya doğru sırasıyla Osmanlı Dönemi, Roma Dönemi, Erken Demir Çağı, Orta Demir Çağı ve Erken Tunç Çağı kültür tabakaları saptanmıştır. Ancak Roma Dönemi mimari kalıntılarının, erozyon ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerindeki yapılanma faaliyetleri sebebiyle kısmen ya da tamamen tahrip olduğu belirlenmiştir.
Orta Demir Çağı ve Urartu Garnizonu
Orta Demir Çağı tabakalarında yapılan incelemeler, yerleşimin o dönemde bir Urartu garnizonu görünümünde olduğunu ortaya koymaktadır. Urartuların, Geç Hitit Krallıkları ile olan ilişkilerinde Fırat'ın batı kıyısında böyle bir ileri askeri üs kurmayı stratejik açıdan yararlı buldukları anlaşılmaktadır. Höyükte ortaya çıkarılan yapılardan birinin onarım gördüğü saptanmış ve bu durum, bölgenin bir dönem Geç Hititler tarafından geri alındığı şeklinde yorumlanmıştır. Ancak daha sonra yerleşme yeniden Urartu egemenliğine geçmiş, Urartuların bölgeden tamamen çekilmesinin ardından ise yeni bir Geç Hitit yerleşmesi kurulmamıştır. Urartu yerleşiminin MÖ 8. yüzyıl sonları ile 7. yüzyıl başlarına tarihlendiği bilinmektedir.
Erken Tunç Çağı Bulguları ve Ölü Gömme Gelenekleri
Höyüğün Erken Tunç Çağı tabakalarında MÖ 3. binin son çeyreğine tarihlenen çanak çömlekler ele geçirilmiştir. Üç evreli bu tabakada, bazı kerpiç duvarların sıva yapıldıktan sonra beyazımsı bej bir kil boyayla boyandığı tespit edilmiştir. Erken Tunç Çağı'na ait tabakalarda ayrıca biri bebek diğeri yetişkin olmak üzere küp içine gömülmüş iki adet mezar bulunmuştur. Bu mezarlardan sadece yetişkin olanında gömüt hediyesi olarak bir bronz yüzük ele geçirilmiştir. Eski Tunç Çağı tabakasının hemen üzerinde yer alan 75 metrekarelik büyük bir yapı kompleksinin ise Urartular tarafından MÖ 8. yüzyıl sonlarında gerçekleştirilen saldırı ve yangınla tahrip edildiği düşünülmektedir.