İmrahor Camii'nin Tarihi ve Önemi
İstanbul'un Fatih ilçesi Yedikule semtinde, İmam Aşir Sokak'ta yer alan İmrahor İlyas Bey Camii veya Bizans dönemindeki adıyla Studios Manastırı Hagios Ioannes Prodromos Kilisesi, günümüze ulaşabilen en eski Bizans Dönemi dini yapısıdır. Tarihsel Konstantinopolis topografyası göz önünde bulundurulduğunda yapı; Psamathia bölgesinde, Mese'nin hemen güneyinde ve Altın Kapı yakınında yer almaktadır. Vaftizci Yahya'ya (Ioannes Prodromos) adanmış olan kilise ve manastır hakkında, 16. yüzyıldan itibaren ve özellikle 19. yüzyılda Avrupa'dan gelen seyyahlar ile araştırmacılar önemli bilgiler aktarmıştır. 20. yüzyılın başında İstanbul Rus Arkeoloji Enstitüsü tarafından kısmi kazıları gerçekleştirilen yapıda, 2021 yılı itibarıyla TC Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İtalyan Assorestauro işbirliği ile restorasyon ön hazırlık çalışmaları başlatılmıştır.
Bizans'tan Osmanlı'ya Uzanan Tarihsel Süreç
Kilisenin inşa tarihi hakkında iki ana görüş bulunmaktadır. Birinci görüşe göre kilise, Romalı bir asilzade olan Studios'un İmparator Markianos döneminde (450-457) konsül olduğu 454 yılında inşa edilmiştir. İkinci görüşe göre ise 9. yüzyıl kaynağı Theophanes Kronikleri doğrultusunda, kilise I. Leo döneminde (457-474) 463 yılında inşa edilmiştir. İkonoklazma devrinde baskı altına alınan manastır, 798 yılında Theodoros Studites'in baş rahip olmasıyla büyük bir ün kazanmış ve 700 kişinin yaşadığı, el yazmaları, minyatürler ve ikonaların üretildiği aktif bir merkez haline gelmiştir. Latin İstilası (1204-1261) sırasında yağmalanıp yıkılan yapı, 1293'te Konstantinos Paleologos tarafından onarılmıştır. İstanbul'un fethinin ardından 16. yüzyılın başlarında II. Bayezid'in İmrahoru İlyas Bey bin Abdullah tarafından camiye dönüştürülen yapı, 1782 Samatya yangını, 1894 depremi, 1908 yılındaki yoğun kar yağışı nedeniyle çatısının çökmesi ve 1920 yangınıyla büyük hasarlar görmüş, Cumhuriyet döneminde ise bir süre açık hava müzesi olarak kullanılmıştır.
Benzersiz Bazilikal Mimari ve Taş İşçiliği
İmrahor Camii, Erken Hristiyanlık döneminde sıklıkla karşılaşılan bazilikal plan şemasının Konstantinopolis'te günümüze ulaşan en karakteristik örneğidir. Kareye yakın nosu üç neflidir; orta nef 12.7 metre, yan nefler ise 4.6 metre genişliğinde ve 23.35 metre uzunluğundadır. Yan nefler orta neften yedişer yeşil breş sütundan oluşan sütun sıraları ile ayrılmıştır. Orta nef doğuda dışta üç cepheli çokgen, içte ise dairesel bir apsisle son bulur. Apsisin iç kısmında synthronon yer alırken, galeri hizasında dairesel bir kasnak üzerinde 18. yüzyıl sonu veya 19. yüzyıl başında yapılan Osmanlı Baroğu üslubunda pencereler bulunmaktadır. Batıda yer alan narteks üç bölümlüdür ve mermer sütunlu bir revak ile avluya açılmaktadır. Camiye dönüştürüldüğü dönemde eklenen ve bugün şerefesinden yukarısı yıkık olan minare güneydeki mekanda yükselmektedir. Yapının sütun başlıkları, pencere kemerleri, silmeler ve kornişleri gibi mimari plastik parçalarında devşirme malzeme kullanılmamış, tüm mermer işçiliği tamamen bu yapıya özel olarak 5. yüzyılda üretilmiştir.