Kayseri'nin Tarihi Savunma Üssü: Kayseri Kalesi
Kayseri Kalesi, Türkiye'nin Kayseri ilinde bulunan ve günümüzde turistik amaçla kullanılan tarihi kalelerden biridir. Şehir, coğrafi ve stratejik konumu itibarıyla tarih boyunca büyük akınlara ve işgallere maruz kaldığı için savunma amacıyla çeşitli tedbirler alınmıştır. Bu tedbirlerin en önemlisi ve günümüze kadar ulaşan en görkemli yapısı olan Kayseri Kalesi, şehir merkezinde geniş bir alana yayılmaktadır. Kale, iç kale ve onu çevreleyen surların oluşturduğu dış kale olmak üzere iki ana bölümden meydana gelmektedir.
Roma'dan Osmanlı'ya Uzanan Köklü Geçmiş
Kayseri surları hakkındaki ilk tarihi veriler, Roma İmparatoru III. Gordian zamanına (MS 238-244) ait sikkelerde bulunmaktadır ve surların bu dönemde inşa edildiği anlaşılmaktadır. 6. yüzyılın ilk yarısında Bizans İmparatoru I. Justinianus (MS 527-565), şehri daha kolay savunabilmek amacıyla surları daraltmış ve tamir ettirmiştir. Tarihi süreç içinde Anadolu Selçuklu Devleti sultanlarından I. Alaeddin Keykubad tarafından 1224 yılında büyük bir onarımdan geçirilen kale, ilerleyen dönemlerde Karamanoğulları ve Osmanlılar tarafından da restore edilerek aktif olarak kullanılmıştır.
Dış Kale ve Zamanla Tahrip Olan Surlar
Kayseri şehrinin tarihi dış kalesinin günümüzde yalnızca bazı parçaları ayakta kalabilmiş, büyük bir kısmı ise zamanla tahrip olarak izleri silinmiştir. Geçmişte kalenin önemli girişleri olan Sivas Kapısı, Kiçikapı ve Boyacı Kapısı gibi yapıların günümüzde sadece adları yaşamaktadır. Dış kalenin Cumhuriyet Meydanı karşısından Düvenönü'ne doğru uzanan kolunun bazı sur ve burç kısımları halen ayaktadır. Yapılan son araştırmalar doğrultusunda dış kale surlarının Yoğun Burç'tan batıya, Han Camisi'ne doğru devam ettiği bilinse de, bu noktadan sonra nereye yöneldiği henüz tespit edilememiştir.
İç Kale, Burçlar ve Anıtsal Kapılar
Kayseri Kalesi'nin iç kısmı, bugün başlı başına müstakil bir kale görünümündedir. Kuzeyden güneye 800 metre, doğudan batıya 200 metre uzunluğunda olan iç kalede, 18 (bazı kaynaklara göre 19) adet dikdörtgen planlı burç yer almaktadır ve bu burçların altından devriye yolu geçmektedir. İç kalenin doğuda Bizans ve Türk mimari tarzlarını bir arada sunan Doğu Kapısı ile güneyde mermer blok üzerine Farsça kitabe barındıran Güney Kapısı olmak üzere iki ana girişi bulunmakla birlikte, sonradan Cumhuriyet Meydanı'na bakan taraftan üçüncü bir kapı daha açılmıştır. Çevresindeki tarihi su hendekleri günümüzde doldurularak yeşil alana dönüştürülen iç kale, 1950'li yıllarda sebze hali olarak işletilmiş, ardından içerisine küçük dükkânlar inşa edilerek ticarete tahsis edilmiştir.