Osmanlı Hanedanı'nın İlk Sarayı: Bey Sarayı
Bey Sarayı ya da Bursa Sarayı, Bursa'da Orhan Gazi zamanından itibaren inşa edilmiş, günümüzde kalıntısı kalmamış Osmanlı sarayıdır. Osmanlı Hanedanı'nın ilk sarayı olarak bilinir. Bursa'nın en yüksek tepesinde kurulu Tophane semtinde, günümüzde Bursa Orduevi'nin sınırları içindeki arazide yer almaktaydı. Şehrin 1326 yılında Osmanlılar tarafından fethinden hemen sonra Tophane semtinin bulunduğu alanda Osmanlı yöneticilerinin ikamet ettikleri ve beyliği idare ettikleri bir sarayın varlığı kayıtlardan bilinse de günümüzde hiçbir fiziksel kalıntısı kalmamıştır. Mimari ve fiziksel özellikleri hakkında çok sınırlı bilgi mevcuttur. Tek bir bina olmadığı, tek avlu içinde birden fazla yapının yer aldığı bir kompleks olduğu sanılmaktadır.
Tarihçe ve Bizans Dönemi Bağlantısı
Romalı yazar Genç Plinius'un mektuplarında Prusa kentinde prokonsülün görev yaptığı ve konakladığı konukevinden bahsedilir. Bu yapının daha sonra Bizans tekfuruna hizmet ettiği düşünülmektedir. Bahsedilen saray, kentin Bizanslılar devrindeki dinî merkezi Aya Elias Manastırı'nın hemen batısında idi. Araştırmacılara göre Osmanlılar 6 Nisan 1326'da, o devirde Hisar semtinden ibaret olan şehri fethettikten sonra Hisar içindeki Tekfur Sarayı'nı kullanmış; Orhan Gazi döneminden itibaren ise Selçuklu Hanedanı'ndan devralınmış Türk-İslam stilinde bir yeni saray yaptırmış olmalıdır.
Saraydaki Tarihi Olaylar ve Şenlikler
Bey Sarayı'nın Osmanlı hanedanı tarafından en etkin biçimde kullanıldığı dönem 14. yüzyıl olmuştur. Murad Hüdavendigâr döneminde sarayda kalabalık şenlik ve törenler düzenlenmiştir. Karagöz oyununun öncülü olan zill u hayal adlı gösteri, şehzade Bayezid, Yakup ve Savcı Bey'in sünneti şerefine düzenlenen eğlence sırasında yapılmıştır. Germiyanoğulları ailesinden Sultan Hatun ile Şehzade Bayezid'in düğünü de muhtemelen bu sarayda gerçekleşmiştir. Rum tarihçi Dukas'a göre Yıldırım Bayezid'in saltanatı sırasında sarayda farklı milletlerden birçok hizmetli yaşamıştır.
Savaş Sonrası Dönem ve Saray Birimleri
Osmanlı Devleti'nin yenilgisi ile sonuçlanan Ankara Savaşı, Bey Sarayı için dönüm noktası olmuştur. Savaşın ardından saray ve kent, Timur'un ordusu tarafından yağmalanmış ve Bey Sarayı ganimeti Timur'un Semerkant'taki sarayına götürülmüştür. II. Mehmet, Doğu seferleri sırasında birkaç kez Bey Sarayı'nda konaklamıştır. Saray, Cem Sultan ile II. Bayezid arasındaki taht mücadelesi sırasında ve II. Bayezid'in oğulları arasındaki mücadele sırasında kullanılmıştır. Yavuz Sultan Selim'in Şehzade Ahmet ile mücadelesi sırasında 1512 kışında Bursa'da konaklamasından sonra yaklaşık yüzyıl boyunca saray hiçbir Osmanlı sultanını ağırlamamıştır. I. Ahmet 1605 yılı Aralık ayında, oğlu IV. Murad ise 1633 yılındaki kısa bir ziyaret sırasında Bey Sarayı'nda konaklamıştır. Saray, hanedan üyeleri tarafından kullanılmadığı dönemlerde de çeşitli saray görevlilerini barındırmış; Bursa çevresinden elde edilen buğday sarayın ambar-ı hassa kısmında depolanıp simithanede işlenmiş, İstanbul'a gönderilmek üzere helvahanede şerbet, turşu ve rub adı verilen bir çeşit meyve suyu hazırlanmıştır.
Günümüzdeki Durumu ve Restorasyon Çalışmaları
Günümüzde sarayın bir duvarı dışında kalıntısı kalmamıştır. Eski tarihli yazılar ışığında sarayın yeri, şekli ve içindeki birimler önemli ölçüde belirlenmiştir. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan onarım çalışmaları sonrasında Bey Sarayı'nın diğer kalıntılarının da ortaya çıkarılması planlanmaktadır. 2014 yılında Bey Sarayı rekonstrüksiyon çalışmasına başlanmış olup çevresinde bulunan Sur ve Kale yapıları ile birlikte restorasyonu devam etmektedir.