İstanbul'un Fethi Sonrası İnşa Edilen İlk Osmanlı Sarayı
İstanbul'un Fethi'nden sonra Fatih ilçesine bağlı Beyazıt mahallesinde, Süleymaniye Camii ile Bayezid Camii arasında ve günümüzdeki İstanbul Üniversitesi ana yerleşkesi içerisinde inşa edilen Eski Saray (ya da diğer adıyla Sarây-ı Atîk-i Âmire), Osmanlı döneminde İstanbul'da yapılan ilk saray olma özelliğini taşır. Yapımına İstanbul'un ele geçirilmesinin ardından başlanan saray, genel kabul gören görüşe göre 1458 yılında tamamlanmıştır. Dönemin tarihçileri Dukas ve Mikhael Kritovoulos sarayın tamamlanışını 1455 olarak belirtmiş olsalar da, harem ve köşk gibi kısımların bu tarihlerde bitmekle birlikte sarayın nihai halini almasının 1458 yılına kadar sürdüğü kabul edilmektedir.
Sarayın İç Yapısı, Mimarisi ve Genişliği
Fatih döneminde yaşamış olan tarihçi Tursun Bey (Tûr-ı Sînâ), sarayın içerisinde çeşitli köşkler, harem, Dîvân-ı Hümâyun, padişahın devlet işlerini yürüttüğü taht odası ve görevli ikametgâhları gibi yapıların yer aldığını ve padişahların avlanabilmesine olanak tanıyacak genişlikte bir alanın bulunduğunu nakleder. Ünlü seyyah Evliya Çelebi ise Seyahatnamesinde sarayın inşasına eski bir kilisenin üzerinde 1454 yılında başlandığını; sur ve kuleye sahip olmayan, üzeri düz ve mavi kurşunla kaplı dörtgen şekilli sağlam bir duvarla çevrildiğini ve bu çevre uzunluğunun yaklaşık 12.000 arşın (takriben 9,0 km) olduğunu belirtmiştir.
Topkapı Sarayı'na Taşınma ve Sınırların Daralması
Fatih Sultan Mehmed hükümdarlığı sırasında yapımına başlanan Topkapı Sarayı'nın 1478 yılında tamamlanarak padişahın oraya yerleşmesiyle birlikte Eski Saray'ın rolü değişmeye başlamıştır. Padişah Topkapı Sarayı'nda ikamet etse de harem kısmı halen Eski Saray'da olduğu için haftanın bazı günlerinde burayı ziyaret etmiştir. Zamanla sarayın alanında daralmalar meydana gelmiştir; II. Bayezid tarafından yaptırılan ve 1506 yılında açılan Bayezid Camii ile külliyesinin bir bölümünün saray arazisinden alınarak yapıldığı bilinmektedir. Nitekim ünlü sanatçı Matrakçı Nasuh'un minyatüründe de saray, iç içe iki surla çevrili ve ikamet binaları iç surda sıkışık bir şekilde tasvir edilmiştir.
Yangın Felaketi ve Sarayın Son Yılları
1540 ya da 1541 yılında çıkan büyük bir yangın sonucunda Eski Saray geniş oranda tahrip olmuş ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından yeniden inşa ettirilmiştir. Bu yangından sonra padişah haremi Topkapı Sarayı'na taşınmış, Eski Saray ise padişah annesi, gözden düşmüş cariyeler ile vefat eden veya tahttan indirilen padişahların kadınları ile cariyelerinin ikametine tahsis edilmiştir. Ayrıca torunlarının saltanatı süresince yaşayan büyük valide sultanlar da Valide Sultanların isteği üzerine buraya gönderilmiştir ki Safiye Sultan da bunlardan biridir. 1557 yılında Süleymaniye Camii ve külliyesinin inşasıyla sınırları bir kez daha küçülen saraydan günümüze ulaşabilmiş hiçbir kalıntı bulunmamaktadır.