Kaymakçı Höyüğü, Manisa ilinin Gölmarmara ilçesinde Hacıveliler köyü yakınlarında, bir alüvyal set gölü olan Marmara Gölü'ne bakan bir Tunç Çağı arkeolojik sit alanıdır. Boyutu ve konumu göz önüne alındığında, yerleşimin antik Seha Irmağı Ülkesi'nin başkenti için önde gelen adaylardan biri olduğu düşünvelmektedir. Gediz Vadisi'nde MÖ 2. binyıla tarihlenen yerleşimler arasında bilinen en büyük yerleşim olması sebebiyle bölgenin önemli merkezlerinden biridir. Kaymakçı'da yerleşim Orta Tunç Çağı'nda başlamış ve Geç Tunç Çağı'nda önemli bir yerleşim yeri haline gelmiştir. Bölge, MÖ 1700'den MÖ 1200'e kadar, Troya VI ve VIIa katmanları ile çağdaş olacak şekilde, kesintisiz olarak yerleşim görmüştür. Demir Çağı'nda da bir miktar yerleşim devam etse de, artık büyük bir şehir merkezi olarak varlığını sürdürmemiştir.
Arkeolojik Yapı ve Keşifler
Sit alanı, bir kaya sırtı boyunca 1 kilometreye kadar uzanan en az 25 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Göl seviyesinden 140 metre yükseklikteki konumu, çevresine hakim bir manzara sunar. Bölge, 8.6 hektarlık bir kaleden, geniş bir aşağı şehirden ve bir mezarlıktan oluşmaktadır. Kale, çevre duvarlarıyla birkaç eş merkezli alana bölünmüştür ve hiyerarşik bir sektörü yansıtmaktadır. Yoğun bir şekilde inşa edilmiş iç kale, Geç Tunç Çağı Troya'sındakilere benzer şekilde, eş merkezli yükselen teraslardan oluşur. Dış kale ise ızgara benzeri bir planda çakıl taşlı sokaklara sahip bir terası içerir ve sakinlerin ev endüstrisiyle uğraştığı farklı yönelimli konut mahallelerine bölünmüştür. Dış kalenin batı alanı ise açık alanlardan ve anıtsal binalardan oluşmaktadır. En az on hektarlık bir alanı kaplayan aşağı şehrin varlığı ise esas olarak yüzeydeki çanak çömleklerden bilinmektedir.
Kültürel İlişkiler ve Bulgular
Kaymakçı'da elde edilen çanak çömlek buluntuları, Troya gibi kıyı sit alanlarıyla ve Beycesultan gibi iç bölgelerdeki sit alanlarıyla kültürel bağlar olduğunu düşündürmektedir. Kent ayrıca Ege ve Hitit nesnelerini ithal etmiş ve bunların yerel taklitlerini de üretmiştir. Bölgedeki diğer kaleler gibi, Kaymakçı'nın da yanmış olduğuna dair kanıtlar bulunmakta olup, bu yıkımın sit alanının tamamen terk edilmesine mi neden olduğu yoksa daha önceki bir yağmalama olayından mı kaldığı net olarak bilinmemektedir.
Tarihsel Bağlam ve Kazılar
Kaymakçı, Hitit metinlerinden ve Manapa-Tarhunta mektubundan bilinen Geç Tunç Çağı devleti Seha Nehri Ülkesi'nde yer almaktaydı. Seha, erken tarihinde Hitit kralı II. Mursili'nin yenip böldüğü büyük bir krallık olan Arzawa'nın bir parçasıydı. Daha sonra Seha, Miken Yunanlarıyla önemli bir aracı görevi gören Hititlerin bir vasal devleti haline gelmiştir. Demir Çağı'nda bölge, başkenti Sardis'in Kaymakçı yakınında bulunduğu Lidya'nın bir parçası olmuştur. Kaymakçı, çok sayıda Hiyeroglif Luvi yazıtının bulunduğu bir bölgededir ve kültürel süreklilik kanıtları Tunç Çağı boyunca bölgede zaten Lidya dili konuşanların var olduğu ihtimalini gündeme getmektedir. Sit alanı, 2001 yılında Orta Lidya Arkeoloji Araştırması'nın Marmara Gölü çevresini incelemesi ve 6 kale, surlarla çevrili olmayan 5 ova yerleşimi ve 23 daha küçük yerleşim tespit etmesiyle keşfedilmiş; bu yerleşimlerin en büyüğü olarak öne çıkmıştır. Kaymakçı sit alanı, 2014 ve 2017 yılları arasında arkeolog Christopher H. Roosevelt liderliğinde yürütülen dört kazı sezonunda incelenmiştir.