Vefa'nın Tarihi Mirası: Kalenderhane Camii
İstanbul'un köklü semtlerinden Vefa'da yer alan Kalenderhane Camii (eski adıyla Theotokos Kyriotissa Kilisesi), Doğu Roma döneminden günümüze ulaşmayı başarmış son derece özel bir yapıdır. Bozdoğan Kemeri'nin en doğu ucunun güneyinde konumlanan bu tarihi mabet, Doğu Ortodoks Kilisesi formunda inşa edilmiş olup 18. yüzyılda Osmanlılar tarafından camiye çevrilmiştir. Plan ve üslup özellikleri göz önüne alındığında binanın 9. veya 10. yüzyıla ait olduğu varsayılmaktadır. Yapı, Yunan haçı kemerli Bizans kilise mimarisinin günümüze ulaşan nadir örneklerinden birini temsil etmektedir.
Roma Hamamından Kiliseye Uzanan Tarih
Yapının bulunduğu alandaki ilk inşa faaliyeti bir Roma hamamı ile başlamıştır. Taş işçiliğine dayanılarak yapılan tarihlendirmelere göre, altıncı yüzyılı takiben kilisenin büyük kubbesi ve yarı kubbeleri Bozdoğan Kemeri'ne rağmen yükselmiştir. Daha sonra, olasılıkla yedinci yüzyılda, ilk kilisenin güneyine daha büyük ikinci bir kilise yapılmıştır. Üçüncü bir kilise ise kutsal yer olarak kullanılmaya devam etmiştir. Commenian döneminde (12. yüzyılın sonu) tarihlendirilebilen yarı kubbeler, daha sonra Osmanlılar tarafından yıkılmıştır. Kilisenin etrafını çevreleyen manastır yapıları da Osmanlı döneminde tamamen yıkılarak ortadan kalkmıştır. Şehrin Latinler tarafından fethinin ardından yapı, bir dönem Roma Katolik kilisesi olarak da kullanılmıştır.
Fetihten Sonra Kalenderî Medresesi ve Cami Dönemi
İstanbul'un 1453 yılındaki fethinden sonra kilise, Fatih Sultan Mehmed tarafından Kalenderî dervişlerine verilmiştir. Dervişlerin burayı bir medrese olarak kullanması nedeniyle yapı o zamandan beri Kalenderhane (Kalender evi) olarak anılmaktadır. Yapı, 18. yüzyılda Babüssaade Ağası Maktul Beşir Ağa tarafından camiye dönüştürülmüştür. Yangından ve depremden zarar görmesinin ardından 1854 yılında restore edilen caminin minaresine 1930 yılında yıldırım düşmüş ve minare yıkılmıştır. Bu çöküşün ardından terk edilen mabet; 1966-1975 yılları arasında Harvard Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen araştırma ve kazılara konu olmuş, harap durumdayken 1968 yılında restore edilerek tekrar ibadete açılmıştır.
Mimari Detaylar ve Süslemeler
Kalenderhane Camii'nin avlusunda, kilisenin ilk zamanlarında yapıya dahil olan ancak günümüzde yıkılıp harabe halini alan duvar kalıntıları bulunmaktadır. Caminin kubbesi, dört köşeden örülen kemerlerle oluşturulan dairenin üstüne oturtulmuştur. Kubbede çok da eskiden kalmadığı anlaşılan mozaik desenleri yer almaktadır. Caminin iç mekan tasarımında en dikkat çeken ögelerin başında ise yapının duvarlarında yer alan ve estetik bir şölen sunan göz alıcı mermer kaplamalar gelmektedir.