Güreşen Köyü'nün Köklü Tarihi ve Coğrafi Konumu
Artvin ilinin Borçka ilçesine bağlı olan Güreşen Köyü, eski adıyla Beğlevani veya Beğlevan, zengin tarihi geçmişi ve kültürel dokusuyla öne çıkan bir yerleşim yeridir. Artvin il merkezine 54 km, Borçka ilçe merkezine ise 22 km uzaklıkta konumlanan bu tarihi Laz köyü, antik çağda Kolheti Krallığı sınırları içerisinde yer almaktaydı. Erken ve geç Orta Çağ dönemlerinde Gürcü krallıkları ve prensliklerinin yönetimi altında kalan bölge, 16. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenliğine girerek Çıldır Eyaleti sınırlarına dahil olmuştur.
Göç Dönemleri ve Demografik Yapının Değişimi
Osmanlı döneminde Trabzon Vilayeti'nin Lazistan sancağına bağlı Gönye (Gonio) nahiyesinde yer alan köy, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından Rus idaresine geçmiştir. 1876 yılı Osmanlı salnamesine göre köyde yaklaşık 560 kişi yaşarken, Rus idaresinin 1886 nüfus sayımında nüfusun 72 kişiye düştüğü tespit edilmiştir. Bu ani nüfus düşüşü, köylülerin Rus idaresinden kaçarak Osmanlı topraklarına göç etmesiyle gerçekleşmiştir. 19. yüzyıldaki bu yoğun göç hareketleri sonucunda boşalan Beğlevani vadisindeki köylere daha sonra Rize bölgesinden yeni bir nüfus yerleştirilmiştir. Günümüzde köyün nüfusu Rizeliler, Lazlar ve Gürcülerden oluşmaktadır.
Cumhuriyet Dönemi ve İdari Yapılanma
Birinci Dünya Savaşı sonlarında Rusya'nın çekilmesiyle kısa süre Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti sınırlarında kalan Beğlevani, 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşması ile fiilen ve hukuken Türkiye sınırlarına katılmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Rize'ye bağlı olan köy, 1935 genel nüfus sayımında Çoruh vilayetinin Hopa kazasına bağlı Kemalpaşa nahiyesinin bir köyü olarak kaydedilmiş, 20 Aralık 1938'de ise Borçka kazasının Maradit nahiyesine dahil edilmiştir. Yabancı kökten geldiği gerekçesiyle köyün adı 1959 yılında 7267 sayılı kanunla resmi olarak Güreşen olarak değiştirilmiştir.
Görülmeye Değer Kültürel Miras: Tarihi Taş Köprüler
Güreşen köyünün en önemli tarihi ve turistik değerlerini, Beğlevani Deresi üzerinde inşa edilmiş olan tarihi köprüler oluşturur. Dere üzerinde geçmişte yer alan beş adet eski taş köprüden üçü günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Köyü ziyaret edenlerin mutlaka görmesi gereken bu tarihi yapılar sırasıyla; Beğlevan Köprüsü, Suadiye Mahallesi Köprüsü ve Kesiktaş Köprüsü'dür. Doğu Karadeniz'in geleneksel taş işçiliğini ve mimari zarafetini yansıtan bu köprüler, köyün zengin kültürel geçmişini günümüze taşıyan en önemli semboller arasında yer almaktadır.