Mehmet Ziya Bacanak, askeri kimliği ve siyasi duruşuyla yakın tarihimizin en önemli isimlerinden biridir. Sivas'ta 1888 yılında doğan bu saygın devlet adamı, cephelerde vatan savunması yaparken aynı zamanda hem Osmanlı Meclis-i Mebûsan'ında hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekili olarak üstün sorumluluklar üstlenmiştir. Hem Osmanlı Mebusan Meclisi'nde hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde halkın sesi olmuştur. Ömrünü milletinin bağımsızlık idealine adayan Ziya Bey, 13 Temmuz 1944 tarihinde aramızdan ayrılmıştır. Tarihe yön veren adımlar atmıştır. Ülkenin kaderini tayin eden dönüm noktalarında aktif roller üstlenen Bacanak, arkasında gurur verici bir mazi bırakmıştır.
Askeri Mekteplerden Kurmay Subaylığa Uzanan Dönem
Ziya Bacanak, askeri eğitim hayatına Erzincan Harp Okulu bünyesinde ilk adımını atmıştır. Erzincan Harp Okulu, o dönemde nitelikli subaylar yetiştiren çok kıymetli bir eğitim kurumu konumundaydı. Buradaki eğitimini başarıyla nihayete erdirdikten sonra mesleki gelişimini en üst düzeye çıkarmak istemiştir. Bu hedef doğrultusunda, kurmaylık eğitiminin en üst düzeyde verildiği Erkân-ı Harbiye mektebine kaydolarak bu prestijli akademiden dereceyle mezun olmuş ve kurmay subay unvanını gururla kuşanmıştır. Burada aldığı teorik ve pratik askeri eğitimler, onun ilerleyen yıllarda kolordu düzeyinde kurmay görevleri üstlenmesine zemin hazırlamıştır. Ordudaki ilk yıllarında vatanın farklı bölgelerindeki değişik karargâhlarda kıta subayı sıfatıyla çalışmıştır. Görev bilinci son derece yüksekti. Kısa sürede gösterdiği askeri deha ve başarılar sayesinde 3. Kolordu bünyesinde Kurmay Subaylık makamına getirilmiştir. Cihan Harbi yıllarında cephe hattında ve karargâhlarda gösterdiği üstün kahramanlıklar, onun adını askeri tarihe yazdırmasını sağlamıştır. Bu üstün gayretleri neticesinde hem Türk hem de Alman Savaş Madalyası kazanmıştır. Bu madalyalar onun gurur kaynağıdır.
Ziya Bey'in askeri kariyeri boyunca üstlendiği başlıca sorumluluklar şunlardır:
- Çeşitli karargâhlarda başarıyla yürütülen kıta subaylığı görevleri
- Askeri dehasını kanıtladığı 3. Kolordu Kurmay Subaylığı makamı
- Üstün başarıları karşılığında layık görüldüğü Türk Savaş Madalyası
- Müttefik ilişkileri kapsamında takdim edilen Alman Savaş Madalyası
Meclis Kürsüsünde Sivas Temsilciliği ve Siyasi Mücadelesi
Cephelerdeki şanlı askeri geçmişinin ardından Mehmet Ziya Bey, vatan hizmetini siyasi arenada sürdürme kararı almıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde yapılan seçimlerde adaylığını koymuş ve Osmanlı Meclis-i Mebûsan'ının IV. Döneminde Sivas mebusu seçilmiştir. Ancak İstanbul'un işgal edilmesiyle meclis kapatılmıştır. Bu gelişme üzerine Ziya Bey, milli mücadelenin yeni merkezi olan Ankara'ya geçerek kutlu direnişin bir parçası olmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla birlikte, I. Dönem Sivas Milletvekili olarak kurucu parlamentoda yerini almıştır. Büyük Millet Meclisi, o dönemde bağımsızlık mücadelesinin en kritik kararlarının alındığı yerdi. Ziya Bey de bu kutsal çatının altında memleketi Sivas'ı temsil ederek adını tarihe yazdırmıştır. Yeni devletin kurulduğu bu en sđcak günlerde yasama faaliyetlerine askeri tecrübesiyle büyük katkılar sunmuştur. Ancak memleketin içinde bulunduğu hassas koşullar sebebiyle 21 Temmuz 1920 tarihinde milletvekilliği görevinden istifa etmiştir. Siyaseti bıraksa da mücadelesi sürdü.
Aile Hayatı ve Tarihe Bıraktığı Unutulmaz İzler
Savaşların ve siyasi değişimlerin yaşandığı fırtınalı bir ömür süren Ziya Bacanak, özel hayatında da son derece düzenli bir yaşam kurmuştur. Saygın devlet adamı, evli ve bir çocuk babasıydı. Evlat yetiştirme konusundaki hassasiyeti onun en belirgin özelliklerindendendi. Ailesine olan bağlılığı ve örnek kişiliği ile çevresindeki herkesin takdirini toplamayı başarmıştır. Hayatının geri kalan kısmını sükunet içinde geçiren değerli şahsiyet, 13 Temmuz 1944 tarihinde ebediyete intikal etmiştir. Hem cephelerdeki kıta subaylığı başarılarıyla hem de Osmanlı Meclis-i Mebûsan ve TBMM bünyesindeki parlamenter çalışmalarıyla tarihe kalıcı bir mühür vuran Ziya Bey, arkasında saygıyla anılacak muazzam bir yaşam öyküsü bırakmıştır. Onun hatırası her zaman yaşayacaktır. Savaş madalyaları, onun vatan yolunda gösterdiği eşsiz fedakarlıklarının en güzel göstergesidir. Kazandığı Türk ve Alman Savaş Madalyaları ile vatanseverliği, gelecek nesillere rehberlik edecek niteliktedir.
