Tarih ve Doğa Kesişimi: Darende
Darende, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Malatya iline bağlı, tarihi ve coğrafi zenginlikleriyle öne çıkan köklü bir ilçedir. İlçe merkezi; Malatya kent merkezinin 74 km kuzeybatısında, Sivas'ın 140 km güneyinde ve Kayseri'nin 117 km doğusunda stratejik bir konumda yer almaktadır. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1.032 metre olan Darende, karasal iklimin etkisi altındadır. İlçede yaz mevsimi sıcak ve kurak geçerken, kış ayları ise soğuk ve yağışlı bir karaktere sahiptir.
MÖ 7000'e Uzanan Köklü Bir Tarihçe
Geçmişte Taranda, Tiranda, Daranda, Tiryandafil ve Derindere gibi pek om isme sahip olan bölgenin, Arslantepe ve Cafer Höyük gibi komşu arkeolojik sit alanlarına dayanarak MÖ 7000-5000 yıllarından bu yana bir yerleşim yeri olduğu varsayılmaktadır. Darende sınırları içerisinde bilinen ilk idari yapı Hititler tarafından kurulmuştur. İlçe merkezinin batısındaki Arslantaş bölgesinde yer alan bir çift aslan heykeli, Hitit döneminden günümüze ulaşan en somut tarihi izlerden biridir. Bölge sırasıyla Hitit, Mitanni, Asur, Ahameniş, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Selçuklu, Danişmendli, Anadolu Selçuklu, İlhanlı, Eretna, Dulkadiroğulları, Memlûk ve Osmanlı uygarlıklarının idaresinde kalmıştır.
Coğrafi olarak Tohma Kanyonu gibi doğal kanyonların oluşturduğu düzenleşim, Darende'yi tarih boyunca askeri, ticari ve göç yollarının vazgeçilmez bir kesişim noktası haline getirmiştir. Örneğin, Hitit Kralı I. Şuppiluliuma Yeni Krallık'a karşı hakimiyetini Akdeniz ve Mezopotamya'ya doğru genişletirken bu bölgeyi güneye inmek için kullanmış, Bizans İmparatoru I. Basil ise Müslümanlara yönelik seferlerini yine bu hat üzerinden yürütmüştür. Cumhuriyet döneminin başlarında, 1921 yılında Yozgat Milletvekili Süleyman Sırrı İçöz tarafından ilçenin il yapılması yönünde TBMM'ye sunulan kanun teklifi ise meclis genel kurulunun büyük tepkisiyle karşılanarak reddedilmiştir.
Benzersiz Coğrafya ve Doğal Güzellikler
Güneydoğu Toroslar'ın kuzeye doğru yönelen dağ sıraları ve bu sıralar arasında kalan çöküntü alanları Darende coğrafyasının temelini oluşturmaktadır. İlçenin batı sınırını Hezanlı Dağı engebelendirirken, doğu sınırında Nurhak Dağları'nın kuzeydoğu uzantısı olan Akçababa Dağları uzanır. Bölgenin en yüksek noktaları ise Akçababa Çalı Tepe ile kuzeydeki Leylek Dağı'dır. İlçeyi sulayan en önemli su kaynakları Tohma Suyu ve onun bir kolu olan Balıklıtohma Çayı'dır. Bu iki önemli akarsuyun birleştiği alanda, tarımsal açıdan son derece verimli ve yaklaşık 5000 hektarlık genişliğe sahip Mığdı Düzü Ovası uzanmaktadır. Sulanabilir verimli arazileriyle öne çıkan Tohma Çayı boyunun yanı sıra Yeniköy, Balaban, Ağılyazı ve Başdirek ovaları da ilçenin tarım yapılan diğer önemli düzlükleridir. Ayrıca, ilçe sınırlarındaki Tohma Çayı üzerinde yer alan doğa harikası Günpınar Şelalesi, bölgenin en önemli görülmeye değer doğal zenginlikleri arasındadır.
Ekonomi, Kültür ve Gizemli Esnaf Dili "Hazeyince"
Darende ekonomisi ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılık faaliyetlerine dayalıdır. Arpa, buğday, şeker pancarı, nohut ve patates yetiştirilen başlıca ürünler arasındayken, sulak alanlarda sebzecilik ve yaygın meyve bahçelerinde dut, üzüm ve kayısı üretimi yapılmaktadır. İlçenin en büyük gelir kaynağı olan kayısı üretimi, yaklaşık 1,5 milyon adet kayısı ağacıyla gerçekleştirilmektedir. Malatya'nın toplam kayısı üretiminin dörtte birini tek başına sağlayan Darende, yurt dışına da ihracat yapmaktadır. Bunların yanında ilçe toprakları zengin krom ve demir yataklarına sahiptir. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta ise sığır, koyun ve kıl keçisi besiciliği öne çıkar.
Kültürel zenginliğiyle de dikkat çeken ilçede, geleneksel olarak her yıl yaz aylarında Oğuz-Türk kültürüne ait karakucak güreş stilinin sergilendiği Zengibar Karakucak Güreş ve Kültür Festivali düzenlenmektedir. Türk halk müziği alanında yapılan araştırmalar Darende'ye ait on iki adet türkü rapor etmiştir; "Su gelir lüle lüle", "Arpa derdim süt iken", "Sabahınan sabahınan" ve "Su içtim yudum yudum" bu türkülerden bazılarıdır. Ayrıca ilçenin esnaf ve zanaatkârları arasında, yabancıların iletişimi anlamasını engellemek amacıyla Arapça, Farsça ve Rusça kelimelerin Türkçe dil bilgisi kurallarına entegre edilmesiyle oluşturulmuş Hazeyince (Hazeynce) adında benzersiz bir mini kripto dil geliştirilmiş olup günümüzde de varlığını sürdürmektedir.