Bitlis Muharebesi'nin Tarihi ve Önemi
Bitlis Muharebesi, I. Dünya Savaşı'nın Kafkasya Cephesi'nde, 1915 yılının Temmuz ayı ile 1916 yılının Ağustos ayı arasında Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu orduları arasında gerçekleşmiş bir dizi çetin çatışmadır. Savaşta Osmanlı ordusuna Mustafa Kemal Paşa, Ahmed İzzet Paşa ve muharebelerde hayatını kaybeden Faik Paşa komuta ederken, Rus kuvvetlerinin başında ise Nikolay Yudeniç yer almıştır. Muharebeler sırasında Osmanlı tarafı yaklaşık yarısı savaş esiri olmak üzere 34.000 ila 36.000 arasında büyük kayıplar vermiştir.
Muharebenin Gelişimi ve Bitlis'in Geri Alınması
Stratejik öneme sahip olan Bitlis, ilk olarak 2-3 Mart 1916 tarihinde Rusya İmparatorluk Kara Kuvvetlerinin 2. Kafkas Kolordusu tarafından ani bir baskınla ele geçirilmiştir. Alay komutanlarının kendisine ani bir saldırı olmayacağı yönünde yanlış bilgi vermesi üzerine Mirliva Mustafa Kemal Paşa, bu komutanları Divan-ı Harb'e sevk etmiştir. Ardından 1 Ağustos'ta taarruza geçen Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Osmanlı 16. Kolordusu, Diyarbekir'e doğru ilerleyen Nikolay Yudeniç komutasındaki Kafkas Ordusunu geri çevirerek 8 Ağustos'ta 5. Fırka ile Bitlis'i, 8. Fırka ile Muş'u geri almayı başarmıştır.
Tarihi Telgraf ve Sonraki Çatışmalar
Osmanlı 16. Kolordu Kumandanı Mustafa Kemal Paşa, 8 Ağustos'ta elde ettiği bu zaferi şu telgrafla bildirmiştir: "Muş dün ve Bitlis bugün kolordumuz tarafından zapt ve işgal edilmiştir. Yenilgiye uğratılmış düşman kuvvetleri takip edilmektedir." Ancak bölgedeki mücadele bununla sınırlı kalmamış, Muş Muharebesi sırasında gerçekleşen Çapakçur Muharebeleri ile Rus birlikleri geri püskürtülmüş, Bitlis ve Muş Ruslardan geri alınmıştır. Çeşitli kaynaklara göre Rus kuvvetleri 24 Ağustos 1916'da düzenledikleri yeni bir taarruzla hem Muş hem de Bitlis'i yeniden ele geçirirken, bazı kaynaklar ise 24-25 Ağustos'taki Rus saldırısının geri püskürtüldüğünü kaydetmektedir.
Görülmeye Değer Yanları
Kafkasya Cephesi'nin en önemli mücadele alanlarından biri olan Bitlis ve çevresi, I. Dünya Savaşı'nın izlerini ve askeri tarihimizin dönüm noktalarını barındıran derin bir tarihi öneme sahiptir. Mustafa Kemal Paşa'nın askeri kararları ve orduların stratejik çarpışmalarına sahne olan bu bölge, tarihi hafızayı yaşatan en önemli simgelerden biri olarak kabul edilmektedir.