Havariyyun Kilisesi'nin Tarihi ve Önemi
Havariyyun Kilisesi (Kutsal Havariler Kilisesi), İstanbul'da dördüncü tepenin zirvesinde, Constantinus surlarının yaklaşık 400 metre kadar içinde inşa edilmiş tarihi bir Hristiyan bazilikasıdır. İmparatorluk nekropolü (imparatorluk mezarlığı) olarak da bilinen bu yapı, ilk olarak 330 yılı civarında Roma İmparatorluğu'nun yeni başkenti Konstantinopolis'in kurucusu Büyük Konstantin'in emriyle inşa edilmeye başlanmıştır. Ancak I. Konstantin 337 yılında öldüğünde kilise henüz tamamlanmamış olup, babasının naaşını buraya gömen oğlu ve halefi II. Konstantinus tarafından tamamlanmıştır. İsa'nın On iki Havari'sine adanan bu yapıda tüm Havarilerin kutsal kalıntılarının toplanması hedeflense de, yalnızca Aziz Andreas, Aziz Luka ve Aziz Timoteos'un kalıntıları elde edilebilmiştir.
Yeniden İnşası ve Mimari Yapısı
Kilise, 6. yüzyılın ortalarında I. Jüstinyen döneminde yeniden inşa edilmiştir. Bu yeni inşaat sürecinde yapı, "Yunan haçı" biçiminde planlanmış ve Bizans İmparatorluğu boyunca önemli bir imparatorluk mezarlığı işlevi görmüştür. Beş kubbesi bulunan bu bazilika, Bizans mimarisinin en seçkin örneklerinden biri kabul edilmektedir. Havariyyun Kilisesi, I. Konstantin, II. Constantius, I. Theodosius, Arcadius, II. Theodosius, Marcianus, I. Justin ile I. Jüstinyen ve eşi Theodora gibi birçok Bizans hükümdarının ve kutsal kişinin mezarlarına ev sahipliği yapmıştır.
Dördüncü Haçlı Seferi ve Ağır Yağma
1204 yılında gerçekleşen Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Konstantinopolis'in Latinler tarafından ele geçirilmesi, kilise için büyük bir yıkım dönemi olmuştur. Bizans tarihçisi Niketas Choniates'in aktardığı bilgilere göre, Haçlı askerleri kilisedeki imparator lahitlerini açarak içlerindeki altın, gümüş ve değerli taşları sökmüş, mezarların büyük bir kısmını tahrip etmiştir. Bu yağma sonucunda imparatorların kalıntıları etrafa dağılmış, kilisenin mimari bütünlüğü ciddi şekilde bozulmuştur. Kubbelerin ve portiklerin çöktüğü bu istila döneminde, iç mekânda yer alan mozaikler ve süslemeler de tamamen yok olmuştur.
Osmanlı Dönemi ve Günümüzdeki Durumu
İstanbul'un Osmanlılar tarafından fethedilmesinin ardından Havariyyun Kilisesi, kısa bir süre için Rum Ortodoks Patrikhanesi olarak hizmet vermiştir. Ancak Rum Patriği II. Gennadios'un kilisenin bakımsız ve atıl durumda olmasını gerekçe göstererek yeni bir yer talep etmesi üzerine, patriklik makamı Pammakaristos Kilisesi'ne taşınmıştır. Patrikhanenin taşınmasıyla kullanım dışı kalan yapı, 1462 yılında tamamen yıkılmış ve yerine Fatih Camii inşa edilmiştir. Bununla birlikte, mimar Ali Saim Ülgen ve Halim Baki Kunter hazırladıkları makalede caminin doğrudan kilise kalıntıları üzerine inşa edilmediğini savunmuşlardır. Günümüzde imparatorlara ve kutsal kişilere ait tarihi lahitler İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde korunmaktadır.