Türk akademisinin ve psikoloji biliminin saygın isimlerinden biri olan Prof. Dr. Yılmaz Özakpınar, 1934 yılında Sinop'un Boyabat ilçesinde dünyaya gelmiştir. İstanbul'dan Cambridge'e uzanan eğitim hayatının ardından, ömrünü bilimsel araştırmalara ve öğrenci yetiştirmeye adamış öncü bir bilim insanıdır. İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü mezuniyeti sonrasında Cambridge Üniversitesi Biyoloji Fakültesi bünyesinde psikoloji eğitimi görerek akademik altyapısını hem felsefi hem de biyolojik temeller üzerine kurmuştur. Türkiye'de tecrübi psikoloji alanında derin izler bıraktı. Saygın çalışmalarıyla tanınan akademisyen, 9 Kasım 2022 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumuştur.
Akademik Yolculuk ve Uluslararası Deneyimler
Gençlik yıllarında yükseköğrenim görmek amacıyla İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne kaydolan Yılmaz Özakpınar, buradaki eğitimini 1957 senesinde başarıyla bitirmiştir. Felsefe diplomasını aldıktan sonra psikoloji alanına yönelmek isteyen araştırmacı, eğitimini sürdürmek için İngiltere'nin yolunu tutmuştur. Cambridge Üniversitesi Biyoloji Fakültesi Psikoloji Bölümü'nde eğitim görerek 1960 yılında buradan mezuniyeti elde etmiştir. İngiltere'deki eğitim sürecinde edindiği bilimsel metodoloji ve biyolojik temelli psikoloji yaklaşımlarını Türkiye'ye taşıyarak İstanbul Üniversitesi bünyesinde uzun yıllar sürecek olan akademik kariyerine kararlılıkla devam etme kararı almıştir. Yurda döndükten sonra tecrübi psikoloji alanında son derece özgün çalışmalar hayata geçirdi.
Yurt dışındaki eğitimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Tecrübi Psikoloji Kürsüsü kadrosuna katılan Özakpınar, yoğun bir araştırma sürecine girmiştir. Bu kürsü çatısı altında hazırladığı doktora tezini 1964 yılında savunarak doktor unvanını almaya hak kazanmıştır. Tecrübi psikoloji alanında yaptığı deneysel çalışmalarla Türkiye'deki psikoloji literatürüne önemli katkılar sunan akademisyen, kariyer basamaklarını hızla tırmanmıştır. Bu kürsüde verdiği dersler çok beğenildi. Yürüttüğü başarılı çalışmalar sayesinde 1978 yılında profesörlük kadrosuna atanmıştır. Bu unvan, onun akademik yetkinliğinin ve bilim camiasındaki saygınlığının en somut göstergelerinden biri olmuştur.
Bilimsel ufkunu genişletmek amacıyla uluslararası iş birliklerine büyük önem veren Yılmaz Özakpınar, kariyeri boyunca saygın burslarla yurt dışında araştırmalar yapmıştır. Uluslararası alanda çalışmalarını başarıyla tamamladı. Bu kapsamda yürüttüğü araştırma faaliyetleri ve kazandığı burslar şu şekildedir:
- Alexander von Humboldt bursu ile 1972-1974 yılları arasında Köln Üniversitesi Sosyoloji Araştırma Enstitüsü,
- Aynı burs ile 1978 yılında Bern Üniversitesi Pedagojik Psikoloji Bölümü,
- Fulbright bursu ile 1980-1981 yılları arasında Oregon Üniversitesi Bilişsel Psikoloji Laboratuvarı.
Bu uluslararası tecrübeler, onun dünya genelindeki psikoloji ekollerini yakından tanımasına olanak tanımıştır.
Kurucu Görevler ve Bilime Katkıları
Türkiye'ye döndüğünde edindiği bilgi birikimini yeni kurulan ve gelişmekte olan üniversitelere aktarmayı milli bir görev olarak görmüştür. Bu doğrultuda 1982 ile 1988 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı olarak görev yapmıştır. Dekanlık yaptığı altı yıllık süreç boyunca fakültenin akademik kadrosunun zenginleşmesine ve eğitim kalitesinin yükselmesine öncülük etmiştir. Bu görevini tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesindeki öğretim üyeliği faaliyetlerine geri dönmüş ve burada uzun seneler boyunca dersler verdikten sonra emekli olup akademik üretkenliğini sürdürmüştür. 2005 yılından itibaren Fatih Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanlığı görevini üstlenmiştir. Daha sonra Arel Üniversitesi kadrosuna geçti. Son akademik çalışmalarını yürüttüğü İstanbul Arel Üniversitesi'nde ömrünün son yıllarına kadar ders vermeye ve araştırma yapmaya devam etmiştir.
Yılmaz Özakpınar, sadece bilgi aktaran bir öğretmen değil, öğrencilerinin akademik gelişimini yakından takip eden ve onlara yön gösteren bir mentor olmuştur. Onun yetiştirdiği öğrenciler, Türkiye'nin farklı alanlarında önemli çalışmalara imza atarak vefa duygularını her fırsatta göstermişlerdir. Bu vefa örneklerinden en belirgini, yüksek lisans eğitimi sırasında kendisinden sosyal psikoloji dersi alan Dr. Ahmet Atılgan tarafından sergilenmiştir. Dr. Ahmet Atılgan, ilerleyen dönemlerde kaleme aldığı İktisat Politikalarının Evrimi başlıklı bilimsel kitabını, kendisini yetiştiren ve üzerinde çok büyük emeği bulunan kıymetli hocası Yılmaz Özakpınar'a ithaf ederek bu vefasını ölümsüzleştirmiştir. Kitap hocaya ithaf edildi. Bu anlamlı ithaf, Özakpınar'ın öğrencileri üzerinde bıraktığı derin entelektüel etkinin ve kurduğu güçlü bağların kalıcı bir göstergesi olarak literatürdeki yerini almıştır.
Fikir Dünyası ve Son Yılları
Akademik kimliğinin ötesinde, ülkesinin toplumsal ve fikri yapısıyla da yakından ilgilenen Yılmaz Özakpınar, bilinen bir Türk milliyetçisidir. Fikirlerini ve milli meselelere dair görüşlerini paylaşmaktan çekinmeyen bilim insanı, sivil toplum kuruluşlarının davetlerine de katılmıştır. Bu çerçevede, İstanbul'da faaliyet gösteren köklü kurumlardan İstanbul Türk Ocağı'nın düzenlediği bir toplantıya katılmıştır. 14 Aralık 2012 tarihinde gerçekleştirilen bu oturumda konuşmacı olarak kürsüye çıkmış ve dinleyicilere hitap etmiştir. Buradaki konuşmasında, milli kültür ve bilimsel gelişme konularındaki fikirlerini aktararak toplumsal bilincin oluşmasına katkı sunmuştur. Milli kültürün ve değerlerin korunmasına hayatı boyunca büyük bir hassasiyet göstermiştir. Savunduğu değerleri bilimsel çalışmalarla harmanlayıp gelecek nesillere aktarmayı hedeflemiştir.
Ömrünün son günlerine kadar Türk akademisine ve psikoloji bilimine hizmet eden Prof. Dr. Yılmaz Özakpınar, 9 Kasım 2022 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir. Onun kaybı, bilim dünyası ve yetiştirdiği öğrencileri için büyük üzüntü kaynağı olmuştur. Vefatının ertesi günü olan 10 Kasım 2022 tarihinde, İstanbul'un bilinen mezarlıklarından Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir. Cenazesi bu mezarlıkta toprağa verilmiştir. Özakpınar'ın vefatıyla Türk psikoloji tarihi önemli bir ismini kaybetmiştir. Ancak onun akademik çalışmaları, yetiştirdiği öğrenciler ve dekanlık ile bölüm başkanlığı yaptığı kurumlardaki idari mirası, Türkiye'nin bilimsel hafızasında her zaman saygın yerini koruyarak yaşamaya devam edecektir.