Bizans İmparatorluğu'nun imparatorluk saray kompleksi olan Büyük Saray (Yunanca: Μέγα Παλάtiον / Mega Palation) veya Kutsal Saray (Latince: Sacrum Palatium, Yunanca: Ιερόν Παλάτιον / Ierón Palátion), Fatih'in güneydoğu ucunda yer almaktadır. Bizans imparatorlarının kraliyet yerleşimi olarak 330 yılından 1081 yılına kadar hizmet veren bu devasa yapı kompleksi, 690 yıldan fazla imparatorluk yönetiminin merkezinde yer almıştır. Toplam alanı 19.000 metrekareden (200.000 feet kare) fazla olan bu tarihi alandan günümüze ne yazık ki çok az kalıntı ulaşabilmiştir.
Büyük Saray'ın Tarihçesi
I. Konstantin, Roma başkentini 330 yılında Konstantinopolis'e taşıdığında, kendisi ve kendisinden sonra gelenler için görkemli bir saray planladı. Hipodrom ile Ayasofya arasında konumlandırılan bu saray, özellikle I. Justinianus ve Theofilos dönemlerinde birçok kez yeniden yapılmış ya da genişletilmiştir. Komnenos hanedanı tarafından Blakernai Sarayı'nın tercih edilmesine kadar şehrin ana yönetim ve tören merkezi olarak hizmet eden Büyük Saray, Dördüncü Haçlı Seferi sırasında yağmalanmıştır. Latin İmparatorluğu döneminde para yokluğundan tamir ettirilemeyen sarayın kurşun çatısı son Latin imparatoru II. Baudouin tarafından sökülüp satılmıştır. 1261 yılında VIII. Mihail şehri geri aldığında saray son derece kötü durumdaydı. Palaiologus hanedanının da Blakernai Sarayı'nı kullanması sebebiyle terk edilen Büyük Saray, Fatih Sultan Mehmed 1453 yılında şehri fethettiğinde tamamen harabe hâlindeydi.
Saray Kompleksinin Yapısı ve Mimari Tanımı
Saray, Ayasofya ve Hipodrom'un arkasından başlayarak yarımadanın güneydoğu ucuna kadar uzanmaktaydı. Saraya ana giriş, "Augustaion" adı verilen tören alanındaki Halki Kapısı'ndandı. Augustaion'ın doğusunda önce Senato binası, daha sonra ise Üniversite olarak hizmet veren Magnaura bulunurken, batısında Milyon taşı ve Zeuksippos Banyoları yer alıyordu. Halki Kapısı'ndan hemen sonra güneye doğru saray muhafızlarının barakaları (Scholae Palatinae) ve imparatorluk yerleşimi olarak kullanılan Daphne Sarayı yer alıyordu. İmparatorun yatak odasının da bulunduğu Octagon bölümünden başlayan bir koridor, doğrudan Hipodrom'daki İmparator Locası'na (kathisma) bağlanıyordu. Kompleks içinde ayrıca ana taç odası Hrisotriklinos, Trikonhos Sarayı, yarım daire şeklindeki Sigma geçiş odası, 5 yaldızlı kubbesiyle Nea Ekklisia ("Yeni Kilise"), Tzykanisterion polo sahası ve doğrudan imparatorluk limanına giriş sağlayan Bukoleon Sarayı yer alıyordu.
Günümüzdeki Durumu ve Arkeolojik Kazılar
Osmanlı İmparatorluğu'nun erken yıllarında Konstantinopolis'in yeniden inşası sırasında sarayın büyük bir kısmı ortadan kalkmıştır. Ancak 20. yüzyılın başlarında yürütülen çalışmalarla sarayın hapishane hücreleri, birçok büyük oda ve muhtemelen bir türbe içeren bir kısmı gün yüzüne çıkarılmıştır. Günümüzde saray alanının sadece bir çeyreğinde kazılar devam edebilmektedir; çünkü alanın geri kalan kısmı Sultan Ahmet Camii ve çevresindeki yapıların altında kalmıştır. Yapılan kazılarda ortaya çıkarılan eşsiz mozaiklerin büyük bir kısmı ise Büyük Saray Mozaikleri Müzesi bünyesinde sergilenmektedir.