Fatih Camii'nin Köklü Tarihi ve Kökeni
İstanbul'un Fatih ilçesinde, şehrin yedi tepesinden birinin üzerinde yükselen Fatih Camii, Osmanlı İmparatorluğu'nun en önemli mimari yapılarından biridir. Caminin inşasına 1462-1463 (H.867) yıllarında başlanmış ve külliyesiyle birlikte 1469-1470 (H.875) yılları arasında tamamlayarak ibadete açılmıştır. Yapının banisi İstanbul'u fetheden Osmanlı Padişahı II. Mehmed'dir (Fatih Sultan Mehmed). Tarihsel anlatılara göre, caminin bulunduğu tepede Bizans döneminde İmparator I. Konstantin zamanında yaptırılan Havariyyun Kilisesi yer almaktaydı ve Bizans imparatorlarının bu tepede gömüldüğüne inanılıyordu. Fethin ardından bu kilise binası bir süre patrikhane olarak kullanılmış, Fatih Sultan Mehmed buraya cami ve külliye inşa etmek isteyince patrikhane Pammakaristos Manastırı'na taşınmıştır. Diğer taraftan, araştırmacılar Ali Saim Ülgen ile Halim Baki Kunter ortak makalelerinde, caminin doğrudan bir kilise üzerine inşa edilmediğini belirtmektedirler.
Yıkıcı Depremler, Onarımlar ve Mimari Değişim
Fatih Camii, yüzyıllar boyunca çeşitli doğal afetlere maruz kalmış ve önemli dönüşümler geçirmiştir. İlk olarak 1509 yılındaki büyük İstanbul depreminde hasar gören yapı, Sultan II. Bayezid döneminde onarılmıştır. 1766 yılında meydana gelen depremde ise cami tamamen harabe hâline gelmiştir. Bu gelişme üzerine Sultan III. Mustafa, 1767 ile 1771 yılları arasında camiyi Mimar Mehmed Tahir Ağa'ya tamir ve yeniden inşa ettirmiştir. Bu kapsamlı müdahale sonucunda cami orijinal görünümünü kaybetmiş; Mimar Mehmed Tahir Ağa eski camiden kalan klasik parçalar ile yeniden yaptığı barok unsurları harmanlamıştır. Cami, 1999 Gölcük depreminde de zemin kayması yaşamış, 2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan zemin güçlendirme ve restorasyon çalışmalarının ardından 2012 yılında yeniden ibadete açılmıştır.
Mimarisi, Sanatsal Detayları ve İlk Türkçe Ezan
Fatih Camii'nin ilk inşasından günümüze sadece şadırvan avlusunun üç duvarı, şadırvan, tac kapı, mihrap, minarelerin birinci şerefesine kadar olan kısımları ve çevre duvarının bir bölümü kalabilmiştir. Şadırvan avlusunda, kıble duvarına paralel uzanan revak diğer üç yöndeki revaklardan daha yüksek seviyededir. Avluda yer alan sütunların sekizi yeşil Eğriboz, ikisi pembe, ikisi esmer granitten, son cemaat yerindekilerin bir kısmı ise Mısır granitindendir. Başlıklar ve kaideler tamamen mermerdendir. Caminin ilk tasarımında, 26 metre çapındaki kubbe iki ayak üzerine oturtulmuş ve önüne bir yarım kubbe ilave edilmiştir. Bu kubbe, bir yüzyıl boyunca en büyük kubbe unvanını korumuştir. Caminin ikinci yapımında ise payandalı camiler planı uygulanmıştır. Günümüzde merkezi kubbe dört fil yağına oturmakta ve etrafı dört yarım kubbe ile çevrelenmektedir. Mihrabın sol tarafında, türbe yanından rampa ile girilen Hünkar mahfili yer alır. Minarelerin taş külahları 19. yüzyıl sonunda yapılmıştır. Tarihsel olarak büyük önem taşıyan bir diğer olay ise, 30 Ocak 1932 tarihinde Türkiye'de ilk Türkçe ezanın bu camide okunmuş olmasıdır.
Tarihi Hazire, Seçkin Devlet ve İlim Adamlarının Kabirleri
Külliye içerisinde 16 adet medrese, dârüşşifâ, tabhane, imaret, kütüphane ve hamam yer alır. Caminin geniş dış avlusu ve bahçesi, Osmanlı ve Cumhuriyet tarihinin protokolünü andıran son derece zengin bir hazireye sahiptir. Başta camiyi yaptıran Fatih Sultan Mehmed'in türbesi olmak üzere; eşi ve II. Bayezid'in annesi Gülbahar Valide Hatun, ünlü komutan Gazi Osman Paşa ve mesnevi şarihi Abidin Paşa'nın türbeleri hazire alanındadır. Ayrıca sadrazamlar Mustafa Naili Paşa, Abdurrahman Nureddin Paşa, Gazi Ahmed Muhtar Paşa; Şeyhülislam Mehmed Refik Efendi; ünlü tarihçi ve devlet adamı Ahmet Cevdet Paşa; Maarif Nazırı Emrullah Efendi; hattatlar Yesarizâde Mustafa İzzet ve Sami Efendi; tarih profesörleri Halil İnalcık ile İlber Ortaylı; mutasavvıf Ahmed Amiş Efendi; selatin camileri vaizi Manastırlı İsmail Hakkı; Filibeli Ahmed Hilmi, Ahmed Midhat Efendi, Köse Mehmed Râif Paşa, Âkif Paşa, Mehmed Raşid Paşa, General Pertev Demirhan ve eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş gibi tarihi şahsiyetlerin mezarları da bu alanda yer almaktadır.