Hacınebi Höyüğü'nün Konumu ve Yapısal Özellikleri
Hacınebi Höyüğü, Şanlıurfa il merkezinin kuzeybatısında, Birecik ilçesinin 5 km kuzeyinde ve Uğurcuk (Hacınebi) Köyü'nün hemen yanında konumlanmış tescilli bir arkeolojik höyüktür. Fırat Nehri'nin bölgede doğuya doğru kıvrım yaptığı stratejik bir noktada yer alan höyük, nehir vadisi üzerinden Mezopotamya'dan İç Anadolu'ya uzanan antik ticaret yollarının kavşağında kurulmuştur. Yaklaşık 240 x 140 metre boyutlarında ve 7-2 metre yüksekliğinde olan tepe, 33 dönümlük geniş bir alanı kaplamaktadır. Günümüzde tarım ve yapılaşma faaliyetleri nedeniyle tahribata uğramış olan bu tarihi alan, 07.03.1996 tarihinde 1772 karar numarası ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir.
Arkeolojik Kazılar ve Tarihsel Tabakalanma
Höyükteki bilimsel araştırmalar ve kurtarma çalışmaları, 1992-1997 yılları arasında Northwestern Üniversitesi adına G. J. Stein başkanlığındaki arkeoloji heyeti tarafından yürütülmüştür. Yapılan kazılarda höyüğün kronolojik tabakalanması en eskiden en yeniye doğru şu şekilde tespit edilmiştir: MÖ 4000 - 3800 yıllarına uzanan Geç Kalkolitik Çağ A Evresi, MÖ 3800 - 3700 yıllarına tarihlenen Geç Kalkolitik Çağ B1 Evresi, MÖ 3700 - 3200 yıllarına tarihlenen Geç Kalkolitik Çağ B2 Evresi, MÖ 3100 - 2800/2700 yıllarını kapsayan Erken Tunç Çağı I. evre mezarlığı, Helenistik Dönem kalıntıları ve MS 1. yüzyıla tarihlenen Roma Dönemi çiftlik yerleşmesi.
Mezopotamya Etkileşimi ve Gelişkin Bakır Teknolojisi
Hacınebi Höyüğü'ndeki Kalkolitik Çağ yerleşimi, yapılan radyokarbon tarihleme analizleri ve çanak çömlek buluntularına dayanarak MÖ 4100 - 3300 yıllarına tarihlendirilmektedir. Yerleşminin ilk evresi olan Geç Kalkolitik A Evresi çanak çömlekleri, Yerel Anadolu geleneğinin en eski formlarını sunmaktadır. B2 Evresi'ne gelindiğinde ise Yerel Anadolu çanak çömleklerinin yanında Güney Mezopotamya'nın Orta Uruk döneminden daha geç döneme ait çanak çömlek buluntuları açığa çıkarılmıştır. Bu sebeple A ve B1 evreleri temas öncesi dönemi temsil ederken, B2 Evresi temas evresi olarak adlandırılır. Yerleşmede bulunan kamusal yapılar, alanda bir Uruk istasyonu yerleşmesi olduğunu göstermekte ve Anadolu ile Mezopotamya arasındaki etkileşimin en somut örneklerinden birini oluşturmaktadır. Ayrıca, bu dönemdeki Hacınebi sakinlerinin son derece gelişkin bir bakır işleme teknolojisine ve uzmanlığına sahip olduğu anlaşılmıştır.
Erken Tunç Çağı Mezarlığı ve Ölü Gömme Gelenekleri
Kazı çalışmaları sırasında höyüğün kuzeydoğu ve güneydoğu açmalarında, Erken Tunç Çağı'na tarihlenen iki adet mezarlık alanı keşfedilmiştir. Bu mezarlıkların höyükteki Geç Kalkolitik Çağ yerleşimi yıkılıp terk edildikten sonra, höyüğün doğusundaki Uğurcuk Köyü altında yer alan yerleşme tarafından yaklaşık 100-200 yıl boyunca kullanıldığı tahmin edilmektedir. Hacınebi Mezarlığı'nda üç farklı mezar tipi ve gömü geleneği tespit edilmiştir. Kuzeydoğu-güneybatı yönünde yerleştirilen, yassı taş levhaların dikine konulmasıyla oluşturulan ve üstü benzer taş levhalarla örtülerek çamur harçla kapatılan dört adet taş sanduka mezarın tamamı yetişkinlere aittir. Diğer açmalarda ise hem yetişkinlerin hem de çocukların gömüldüğü alanlar bulunmuş; çocuk gömüleri için günlük yemek pişirme veya erzak saklama amacıyla kullanılan farklı boyutlardaki çömlekler (çömlek mezarlar) ile basit toprak gömütler kullanılmıştır.