İstanbul'un Tarihi Su Yolu: Bozdoğan Kemeri
Diğer adıyla Valens Su Kemeri, Romalılar tarafından İstanbul'da inşa ettirilen ve şehrin Orta Çağ'daki su ihtiyacını karşılayan en önemli tarihi yapılardan biridir. Roma İmparatoru Valens tarafından 4. yüzyılın sonlarında tamamlanan bu anıtsal eser, Trakya'nın tepelik bölgelerinden başlayıp başkente kadar uzanan ve antik dönemin en büyük su iletim sistemlerinden biri olan 250 kilometrelik geniş su kemeri ve kanallar sisteminin son noktasında yer alır. Şehre gelen bu su, o dönemlerde Yerebatan Sarnıcı gibi yüzden fazla yeraltı sarnıcında ve üç açık sarnıçta depolanmıştır.
Tarihsel Süreç ve Onarımlar
Su kemerinin yapımı İmparator I. Konstantin döneminde (306-337 yılları arasında) başlatılmış, 378 yılında İmparator Valens tarafından tamamlanmıştır. Tarih boyunca birçok kuşatma ve depremde zarar gören kemer, farklı dönemlerde Bizans imparatorları ve Osmanlı padişahları tarafından restore edilmiştir. İmparator I. Justinianus, II. Justinus ve V. Konstantinos gibi hükümdarların yanı sıra İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet, II. Bayezid, Kanuni Sultan Süleyman (Mimar Sinan vasıtasıyla), II. Mustafa ve III. Ahmet dönemlerinde de onarımlardan geçmiş ve şehre su taşımaya devam etmiştir.
Konumu ve Yapısal Özellikleri
Bozdoğan Kemeri, günümüzde İstanbul'un Fatih ilçesinde, İstanbul Üniversitesi'nin bulunduğu tepe (eski Kapitolyum) ile Fatih Camii'nin bulunduğu tepe (eski Havariyun Kilisesi) arasındaki vadide uzanmaktadır. Bugün modern Atatürk Bulvarı, su kemerini taşıyan ayakların arasından geçerek devam etmektedir. Günümüzde ayakta kalan bölümü orijinal uzunluğundan 50 metre daha kısa olan 921 metrelik bölümdür.
Mimari Detayları
Deniz seviyesinden 63 metre yükseklikte konumlanan kemerin toplam uzunluğu 971 metre, maksimum yüksekliği 29 metre ve eğimi ise 1:1000'dir. Yapımında düzgün kesme taşlar ve tuğlalar kullanılmış olup, kemerlerin 18-73. arası çift, diğerleri ise tek katlıdır. Sütunların kalınlığı 3.70 metre ve kavisler 4 metre genişliğindedir. Temelleri yer seviyesinin yaklaşık 5.4 ila 6.0 metre altında bulunan bu devasa yapı, yüzyıllar boyu süren değişimlere rağmen İstanbul'un en dayanıklı simgelerinden biri olarak ayakta kalmayı başarmıştır.