Osmanlı İmparatorluğu'nun son demlerinde, İstanbul'un Kadıköy semtinde dünyaya gelen ve Türkiye'nin modern bilim ile eğitim tarihindeki en önemli isimlerinden biri olarak tanınan Yomtov Garti, ömrünü genç beyinleri aydınlatmaya adamış seçkin bir matematikçidir. Ünlü bilim insanı, uzun kariyeri boyunca İstanbul'un en köklü eğitim kurumlarında matematik, fizik ve kozmografi dersleri vererek binlerce öğrenci yetiştirmiştir. Akademik yolculuğunda Türkiye'nin üçüncü doktora derecesine sahip matematikçisi unvanını kazanan Garti, bu başarısını dünya çapında teoriler geliştirerek taçlandırmıştır. 2011 yılındaki vefatına dek sürdürdüğü eğitime adanmış ömrüyle, Türk eğitim dünyasında silinmez bir iz bırakmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu'ndan Cumhuriyet'in Zirvesine
Yomtov Bonjour Garti, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde, İstanbul'un Asya yakasındaki tarihi semt Kadıköy'de gözlerini dünyaya açtı. Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Ordusu bünyesinde veteriner hekim olarak görev yapan babası Maer Garti'yi tifüs salgınında kaybetmesi, onun çocukluk yıllarını derinden etkileyen en büyük kayıplardan biri olmuştur. Yetim kalan Garti, zorlu çocukluk yıllarının ardından İstanbul'daki Fransız lisesi Lycée Saint-Joseph bünyesinde eğitim gördü. Lise eğitimini burada tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Matematik ve Fizik Bölümü’nden başarıyla mezun oldu. Mezuniyetinin ardından, o dönem İstanbul'da çalışmalarını sürdüren dünyaca ünlü matematikçi Richard Edler von Mises ile yolları kesişti. Bu karşılaşma, onun tüm akademik kariyerinin yönünü belirledi. Von Mises, genç yeteneğe üniversite bünyesinde doktora yapmasını teklif etti.
Matematikte Öncü Bir Akademisyen
Doktora çalışmalarını Richard Edler von Mises ve William Prager danışmanığında yürüten Garti, istatistik ve olasılık teorisi alanlarına yoğunlaştı. Çalışmalarının meyvesini 1939 yılında alan bilim insanı, von Mises'in ilk, Türkiye Cumhuriyeti'nin ise üçüncü doktora öğrencisi olarak tarihe geçti. Kazandığı bu doktora derecesi, ülkemizin matematik alanındaki gelişiminde çok önemli bir kilometre taşı oldu. Elde ettiği akademik bulguları 1940 yılında yayımladığı bilimsel bir makale ile taçlandırdı. Bu çalışmasında, başlangıç dağılımlarını n boyutlu yapılara genelleştirerek küresel literatüre katkıda bulundu. Garti, bir yaz dönemi boyunca İstanbul’daki Uygulamalı Fizik Enstitüsü’nde profesör olarak görev yapan Harry Dember’in asistanlığını da üstlendi.
Öğretmenlerin Öğretmeni: Altmış Yıllık Eğitim Mirası
Doktorasını tamamladıktan hemen sonra İstanbul’un seçkin liselerinde öğretmenlik yapmaya başlayan Garti, ömrünü eğitime adadı. Bilgiyi genç nesillere aktarmayı kutsal bir görev olarak gördü. Nitekim 1954 senesinde, eski danışmanı Richard von Mises onuruna hazırlanan özel bir armağan kitaba değerli bir makale sundu. Aktif öğretmenlik yaşamını tam 92 yaşına kadar kesintisiz sürdürmeyi başardı. Ayrıca, dile kolay, tam altmış yıl boyunca İstanbul'un en saygın okullarında binlerce öğrenciye matematik ve fizik dersleri verdi. Onun ders verdiği eğitim kurumları arasında şunlar bulunmaktadır:
- Galatasaray Lisesi
- Haydarpaşa Lisesi
- İstanbul Saint-Joseph Lisesi
- Notre Dame de Sion Lisesi
- Musevi Lisesi
- Boğaziçi Üniversitesi
Bu prestijli okulların yanı sıra, yükseköğretim seviyesinde de genç beyinleri yetiştirmeyi sürdürdü. Türkiye’deki Fransızca eğitim veren seçkin okullarda gerçekleştirdiği uzun soluklu ve üstün başarılı çalışmalarından dolayı Fransız Hükümeti, kendisini prestijli "Chevalier" of "Ordre des Palmes Académiques" (Akademik Palmiye Nişanı Şövalyesi) unvanı ile ödüllendirmiştir.
Son Yolculuk ve Sonsuz Miras
Uzun ve üretken yaşamının ardından, 2011 yılında 96 yaşında hayata gözlerini yumdu. Ölümü, tüm Türkiye'de derin bir üzüntüyle karşılandı. Ülkenin önde gelen bütün gazeteleri, bu kaybı 'öğretmenlerin öğretmeni vefat etti' başlıklarıyla duyurdu. Cenaze töreni, Kadıköy’deki Hemdat İsrael Sinagogu’nda düzenlendi. Törene, onun yetiştirdiği ve farklı kuşaklardan gelen yüzlerce öğrencisi katılarak son görevlerini yerine getirdi. Arkasında bıraktığı devasa eğitim mirası ve bilime katkılarıyla, modern Türkiye’nin unutulmaz değerleri arasındaki yerini korumaktadır.