Türkiye Yakın Tarihini Değiştiren Büyük Afet: 1999 Gölcük Depremi
17 Ağustos 1999 sabahı yerel saatle 03.02'de meydana gelen 1999 Gölcük Depremi (İzmit Depremi, Marmara Depremi veya 17 Ağustos depremi), Kocaeli'nin Gölcük ilçesi merkez üslü olarak gerçekleşmiş ve Türkiye'nin yakın tarihini derinden etkilemiştir. Moment büyüklüğü Kandilli Rasathanesi tarafından Mw 7,4, USGS tarafından ise Mw 7,6 olarak ölçülen deprem, çok büyük çapta can ve mal kaybına neden olmuştur. Odak derinliği 17 km olan deprem, sağ yanal doğrultulu Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yaklaşık 120 km civarında bir fay hareketi ortaya çıkarmıştır. Tüm Marmara Bölgesi'nde, Ankara'dan İzmir'e kadar geniş bir alanda hissedilen depremin maksimum şiddeti XI (Aşırı) olarak kaydedilmiş ve en yüksek yer ivmesi 2,06 g olarak ölçülmüştür. Depremle birlikte 2,52 metre yüksekliğinde tsunami de oluşmuştur.
Depremin Ağır Bilançosu ve Resmî Veriler
Türkiye'nin önemli bir sanayi bölgesi olan Marmara Bölgesi'nde gerçekleşen depremden yaklaşık 16.000.000 insan değişik düzeylerde etkilenmiştir. 2010 yılında yayımlanan Meclis Araştırması Raporu'na göre 18.373 kişi hayatını kaybetmiş, 48.901 kişi ise yaralanmıştır. Ayrıca deprem sebebiyle 505 kişi sakat kalmıştır. Bölgede yıkılan ve ağır hasar gören konut sayısı 96.796, iş yeri sayısı ise 15.939 olarak kayıtlara geçmiştir. Bunun yanı sıra 107.315 orta hasarlı konut, 16.316 orta hasarlı iş yeri, 113.382 az hasarlı konut ve 14.657 az hasarlı iş yeri tespit edilmiştir. Afet sonrasında oluşan acil barınma ihtiyacı kapsamında 43.264 prefabrik talep edilmiş, 40.786 prefabrik dağıtılarak 147.120 kişinin buralarda yaşaması sağlanmıştır.
Bölgenin Deprem Tarihçesi ve Yapı Güvenliği Problemleri
Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer alan bu bölgede, yakın tarihte 1943, 1957 ve 1967 yıllarında da şiddetli depremler meydana gelmiştir. Tarihsel periyotlar incelendiğinde bölgede ortalama otuz senede bir büyük bir sarsıntı yaşandığı görülmektedir. 1999 depreminin bu kadar büyük bir yıkıma ve can kaybına yol açmasının en önemli sebepleri olarak kaçak yapılar, standartlara uygun inşa edilmeyen binalar, gevşek zemindeki yapılaşmalar ve malzemeden çalan müteahhitler gösterilmiştir. Afetin ardından yaraları sarmak ve gelecekte benzer acıların yaşanmasını önlemek adına zorunlu deprem sigortası gibi çeşitli hayati düzenlemeler yürürlüğe sokulmuştur.
Yargı Süreci ve Kamuoyunda Tartışılan Kararlar
Deprem sonrasında çöken binalarla ilgili müteahhitlere yaklaşık 2.100 dava açılmıştır. Bu davaların 1.800'ü 'Rahşan Affı' olarak bilinen Şartlı Salıverme ve Erteleme Yasası ile cezasız kalmıştır. Geriye kalan 300 davanın yaklaşık 110'unda ceza kararı verilmiş olsa da birçoğu ertelenmiştir. Diğer davalar ise yedi buçuk yıl geçtikten sonra 16 Şubat 2007'de zaman aşımına uğrayarak düşmüştür. Yalova'da açılan 173 davadan sadece Veli Göçer ceza almış, 18 yıl 9 ay hapse mahkûm edilen Göçer, aflardan yararlanarak 7,5 yıl hapis yattıktan sonra tahliye edilmiştir. Kocaeli'de açılan 600 davada ise 12 kişi onar ay hapis cezası almış, bunlardan sadece altısının cezası infaz edilmiştir.
Uluslararası Yardım Faaliyetleri ve Destekler
17 Ağustos depremi dünya genelinde büyük bir yankı uyandırarak geniş kapsamlı bir uluslararası dayanışma başlatmıştır. Toplamda 52 ülke arama kurtarma ekipleri, tıbbi malzemeler ve insani yardımlarla Türkiye'ye destek olmuştur. Bu ülkeler arasında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Azerbaycan, Belçika, Fransa, İsrail, Japonya, Rusya ve Yunanistan gibi ülkeler yer almıştır. Depremden kısa bir süre sonra, dönemin ABD Başkanı Bill Clinton da ailesiyle birlikte Kocaeli İzmit'e gelerek Doğukışla'da kurulan çadır kentteki depremzedeleri ziyaret etmiştir.