Kapalıçarşı, İstanbul kentinin merkezinde Beyazıt, Nuruosmaniye ve Mercan semtlerinin ortasında yer alan dünyanın en büyük ve en eski kapalı çarşılarından biridir. Yaklaşık 4.000 dükkânın bulunduğu ve toplam çalışan sayısının 25.000 civarında olduğu bu devasa çarşı, gün içerisindeki en yoğun zamanlarında 500.000'e yakın insan barındırabilmektedir. 2014 yılında 91.250.000 ziyaretçi ile dünyanın en çok ziyaret edilen turistik mekânları arasında ilk sırada gösterilen bu yer, sıklıkla dünyanın ilk alışveriş merkezi olarak anılmaktadır.
Kapalıçarşı'nın Tarihi
Kapalıçarşı'nın çekirdeğinin inşası, Osmanlı'nın Konstantinopolis'i fethinden kısa bir süre sonra, 1455/56 kışında II. Mehmed (Fatih Sultan Mehmed) döneminde ekonomik refahı teşvik etmeye yönelik geniş kapsamlı bir girişimin parçası olarak başlamıştır. Çarşının çekirdeğini oluşturan 48 m x 36 m ölçülerindeki İç Bedesten (Cevahir Bedesteni), büyük olasılıkla Bizans'tan kalma bir yapıdır. Fatih Sultan Mehmed tarafından 1460 yılında yaptırılan ikinci önemli yapı olan Sandal Bedesteni ise adını burada satılan ve bir yolu pamuk bir yolu ipekten dokunan sandal kumaşından almıştır. Çarşının asıl büyük kısmı ise Kanuni Sultan Süleyman tarafından ahşap olarak inşa ettirilmiştir.
Mimarisi, Sokakları ve Esnaf Kültürü
Kapalıçarşı, 30.700 metrekarelik alanı kapsayan dev bir labirent görünümündedir. Çarşı genelinde 66 kadar sokak ve 4.000 kadar dükkân bulunmakta olup, yakın zamana kadar çarşı içerisinde 5 cami, 1 mektep, 7 çeşme, 10 kuyu, 1 sebil, 1 şadırvan, 24 kapı ve 17 han yer almaktaydı. Geçmişte her sokağında yorgancılar, terlikçiler gibi belirli meslek sahiplerinin loncalar halinde çalıştığı çarşıda, ticari ahlak kuralları gereği satıcılar arasında rekabet kesinlikle yasaktı. Ürünlere devletin belirlediğinden yüksek fiyat konulamazken, dükkânların tamamı aynı genişlikte inşa edilmiştir. 1894 yılındaki İstanbul depreminde çarşının bazı duvarları ve bir kubbesi çökmüştür.
Günümüzdeki Canlılığı ve Ürün Çeşitliliği
Günümüzde eski lonca düzeni ve meslek grupları çoğunlukla sokak ismi olarak varlığını sürdürse de Kapalıçarşı hareketli ve renkli yapısını korumaktadır. Çarşının ana caddesinde mücevher dükkânları, yan sokaklarında ise altıncılar yer alır. Geleneksel Türk sanatının en güzel örnekleri olan el halıları ve mücevherat, kalite ile orijin belgeleri eşliğinde sunulmaktadır. Ayrıca Türk işi gümüş eserler, bakır, bronz hediyelik ve dekoratif eşyalar, seramik, oniks ile deriden üretilen üstün kaliteli Türkiye hatıraları zengin bir koleksiyon oluşturmaktadır.